Fazıl Say 5N1K

Gazete, Dergi, İnteret Portalı vb. Basında Çıkan Haberler ve Duyurular...
Forum kuralları
DİKKAT! Bu bölümde yayınladığınız haberleri nereden aldıysanız, haberin WEB ADRESİNİ kaynak olarak yazmanız ZORUNLUDUR.

Örneğin:
(Kaynak: http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi ... ziid=12239 )

Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen Razor tarih 30 Ağu 2010, 17:09


Videonun tamamı 1 saat 52 dakika, boşa harcayacak zamanı olan aşağıdaki linkten indirip izleyebilir.


Linkleri sadece Üyeler görebilir.


Atlamadıysam programda 3 yerde Orhan Gencebay'ın ismi geçiyor. İki tanesini kesip Rapidshare'e yükledim, aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

Linkleri sadece Üyeler görebilir.

3. kısımda ise okullardan müzik dersinin kaldırılması söz konusu olduğunda Orhan Gencebay'ın ve Sezen Aksu'nun tepki vermediğini söylüyor. Sebep olarak da "insanlar cahil kalsın biz kaset satalım" diye düşündüklerini iddia ediyor. Hemen arkasından Cüneyt Özdemir'in "Sizce samimi olarak Orhan Gencebay ve Sezen Aksu böyle bir anlayışa sahip olabilir mi?" sorusuna ise cevap veremeyip demagoji yaparak ve "O zaman niye desteklemediler?" diye soru sorarak cevap veriyor.
Kullanıcı avatarı
Razor
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 780
Kayıt: 28 Eyl 2007, 22:56
Teşekkür etti: 392
Teşekkür aldi: 102
Uyarılar: (0%)
Konum: Dünya
Level: 25
HP: 59 / 1490
59 / 1490
MP: 711 / 711
711 / 711
EXP: 780 / 839
780 / 839

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen idam_mahkumu tarih 30 Ağu 2010, 18:13

birşey söylecektim ama vaz geçtim

İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...





Berhüdar Ol'un

Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 3722
Kayıt: 25 Eyl 2007, 05:41
Teşekkür etti: 401
Teşekkür aldi: 1189
Uyarılar: (0%)
Konum: Gaziantep - Kıbrıs
Level: 46
HP: 1570 / 7478
1570 / 7478
MP: 3570 / 3570
3570 / 3570
EXP: 3722 / 3828
3722 / 3828

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen ufukerkol tarih 30 Ağu 2010, 18:48

OLAYLARI BU KADAR BASİTE İNDİRGEYEN ŞAHISA NEDİYELİMKİ LAFA BAK ''İNSANLAR CAHİL KALSIN BİZ KASET SATALIM'' BU KADAR TUTARSIZLIK OLURMU.
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Onursal Üye
Onursal Üye
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 766
Kayıt: 15 Eki 2007, 16:47
Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldi: 359
Uyarılar: (0%)
Level: 24
HP: 54 / 1353
54 / 1353
MP: 646 / 646
646 / 646
EXP: 766 / 766
766 / 766

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen kançiçeği tarih 30 Ağu 2010, 18:50

BENDE DÜN GECE PROGRAMIN TEKRARINI İZLEDİM ORHAN GENCEBAYIN HAYATINA  HİÇ BİR ZAMAN LAF ETMEDİM DEDİ İYİ BİR MÜZİSYEN GİBİ KONUŞMALARDA BULUNDU GÖZLE GÖRÜLÜR BİR GERİYE ÇARK EDİŞ VAR. BENCE GENCEBAY TARAFINDAN TARTIŞMAYI DEVAM ETTİRMEYE CESARET EDEMİYOR İYİDE EDİYOR ASLINDA.
SEVİLİRKEN SEVERKEN,AĞLIYORKEN GÜLERKEN SON NEFESİ BİLE İNANIP VERİYORKEN
YALNIZ DEĞİLSİN.
Kullanıcı avatarı
kançiçeği
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 601
Kayıt: 13 May 2009, 22:05
Teşekkür etti: 128
Teşekkür aldi: 115
Uyarılar: (0%)
Level: 22
HP: 55 / 1106
55 / 1106
MP: 528 / 528
528 / 528
EXP: 601 / 633
601 / 633

