fatih altaylı

Gazete, Dergi, İnteret Portalı vb. Basında Çıkan Haberler ve Duyurular...
Forum kuralları
DİKKAT! Bu bölümde yayınladığınız haberleri nereden aldıysanız, haberin WEB ADRESİNİ kaynak olarak yazmanız ZORUNLUDUR.

Örneğin:
(Kaynak: http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi ... ziid=12239 )

Re: fatih altaylı

Yeni mesajgönderen Ferhan tarih 22 Ara 2010, 21:07


Eğer Fatih Ataylı, Murat Bardakçı gibi çok bilmiş birisinin bu konudaki sözlerine, araştırıp soruşturmadan inanıyorsa, yazıklar olsun !!! Onu ciddi ve aydın zannedende kabahat. Demekki araştırarak doğru yazı yazan hiçbir gazeteci kalmamıştır. Ayrıca, bu tür müziği dinlediği için utanacak duruma gelmiş gibi bir ifade kullanması, sinirlerimi bozdu duğrusu. Terbiyemin dışına çıkacak laflar etmeden son olarak tekrar   "YAZIKLAR OLSUN"   diyorum.
Kullanıcı avatarı
Ferhan
Cüra
Cüra
 
Mesajlar: 65
Kayıt: 23 Şub 2008, 15:26
Teşekkür etti: 88
Teşekkür aldi: 35
Uyarılar: (0%)
Level: 6
HP: 0 / 104
0 / 104
MP: 49 / 49
49 / 49
EXP: 65 / 65
65 / 65

Re: fatih altaylı

Yeni mesajgönderen hasretsevda tarih 22 Ara 2010, 21:39

Ferhan yazdı:Eğer Fatih Ataylı, Murat Bardakçı gibi çok bilmiş birisinin bu konudaki sözlerine, araştırıp soruşturmadan inanıyorsa, yazıklar olsun !!! Onu ciddi ve aydın zannedende kabahat. Demekki araştırarak doğru yazı yazan hiçbir gazeteci kalmamıştır. Ayrıca, bu tür müziği dinlediği için utanacak duruma gelmiş gibi bir ifade kullanması, sinirlerimi bozdu duğrusu. Terbiyemin dışına çıkacak laflar etmeden son olarak tekrar   "YAZIKLAR OLSUN"   diyorum.


yazıyı yazan muhterem kimdir??
muzikologmu_??_
muzisyenmi??
besteci mi??
enstrumanistmi??
orkestra şefi mi??
akademik bir muzikal alt yapısı varmıdır??
herhangi bir şarkı üretmişmidir??
muziği ne kadar araştırmıştır??

YOKSA SADECE DİNLEYİCİMİDİR??

para kazanma şekli benim bildiğim POLEMİK UZMANILIGINDANDIR..
MESLEĞİ GAZETECİLİK TİR..AMA MUZİK ELEŞTİRMENLİĞİ ASLA DEĞİLDİR...bu konu onun boyunu ve çapını epeyce aşan bir konu...muzik konusunda bazen yazılanları okuyunca da hakikaten gülüyorum....bu gibi boş işlerle uğraşan malesef çok da kişi var ve hiç bir şekilde muziğimize kültürümüze destekleri yok köstekleri çok...
araştırsınlar bakalım ne kadarı bunların muzikal manada bir deger taşır???milletin agzı torba değilki büzesin...40 Senedir bu mevzular var ama bu kadar da yozlaşmış değildi eskiye nazaran...yarın bir gün Banu Alkan da orkestra yonetiyorum ve kitap yazıyorum muzikal manada derse buna hiç şaşırmayacagım.....
Kullanıcı avatarı
hasretsevda
 
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 3
Uyarılar: (0%)
Level: 0
HP: 0 / 0
0 / 0
MP: 0 / 0
0 / 0
EXP: 0 / 0
0 / 0

4 hasretsevda isimli üyemize teşekkür edenler :
esir-i_derd, Ferhan, m.özer, ufkumufuk

