Fazıl Say’ın arabesk kültürü ile ilgili Twitter’de yaptığı çıkışlar çok konuşuldu siz de daha önce Radikal’deyken yazdığınız bir makalenizde Türkiye’deki arabesk kültürü TRT’ye bağlıyordunuz. Hem Fazıl Say’ın çıkışı hem de TRT’nin geçirdiği süreç hakkındaki yorumlarınızı merak ediyorum.
1970’lerin çıkardığı bir olgu bu da… Arabesk nedir? “Arabesk dinleyen yavşaktır,” gibi sözlerin bir mantığı yok. Tabii ki göçle, ara sınıflar kültürüyle, tabii ki lumpenlikle ilişkili bir şeydir ama bizim diğer kültürel kodlarımızla da yakın teması vardır arabeskin. Türkiye katı bir batılılaşmacı kültürle otantik bir kültür arasında sıkıştığı zaman, ara sınıflar ister istemez geleneksel kültürün unsurlarını kullanan bir ara kültür üretmek zorundaydı. Nitekim bu, müzikte kendisini gösterdi. Arabesk müziğin bütün temaları, bütün melodik yapısı batı müziğinden alınmış değil ki! Geleneksel müzikten alınmış unsurlar var içerisinde. Orhan Gencebay Nezahat Bayram’ın arkasında saz çalan bir müzisyendi, Müslüm Gürses Çukurova Radyosu’nda kadrolu türkücüydü. Oralardan gelip bunları yaptılar. Dolayısıyla müziğin geleneksel unsurlarını kullandılar.
“MÜSLÜM GÜRSES TÜRKİYE’NİN TEK CAZCISI”
Bana göre 1980’lerin 2. yarısında arabesk, büyük bir dönüşüm geçirdi. Türk pop müziği, arabeskin yeteri kadar yapamadığı geleneksel kültür elemanlarını alıp onları yeni bir orta sınıfın kültürel kodları haline getirdi. Sezen Aksu’nun “2. Bahar” parçası Türk müziği parçası mıdır, pop mu, belli değil. Tarkan’ın birçok parçası, “Gül döktüm yollarına” keza öyle. Bunlar, bu hadisenin katmanları… Arabesk diye tanımlanan mono-blok bir şey yok artık. Orhan Gencebay 1970’lerin “Batsın bu dünya” parçasını alıp şimdi retro, disco, launch müzik haline getiriyor. Bunların yok sayıldığı bir ortamda arabeski konuşmanın imkânı yok. Arabesk bir sosyoloji… Müslüm Gürses caz da söylüyor ve bana göre Türkiye’nin tek caz şarkıcısı. Niye? Caz şarkıcısının iki özelliği vardır: 1- Neyi söylerse kendisi gibi söyler. 2- Ne söylerse söylesin, biz onu kimin söylediğini biliriz. Ella Fitzgerald böyledir, Louis Armstrong böyledir, Peggy Lee böyledir. Müslüm Gürses şimdi böyle bir noktaya geldi. 1970’lerde 80’lerde yaptığı müziği dinleyen var mı? Var. Bunlara yavşak demekten ziyade bunların sosyolojisine bakmak lazım… Fazıl Say bunları bilecek biri. Ama bir öfke anında bunları söylemiş işte, insanlar her zaman erdemli sözcüklerle konuşamıyorlar. Bence yanlış olan üslupta ısrar etmesiydi, daha sonra uzun bir yazı yazarak ne ifade etmek istediğini dile getirmemesiydi. Yoksa bana göre arabesk, star bulma yarışmalarıdır. Bülent Ersoy’un aşırı performatif kıyafetler, Orhan Gencebay’ın hâlâ beyaz pantolonlara beyaz kemerler takıp yakasına kırmızı karanfiller takıp orada “Berhudar ol,” demesidir. Kitsch kavramını düşünmeden, tahlil etmeden kitsch’in kültür endüstrisiyle olan ilişkisini sorgulamadan, ‘arabesk dinleyen şudur, budur’ dersek yeteri kadar gerçekçi ve açıklayıcı olamayız.
Kaynak : Haber7
--
Paylaştığınız haberin web adresini eklemeyi unutmayınız. -yönetim-
Linkleri sadece Üyeler görebilir.

(0%)



News