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen ufukerkol tarih 30 Ağu 2010, 19:05

2003 YILINDADA SAYIN SAY TARAFINDAN AYNI İDİALAR ORTAYA ATILMIŞTI VE O ZAMAN BİR DERGİDE ŞU YAZI ÇIKMIŞTI(ARŞİVDE YENİ BULABİLDİM). BİRAZ UZUN OLDU AMA SAYIN SAY'A EN GÜZEL CEVAPLARDAN BİR TANESİ BENCE.
**********************************************************************************************************************
LEGALİTE HALKIN MÜZİĞİNE YENİDEN SALDIRIYOR
SELÇUK KÜPCÜK.(İMLASIZ EDEBİYAT DERGİSİ. TEMMUZ-AĞUSTOS 2003. SAYI 2)
Fazıl Say’ın Orhan Gencebay ile ilgili sarf etmiş olduğu sözler(1), bizim yabancısı olmadığımız manipüle edici bir resmi tavrın uzantısı niteliğindedir. Bu tavır geleneksel bütün veriler ile bağı koparıp çağdaşlaşma/ batılılaşma yolculuğumuzda yeni bir toplumsal kimlik oluşturmak adına her şeyin resmi erkçe despotik bir yöntemle dayatılıp, kontrol edilmeye çalışıldığı tepeden inmeci bir algılamanın de ne yazık ki günümüzdeki yeni yüzü gibidir. Bu yeni kimlik, toplumun yıllar ötesinden süzerek taşıdığı kurumsal birçok yapı ile beraber müzik beğenisi ve tercihi üzerindeki müdahaleci pozisyonlarını da içine alıyordu. Cumhuriyet ideolojisinin devrimler, mevcut bürokratik organizmayı, işleyişi, anlayışı, ekonomik ilişkileri ve devletin yapısını tamamıyla izole edip yeni ve ulusal bir başlangıç yapmakla kalmıyor, çağdaşlaşma / morenleşme projesinin önünde bir engel olarak geleneksel müzik kültürünü de görüyordu. Çünkü 20. yy. ulusları arasında  geri kalışımızın bir çok nedenleri arasında müziğimizin de dikkate değer payı vardı! Hatta Mustafa Kemal 1 Kasım 1934’te  meclisteki konuşmasında “Bugün dinletilmeye yeltenilen musıki yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır”(2) deyip nihai tercihini de ortaya koyuyordu.
Kuşkusuz bu tercihin (ve aslında bütün ulusal projenin) şekillenmesinde Ziya Gökalp’in doktriner yapısının ağırlığından bahsetmek kaçınılmaz. Kaldı ki ümmet bilinciyle kaynaşık, ulus bilgisinden yoksun Anadolu halkına, ulus devletin şekillenmeye başladığı yeni konjönktürel görüngüde yer aralamak amacıyla Osmanlı ve onunla ilintili bütün değer birikimlerini atlayıp, ta Orta Asya’dan ve folklorik öğelerden esinlenmek  ve beslenmek düşüncesi, ancak böylesi Türkçü  bir argüman  ile gerçekleşebilirdi. Göklap’e göre zaten Osmanlı /Şark musıkisi  hem hasta hem de gayrı milli nitelikler taşıyordu. O’nun projesinde “Milli musıkimiz, memleketimizdeki halk musıkisiyle garp musıkisinin imtizacından doğacaktır. Halk musıkimiz, bize birçok melodiler vermiştir. Bunları toplar ve garp musıkisinin usulüne armonize edersek milli oluruz”(3) düşüncesi militarist bir yapılanma ile uygulanmaya konularak, müziğin olağan seyrine dışlayıcı, kategori edici bir müdahalede bulunmuş ve daha da acısı 1934’den 1936’ya kadar devlet radyosundan Türk müziği uzaklaştırılıp, yasaklanıştır(4). Bu antidemokratik tarihe darulelhan’ın (konservatuar) 1926’da kapatılmasını ve Türk müziği eğitimi veren konservatuarın 1976 yılına kadar açılamamasını da eklemek gerekli. Oysa böylesi bilimsel gerçeklikten uzak, tek yönlü tutum yerine batı müziği eğitimi veren kurumların yanında geleneksel dokuyu da muhafaza ederek bağdaşıklığa imkan tanınsaydı ve müzik olağan akışkanlığı