Re: fatih altaylı

Yeni mesajgönderen m.özer tarih 22 Ara 2010, 22:06

İnsanlar kendi kişiliklerini biçimlendirirken,daha doğrusu yaşamda bir kültür altyapısı oluştururlarken müthiş bir heyecan ve öğrenme güdüsü içinde bulurlar kendilerini.Sürekli düşünürler,sorgularlar,üretirler..Ve yetenekleride varsa,birazda şansları yardım ederse insanlara direkt ulaşabilecek noktaya gelirler.İşte bu direkt nokta,insanların popüler kültürle tanıştıkları noktadır.İşte değişim buradan itibaren başlar.Murat Bardakçı ve Fatih Altaylı sıradan insanlar değil.Ve bulundukları noktaya da şans eseri gelmediler.Artık bu noktada kalmaları gereklidir ve kendilerini birazda aşmış mertebesinde görmektedirler.Kılıç ellerindedir ve acıma,haksızlık,doğru gibi kavramlar bu kılıcın keskinliğinin önünde diz çökmüştür.Keserler,keserler;başı gövdesinden ayırırlar.

Bu insanların başladıkları,geldikleri ve durdukları noktalar artık başkadır.Geçmişte ortaya koyduğu başarılar,bu kişilere böyle davranma hakkı vermezken ,onlar bu hakkı kendilerinde görürler.Ama ne yazık ki popüler kültürü şimdilik baştacı eden halk onlara inanmaktadır.Arada gerçekleri görenler ise bizim gibi onlardan hesap sormaktadır.

Oysa ki gazetecilikte,araştırmacılıkta bir kural vardır;belgeler ve gerçekler konuşur.İspatlayacaksın,ispatlayamıyorsan kara çalmayı bırakacaksın.Örneğin Murat Bardakçı başka bir eser bulamamış ki(Çalıntı) küçücük saund benzerlikleri olan bir parçayı öne sürmüştür.(Habak Nar)..Emin olun ki Bardakçı ya da Altaylı,Gencebay'ın alıntıladığı tek bir eser bulsalardı günlerce programlarında yayınlarlardı.Bulamadıkları için laf sokuşturmakla,seviyorum ama alıntı şeklinde ki vurgulama yapmakla meşguller.Yani kendi bahçelerinde dal olmayanlar girmiş bahçemize ağaçlık taslamaktadırlar..Onlara iyi tatiller dileyelim;çünkü üretimleri bittiğinden dolayı,  kendi programlarında ve gazete yazılarında tatil yapmaktadırlar..
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 400
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 400 / 417
400 / 417

2 m.özer isimli üyemize teşekkür edenler :
Misafir, ipek_böceği

Re: fatih altaylı

Yeni mesajgönderen ufkumufuk tarih 22 Ara 2010, 23:27

Abdel Halim Hafiz'in Hobak Nar'ı mı örnek verildi? Hangi Gencebay bestesine benziyormuş ya da çalıntıymış? Ya hiç Gencebay bestesi dinlememiş ya da kulağı iyi işitmiyor :) Hayatımdan 8,36 dakika boş yere gitti. Arap müziklerinin içinde sevdiklerim de var ama bu tarzlar çok ağır geliyor. En ağır dediğimiz Gencebay bestesinin içinde bile bir coşku var bunu Gencebay hayranı olan olmayan herkes de böyle izah ediyor kendince. Kıskançlık mıdır çekememezlik midir nedir bilemem ama bu tür adamların sözlerine rağbet gösteriliyor medya dünyasındaki güçleri nedeniyle. Fakat gerçek hiç değişmiyor. Yazık ya 40 yıl geçti hala çaldı mı arabesk mi mevzuları. Biz kendi içimizden değer yetiştiremeyiz zihniyetindeki insanların ortaya çıkan değerler karşısındaki hezeyanlarıdır bu örnekler. Belki Gencebay kişisel saldırılara cevap vermiyor ama en azından sanatına yapılan saldırılarda savunmaya geçip haddini bildirebilir bu tür insanlara diye düşünüyorum. Mutlaka Altaylı ile tanışıklığı vardır ve arayıp alıntı da olsa seviyorum demişsin eğer aldığıma çaldığıma inanıyorsan hiç sevme gibisinden birşeyler söyleyebilir. Çünkü Fatih Altaylı'nın çıkıp Gencebay müziği alıntıdır demesi malesef insanların kafasında Gencebay ile ilgili olumsuz imaj oluşmasında son derece etkili.
Kullanıcı avatarı
ufkumufuk
Divane
Divane
 
