gönderen mericoz tarih 20 Ara 2010, 13:06
Ben askerde iken kanun çalmayı öğrenmiştim. Bu mandal sistemi onda da vardır. Kanunu çalarken komaya geldiğimiz an bir çırpıda ilgili komanın mandalını yani çıkıntısını kaldırırız ve o koma sesini veririz. Orglarda da komaların tuşları vardır. Çalacağımız esere göre komaları hafızalı tuşlar sayesinde veya koma eklemek istiyorsak bizlerin ilgili komayı eklememizle org icrası komalı bir halde yapılır. Mesela uşşak makamı çalacaksak ilgili komaları baştan ayarlarız. Zaten uşşak makamının koması orgta hafızalıdır. Tek tuşta hemen uşşak olur enstrüman. Ayarladıktan sonra da icra edilir. Bu bakımdan kanundan daha kolaydır bu alette komaya geçmek. Ben programı izleyemedim. Görebilmiş olsak daha müspet birşeyler yazardım. Ben sadece komalı bir org ile kanunun seyri arasındaki farkları sizlere sunmak istedim. Her ne kadar da bir süredir çalamasam da bilgilerimi unutmadım. Bu üstadımızın buluşu konusunda daha görmeden ilk anda verebileceğim yanıt m.özer kardeşimin 3 numaralı şıkkıdır. Umarım seyredip görürüz.
Ben Toprağın Sinesinde İnsan Denilen Bir Canım.
Hem Düşünür Hem Severim Budur Taştan Farklı Yanım.
Her Maddenin Zerresini Bedenimde Taşıyorsam,
Ben Ne Bir Taş, Ne Bir Ağaç, İnsanlığımla İnsanım.
Ağaçların Özgürlüğü Ancak Ağaç Gibi Olur.
Benim Özgürlüğüm İse Düşüncemle Hayat Bulur.
Her Sürünün Bir Çobanı Var, Çobanını Koyun Seçmez.
Ben İnsanım Koyun Değil, Ben Bilirim Koyun Bilmez.