içerisinde bırakılsaydı zannedersem Türk müziği gelebildiği notalara çok daha evvel  ulaşacak ve bugün farklı  şeyler  konuşuyor olacaktık. Devletin müziğe müdahale edip “ilerici müzik, gerici müzik” gibi hiç de nesnel olmayan bakışını ve değişik dönemlerdeki olumsuz tutum ve eylemlerini burada bahis konusu yapabiliriz. Ama Say’ın Gencebay ile ilgili katılmadığım görüşlerini eleştirmek  için müziğimizin Cumhuriyet tarihi içindeki acılı yolculuğu hakkında düşünsel bir zemin oluşturmak amacıyla böylesi bir ön sözü zorunlu buldum.
Yok sayılan, yaşamsal alanları daraltılan geleneksel müziğin, zaten usta-çırak ve meşk yöntemi ile sürekliliğini sağlayan organizma kesintiye uğratılmış ve devletle karşı karşıya geldiği her an dışlaştırıcı bir refleksle yüzleştirilmiştir. Acılar çekerek bugüne gelebilmiş bir müzikal yolculuğu bilmeden, müzikal durumunu peşin hükümler etrafında sonuçlandırmak güncel kısır tartışmalardan pek öteye geçemiyor ne yazık ki. Müziği devlet kafasıyla okumak Türk müziğini geliştirseydi, bütün yolların resmi onaydan geçtiği bir çağdaşlaşma / batılılaşma projesinde her şeyin beklendik üst konumda seyir etmesi gerekirdi.  Açıkça görülüyor ki otoritenin dayatmış ve tercih etmiş olduğu müzik anlayışı Türk toplumu tarafından içselleştirilmemiş, salt seçkinci, statükocu bir avuç zümre tarafından bilişsel düzlemde benimsenebilmiştir. Kuşkusuz klasik batı müziği ve opera önemli sanat dallarıdır ama bu toplum ile tanıştırılmaları ne yazık ki hiç de entegre edici yöntemler dairesinde gerçekleşememiştir. Bu anlamda Gencebay’ın müziğini eleştirirken müdahale eden legalizmi de sorgulamanın zamanının geldiğini düşünüyorum. Sosyolojik gerçeklikten yoksun, kurmaca, yapay hareketlenmelerin kalıcı ve iyileştirici etkiler sunduğunu söylemek her zaman güç olmuştur. Orhan Gencebay etrafında anlamlandırılan müzik hareketi resmi ideolojinin / otoritenin / legalizmin müziğine karşı koyuş müziği şeklinde belirmiştir. Toplum, “eğitimsizliğinin” ötesinde, iletişim kurabildiği, tanımlayabildiği ve anlamlandırabildiği bir müzikal tavrı kendi elleri ile oldukça spontane ve bütün engelleme, yok saymalara rağmen (TRT ambargosu mesela) sahiplenerek oluşturmuş, devletin müziğine karşı naif bir protesto içeren gayr-ı resmi müziğini keşfetmiş / keşfetmek zorunda kalmıştır. Arabesk müzik belki hiçbir zaman tematik olarak devlet karşısında bir söylemi tercih etmemiş (tıpkı Türk toplumu gibi) ama varoluş olarak yine de legal mekanizmaların dışında kalmayı seçmiştir diyebiliriz. Burada tabi ki arabesk müzik tanımı içine giren yığınla kötü, düzeysiz, niteliksiz eser ve icracıdan bahsetmiyoruz. O ayrı bir konu. Ancak,  insanların  “eğitimsizliğinden” dolayı bu müziğin dinlendiğini sarf etmek açıkçası cür’etli bir laf.