Mesajlar: 361
Kayıt: 05 Tem 2008, 13:46
Teşekkür etti: 158
Teşekkür aldi: 273
Uyarılar: (0%)
Level: 17
HP: 12 / 630
12 / 630
MP: 301 / 301
301 / 301
EXP: 361 / 372
361 / 372

ufkumufuk isimli üyemize teşekkür edenler :
Misafir

Re: fatih altaylı

Yeni mesajgönderen hasretsevda tarih 22 Ara 2010, 23:50

Egerki Türk muziğinde bir dönem radyolarda yasaklama olmasaydı ve 1948de Taşlık sinemasında başlayan hint filmleri akımı oluşmasaydı bu suçlamaları yapacak bir kaynakta olmayacaktı...ardından Saadettin kaynagın Arapçayı çok iyi bilmesi ve dogu muzikleriyle ilgilenmesinden sonra Suat Sayın gibi bestecilerin döneme katılması ve Gencebay ında bu süreçte olması bir talihsizliktir kendi kanımca...ama buna artı ilave olarak her zaman bahsedilen aşırı gelenekçi halk muziği kanadı da destek yerine köstek olmuştur...bir programda kendi ağzından duymuştum radyo zamanında önüne engel çekenlerden bir ustadın ismini zikretti.. yıllar sonra da bu olayı kasımpaşadaki saz evindeki bir meşk ortamında kendi ağzından itiraf etmişler...yurttan seslerin icrasına karşı yeni bir arayış içindeydi fakat Cumhuriyet dönemi muzik politikası sonucları 30 yıl sonra filizlenmeye başlamış ve arabesk yakıştırması yapılmıştır...Mısırda kahire universitesi ise polifonizm ve çok seslilik temellerini bizim cumhuriyet yıllarında oluşturmaya başlamıştır...fakat ses sistemciler her iki ülkenin seslerinin sistemlerinin birebir aynı olmadıgını bilirler...birde benim aklıma şu geliyor..Arap musikisinde baglama ile beste yapan kaç sanatcı vardır?*Matar ın çalgısındaki sesler birebir Türk muziğini anımsatsa da uslüp tavır itibarıyle benzerlikler görülsede Arap muziğinde bizdeki Thm tavır ve yoresel çeşitlilik zenginlik gerek ritmik gerekse melodik açıdan yoktur...bu konudaki yıllardır olan suçlamalar benim kanımca bilinçli birşekilde ortak eylem ortak hareket sonucunda muzik gündemine sunulmuştur....yeni olan bişeyi eleştirmek çok kolaydır...herkes bilip bilmeden en baştan beri anlatmaya çalıştıgım tabloya bir fırça atmıştır...ve şimdi bizler bu tabloyu gün yüzüne akademik ve elle tutulur bilgilerle belgelerle gün ışıgına çıkarma derdindeyiz..
herkese muzik dolusu günler diliyorum..
hasretsevda
Kullanıcı avatarı
hasretsevda
 
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 3
Uyarılar: (0%)
Level: 0
HP: 0 / 0
0 / 0
MP: 0 / 0
0 / 0
EXP: 0 / 0
0 / 0

4 hasretsevda isimli üyemize teşekkür edenler :
ipek_böceği, m.özer, Sabır Taşı, ufkumufuk