Ayracı Gencebay’ı hem sanatsal duruşundaki karizma, hem de eserlerindeki müzikal zenginlik itibariyle mevcut / kastedilen arabesk müzik tanımından ayrı tutmak ve değerlendirmek gerektiği düşüncesindeyim. Zaten O’na göre de kendi kişisel müziğine “serbest çalışmalar”  demek daha mantıklı. Say, Dergâh edebiyat dergisinde yayınlanan Gencebay söyleşisini(6) okuyabilmiş olsaydı O’nun diğerlerinden ne denli donanımlı, tutarlı ve geniş ufuklu, entelektüel dile / tavra ne denli yakın yürüdüğünü anlayabilirdi. Eserlerini kısır bir form etrafında döndürmediğini, yaylıları kullanırken çoğu zaman bir Ortadoğulu sesinden ziyade, batılı bir ses arayışından olduğunu (ama bunu yaparken kompleksli bir kafa ile değil müziğini zenginleştirmek maksatlı denediğinin bilincinde olarak), bugün aranjelerde yenilik gibi sunulan bakış açılarını O’nun ta 1970’lerde denediğini, hint  çalgısı sitar’dan, yunan çalgısı buzuki’ye kadar bir çok enstrümanı orkestrasyonda kullanarak dünya  müziğinin imkanlarını zorlamaya çalıştığını, albümlerini nesnel bir bakış açısı ile  dinleseydi anlayabilirdi belki Say. Her şeyden evvel zaman karşımızda statüko tarafından sonsuz imkanlar tanınmış Say var ve bir de resmi imkanlardan uzak tutulmuş, ötekileştirilmiş bir Gencebay. Birinin yaptığı müzik ile bu toplum iletişim kurmakta her zaman kısır kalmış, diğeri bizatihi toplumun sivil ve naif protestosunun müziğini keşfetmiş.
Gencebay, profesyonel anlamda müziğe başladığı andan itibaren mevcut vereli müzik ile yetinmemiş, Türk müziğinin halk müziği ve sanat müziği gibi statik tercihlerinin dışında daha farklı, daha dinamik, bireyin o yıllarda hem toplumsal hem de içsel macerasını tanımlayabileceği daha etkileşimi bol bir müzik anlayışının arayışında olması gerektiğini sürekli belirtmiş ve bu anlamda bir karşı-proje ile varoluşunu oluşturmuştur. Belki ilk çıkışında bu projenin bilgisinden yoksundu, ama yaptığı çalışmaların farklı bir izlek üzere yürüdüğünü kavrayabilecek alt yapısal unsurlara da sahipti. Her şeyden evvel yaptığı müziği tanımlayabilecek ve anlamlandırabilecek hem müzikal açıdan teknik hem de sosyolojik bağlamda analitik çıkarımlar yapabilecek kadar donanımlıdır diyebiliriz. Bizim, yazının başında bahsettiğimiz devlet ve müzik ilişkisine yönelik birçok yanlış müdahaleleri kendisi ile yapılan hemen her söyleşide O da belirtiyor ve bu günkü müzikal skalayı anlamaya çalışırken sebepleri yine oraya kadar götürüyor.
Müzik, içerisinde varolduğu toplumun duyargalarına ulaşabildiği zaman ancak anlam evreninde özgül ağırlığını bulabilir. Bu bağlamda toplumsal duyu üzerinde kendisine yer aralamak isteyen sanatsal bir çaba, iletişimin gerektirmiş olduğu karşılıklı etkileşimi de (duygusal ya bilgisel alış-verişi)  göz önünde bulundurmak zorundadır. Aksi halde bu, iletişimden ziyade salt, “çaba”  olarak kalacak bir döngüsellikten öteye geçmeyecektir.
Dipnotlar :
1-Fazıl Say’a göre Gencebay’ın dinleyici kitlesinin genişlemesinin sebebi eğitimsizlik (Elif Korap ile söyleşisi. Milliyet. 07.12.2002
2-Ruhi Ayangil. Müzik Devriminin 60. Yılı. Yeni Türkiye Dergisi. Kasım-Aralık1994. Sayı 1
3-Ziya Gökalp. Türkçülüğün Esasları. Varlık Yay. 6.Basım. 1966
4-Nazife Güngör. Arabesk. Bilgi Yay. 2.Basım.1993
5-Gencebay’ın Y.Göktürk ve D. Bengü ile söyleşisi. Roll dergisi. Haziran 2002. Sayı 65
6-Dergâh Edebiyat Dergisi. Aralık 1995. Sayı 70
ORHANİZM.GENCEBAY KARDEŞLİĞİ..
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Onursal Üye
Onursal Üye
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 766
Kayıt: 15 Eki 2007, 16:47
Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldi: 359
Uyarılar: (0%)
Level: 24
HP: 54 / 1353
54 / 1353
MP: 646 / 646
646 / 646
EXP: 766 / 766
766 / 766

ufukerkol isimli üyemize teşekkür edenler :
чαѕαкяєѕім

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen m.özer tarih 30 Ağu 2010, 20:14

Arkadaşlar,programın tamamını izledim ;boşa harcamış olduğum bir zaman olarak düşünmüyorum.Kendisiyle çeliştiği noktalar olsada,bazen dengesizliğe sapsada,bazen hakarete varan cümleler sarfetsede;dünya çapında ki bir müzisyenin,virtüöz olan bir müzisyenin natürel düşüncelerine tanık oldum.İzlediğim programda ,Gencebay'la ilgili dikkate aldığım kısmı sitenin bir başka yerinde anlatmaya çalıştım.Ki bence Gencebay'la ilgili en önemli kısımlar bunlardı.

Gelelim müzik derslerinin kaldırılması ile ilgili kısıma;"İnsanlar cahil kalsın bizde kaset satalım" şeklinde ki yorumu saçma sapan ve çocukça bir yorum olarak nitelendiriyorum.Ancak Gencebay neden müzik derslerinin kaldırılmasına tepki koymadı?Gencebay; gibi Türk müziğine damgasını koymuş,milyonlarca insanın yüreğinde yer tutmuş bir müzik adamı ve neden müzik derslerinin kapatılması düşüncesine karşı çıkmaz?Popstardan daha mı az  önemliydi bu?Fazıl Say'ın söylediklerinin bu boyutunda hiç mi haklılık payı yok?

Bakın arkadaşlar Gencebay'ın hayran kitlesi ve sevenleri her zaman Fazıl Say'ı boğar,susturabilir.Gencebay'ın sevenleri kamuoyu yaratabilir,kitlesel etkileşimlerde de bulunabilir.Ancak Fazıl Say'ın müzik adına konuşmakta geri adım atacağını sanmıyorum,burada yanılmayalım.Fazıl Say ,Gencebay'ın müzik adına ne kadar değerli ve Türkiye Müziği adına da önemli olduğunu biliyor ve dengesiz bir şekilde olsa bile bunu dile getirmeye çalışıyor.Geriye adım atması demek,korktuğundan geri adım atması demek olur ki,bu Gencebay'ın müzikal perspektifini küçültmeye fotoğraf olur.Oysa ki Fazıl Say, Gencebay'da ki müzikal birikimi bildiği ve bunu bilimsel olarak gördüğü için geri adım atmıyor,ileri adım atıyor.Arasıra kendince gördüğü eksik yönleride saldırgan bir üslupla anlatmaya çalışıyor.Yanlış bir biçimde yapsada bunu yapıyor.Ve en önemlisi diyorki;"Ben arabeskle ilgili eleştirilerde bulundum,burada bu konuyu Gencebay üzerine alındı,benim onunla ilgili bir sorunum yok,Gencebay'ın kendi içinde nasıl bir müzisyen olduğunu biliyorum".Peki sizce Gencebay arabeski savunmakla,hiç hata yapmıyor mu?
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 400
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 400 / 417
400 / 417