Re: fatih altaylı

Yeni mesajgönderen m.özer tarih 23 Ara 2010, 13:51

Osmanlı İmparatorluğu yüzyıllarca Kuzey Afrika'ya hakim olmuştur.İmparatorluğun dağılma döneminde,emperyalist güçler bu bölgelerde erklerini hissettirmeye başladıktan sonra,Osmanlı etkisinden farklı olarakta batı etkisi bu bölgelerde kendisini göstermiştir.Daha sonra ki yıllarda  özellikle Mısır'da özenti ve etki olarak başlayan bu süreç,kendi yapılarırına da  entegre edilerek içselleştirilmiştir.Hasretsevda arkadaşın belirttiği gibi,müzikte ki polifonik arayışlar bizden çok daha önce başlamıştır.(Nasıl ki Hint Müziği'nde bir zamanlar İngiliz sömürgesi olması nedeniyle bu etkilerin kendisini göstermesi gibi).Özellikle 1920'li yıllardan sonra bu etkiler Mısır Müziği'nin biçimlenmesine yol açmıştır.Akademik anlamda öğretiler ortaya çıkmıştır ve özellikle müzik adamı olmak vurgusu güçlendirilmiştir.Öyle ki 1930'lı yıllardan sonra çevrilen müzikli Mısır filmlerinde başrolde oynayan müzisyen karakter, çoğu kez bir akademide bulunan bir karakter şeklinde sunulmuştur.Konuların bağlantılarında müzik enstitüleri ve akademiler başı çekmiştir.Bu onların müziğe bakış açılarının ne kadar idealizme yakın olduğunu göstermektedir.Ancak tüm bunlara rağmen, Mısır müziği Türk Müziğinde bulunan zenginliklere ve farklılıklara sahip olmamıştır.

Tüm bu gelişmelerin bir yerinde olan Gencebay,Doğu-Batı-Anadolu kurgusu içinde kendi duyumsamalarını analiz etmiştir.Kullanılan saundda ki benzerlikler ,kültürde ki etkileşimler ve batıyı kullanma istekleri Gencebay'ı düzlemsel olarak aynı noktada duruyormuş gibi göstermiştir.Oysa ki melodik örgüsü ve içsel duygusu farklı olan ,Anadolu'yu mesnet alan bir yolculuğun kahramanı olan Gencebay ,başka arayışların içindeydi.Ve bu arayışlarda meyvelerini vermekteydi.İşte bunları bilmeyen,tam algılayamayan,ya da bilipte görmek istemeyen,tarih ve müzik bilgiside olan Murat Bardakçı ve Fatih Altaylı gibi kişiler, bu tanımlılığın içerisine kör balık gibi daldılar.Sonra gördüler ama serde erkeklik var ya ,geri adım atamadılar.Söylemlerine de dayanak bulamadılar,ağaçtan kopan bir yaprak parçasını tüm ağaca tercih ettiler.

Sayın Bardakçı ve sayın Altaylı size sesleniyorum; kanıtınız varsa şimdi konuşun eğer kanıtınız yoksa sonsuza dek susun..
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 400
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 400 / 417
400 / 417

3 m.özer isimli üyemize teşekkür edenler :
ipek_böceği, Sabır Taşı, ufkumufuk

Re: fatih altaylı

Yeni mesajgönderen diriliş tarih 23 Ara 2010, 18:48

topraktanbircan yazdı:Örnek gösterecek örnek.Hangi eserinin neresi alıntı?Böyle ezbere konuşmaya kimse saygı duymaz.Saygı duyulmayacağı gibi aynı zamanda da gayrı ahlaki bir davranış suçsuz insanları zan altında bırakmak..



AYNEN KATILIYORUM........
SEVGİNİN SIRRINA VARMAK İSTERSEN


BEDENSİZ SEVGİYİ KAVRAMAN LAZIM


O EŞSİZ DUYGUYLA YANMAK İSTERSEN


BİR KIVILCIM YETER İNANMAN LAZIM....
Kullanıcı avatarı
diriliş
Divane
Divane
 
Mesajlar: 324
Kayıt: 31 Ara 2009, 21:10
Teşekkür etti: 69
Teşekkür aldi: 55
Uyarılar: (0%)
Level: 16
HP: 16 / 556
16 / 556
MP: 265 / 265
265 / 265
EXP: 324 / 331
324 / 331

Re: fatih altaylı

Yeni mesajgönderen levon10 tarih 24 Ara 2010, 22:07

Bir düşünce tez i;            

              Polemik yaratmak bazı insanların stratejisidir... İşlerine gelene göre yönlendirme sanatı. Konuşma ve yönlendirme üzerine eğitimlidirler. Bu bir meslektir. Gazetecilerin içinden de çıkar, tarihçinin içinde de, yazarlardan da, devlet adamlarından da, vs. iş kollarında da...Özellikle bu işler için eğitilirler. Gerektiğinde konu ve gündem saptırmak için ortaya çıkıveririler. Bazı zamanlar ise bunu; Gaf, pot kırma gibi istemdışı ve eğitim harici davranan kişilerde de görebiliriz... Ya da bu gibi meslek ve iş kollarında çalışanların yanlış bilgilenmelerini, doğru olduğuna inanarak topluma tevcih ettiklerine de şahit oluruz...