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen 49lukDIVAN tarih 30 Ağu 2010, 20:38

Bu adam ne dediğini bilenlerden değil....yazık
"sevmek yaşamak demektir...
Sevmek; Tanrıdan bize hediye....."
Kullanıcı avatarı
49lukDIVAN
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 809
Kayıt: 25 Mar 2009, 12:26
Teşekkür etti: 171
Teşekkür aldi: 135
Uyarılar: (0%)
Level: 25
HP: 104 / 1490
104 / 1490
MP: 711 / 711
711 / 711
EXP: 809 / 839
809 / 839

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen genbayy tarih 30 Ağu 2010, 21:08

gencebay ın bi söz var eski reportajinda GÖNÜL DOSTLARİ FAZIL I YUVARLAR.. BİZ BUNU YERİNE GETİRMELİYİZ, NE YAPMALİYİZ NE YAPMAK GEREKİYOR İSE YAPALIM SEVGİLİ DOSTLAR
SEVMENİN ZAMANI YOK
Kullanıcı avatarı
genbayy
Akustik Bağlama
Akustik Bağlama
 
Mesajlar: 250
Kayıt: 09 Ara 2007, 10:53
Teşekkür etti: 11
Teşekkür aldi: 26
Uyarılar: (0%)
Level: 14
HP: 4 / 426
4 / 426
MP: 203 / 203
203 / 203
EXP: 250 / 257
250 / 257

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen levon10 tarih 31 Ağu 2010, 17:55

Türkiye'liyim şark dan geldik hepimiz... Nedir bu Garp sevdası... Dünya global bir yapı ayak uyduruyoruz gönlümüzce... Ne güzel söylemiş nûr içinde yatsın, Mehmet Akif ERSOY...

Garb'ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim, iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun (Yücesin), korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
''Medeniyet'' dediğin tek dişi kalmış canavar ?

Bu da benden kapak olsun;

Garb'ın üstünde olmamızı isterdi Atatürk,
Konu; Müzik ise anlasın artık O cahil kütük...
Sanat diye taktığın şov yaptığın bakır yüzük,
Sende kalsın...
Biz de, pahasız, O Gencebay elmas-ı var...

Saygılarımla levon10
En son levon10 tarafından 01 Eyl 2010, 04:07 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.



Aklın varacağı yolu bilmek
Hafızayı zâyi edip silmek
Boyna geçen bâtın ilmek
Bizlere akıl ile kâr olur.


O hâl süren kendi
Şimdi bu hâl dedir.

levon10
Kullanıcı avatarı
levon10
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1721
Kayıt: 09 Nis 2010, 14:47
Teşekkür etti: 757
Teşekkür aldi: 395
Uyarılar: (0%)
Level: 34
HP: 709 / 3226
709 / 3226
MP: 1540 / 1540
1540 / 1540
EXP: 1721 / 1736
1721 / 1736

levon10 isimli üyemize teşekkür edenler :
kançiçeği

Re: Fazıl Say 5N1K

Mesajgönderen m.özer tarih 31 Ağu 2010, 23:37

Sevginin doğusu ,batısı olmaz;sevgidir o..
Acının doğusu,batısı olmaz;acıdır o..
Mutluluğun doğusu ,batısı olmaz ;mutluluktur o..
Sanatın doğusu,batısı olmaz;sanattır o..
Bilginin doğusu,batısı,kuzeyi,güneyi olmaz;bilgidir o..
Sanat bilgi ile yoğrulursa tadına doyum olmaz;gerçektir o ..

Bir gün gerçekleri görme yetisini kazanırsa bu toplum, işte o zaman kendisini tanımaya başlar..Ve o zaman kendi bünyesinde ki,kendi topraklarında ki zenginliklerin anlamı olur..
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 400
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 400 / 417
400 / 417

2 m.özer isimli üyemize teşekkür edenler :
ipek_böceği, topraktanbircan

Sonraki


İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön » BASINDAN

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 15 misafir