              Mesele buradan sonra başlar; Bir konu gündeme geldiğinde, ''Kim ?.. hangi hakla ?..'' soruları ilk önce akla gelir... Oysa ki; Bu kişiler, söylemlerini bilerek ve kasten, yarım yamalak söylerler. Konuları ilgi çekerse, derhal harekete geçerler. Amaç ellerinde tuttukları kontur vazifesi gören bilgileri ortaya dökmektir. Soru aslında bu aşamadan sonra gelir !.. Peki; Ya bilgiler yanlışsa !..

              O zaman ortaya konulan konu karşılık bulduğu için zaten bir cevap beklenir. Bu cevaplar içerinde aranılan vasıf varsa konu uzatılmaz. Yoksa, saldırı başlar. İşte tam da bu noktada ortaya atılan konunun sahipleri olaya müdahil olmaya başlarlar... Yem tutmuştur.. Müdâhil olan kişi hatalıysa ona pahalıya mal olacak sonuçlar doğurur. Haklıysa, Yemi atanlar başka yerden konu bulup vurmaya devam ederler. Amaç sadece müdâhil kişinin cevap vermesini beklemekti zaten... Önden verilen konu sadece bir oltaydı ve yem yutulmuştu... Sonuç; ''Müdâhil olanlar bir şekilde kaybetmelidir'' mantığı çalıştırılmaya başlar...

              Dostlar; yukarıdaki vehametli entrika senaryosu aynen işleyen senaryolardır. Gencebay ile alakası yoktur. Sizlere sedece bir fikir vermek açısından yazdım. Gencebay böyle şeylere pabuç bırakmaz ama ! kesin bir bildiği vardır inanın...
              O, bu gibi yollardan çok çok fazlası ile geçmiştir biliyorsunuz. Her iletilen, anlatılan duruma balıklama atlayacak kadar saf bir insan da değildir. Basit konularla uğraşmayı da sevmez. En son Fazıl Say olaylarını hatırlayın. Diğer sanatçıların Fazıl Say'a neler dediğini ve Gencebay'ın ne dediğini... Belki biraz hep birlikte düşünebiliriz... Sonuç ne oldu;  ''Ben Gencebay'ı kastetmedim'' (anladınız mı?) Neden?.. Çünkü kendisi gibi bilgili birine çattı. Çevir gazı yanmasın durumu yaşandı...
               
               Toplumun genel yapı kültürü bir konuya derhal müdâvim olup karışmasıdır. Buradaki forumumuzda bile benzer durumlar söz konusu olmaktadır. Sonuç itibariyle zincirin halkaları olmak isteyen kendisi bilir. Kişi aklettiği sürece yaşamına yön vermelidir. Başkalarının başkalaştırma çabalarına kanacak olunursa, zaten kendiniz olmazsınız. İşte, bilen bilir mantığı budur.

                Ve Gencebay bu nedenlerle Gencebaydır Gencebay kalacaktır. Zincirin halkarından biri olmayacak ve asla sıradanlaşmayacaktır. Bizlerin de bu mantığı olduğu için bu forum gibi başka bir forum olmayacaktır. Sebep sonuç ilişkileri aklî varlıkların işleridir. Kİ; doğruya ulaşılabilinsin... Ve kişilerin bulundukları hiç bir konum onları haklı çıkarmaz. Zira doğru birdir. Bir olanı bulunca hayat sizindir.

Saygılarımla levon10



Aklın varacağı yolu bilmek
Hafızayı zâyi edip silmek
Boyna geçen bâtın ilmek
Bizlere akıl ile kâr olur.


O hâl süren kendi
Şimdi bu hâl dedir.

levon10
Kullanıcı avatarı
levon10
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1720
Kayıt: 09 Nis 2010, 14:47
Teşekkür etti: 757
Teşekkür aldi: 395
Uyarılar: (0%)
Level: 34
HP: 709 / 3226
709 / 3226
MP: 1540 / 1540
1540 / 1540
EXP: 1720 / 1736
1720 / 1736

Önceki


İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön » BASINDAN

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: levon10 ve 15 misafir