Röportaj : MURAT MENTEŞ

Gazete, Dergi, İnteret Portalı vb. Basında Çıkan Haberler ve Duyurular...
Forum kuralları
DİKKAT! Bu bölümde yayınladığınız haberleri nereden aldıysanız, haberin WEB ADRESİNİ kaynak olarak yazmanız ZORUNLUDUR.

Örneğin:
(Kaynak: http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi ... ziid=12239 )

Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen AŞK_MEZARI tarih 21 Tem 2009, 14:44


Orhan Gencebay’ın bir televizyon programında yaptığı konuşmaların sizi çok etkilediğini yazdınız...


Bize sunulan bir Orhan Gencebay figürü var. Nasıl olmuş da bu kadar yaygınlık kazanmış, beğenilmiş bir insanın birazcık arkasını görememişiz? Astronomiyle, jeofizikle, tarihle, çevre sorunlarıyla yakından ilgilenen, kalkıp kazı yerlerine giden bir adam var karşımızda ve toplum bununla ilgili bilgilendirilmemiş! Orhan Gencebay’ı indirgiyorlar, ona duyulabilecek saygının payını düşürüyorlar ve onu kısıtlı bir tarifle sunuyorlar. Onun bir rol modeli olarak değerli nitelikleri örtbas ediliyor.

Sanatçı - düşünürlerin oluşturduğu bir ‘aileden’ söz ediyorsunuz. Türkiye’de var mı bu aile?

Elbette var. Bir ülkenin okumuş yazmışları, kendi içlerine çok kapanırlarsa, hem evrensel ailenin üyelerine karşı tırnaklarını çıkarıyorlar hem de kendi ülkelerindeki aile üyelerine husumet beslemeye başlıyorlar. ‘Ben varım, o yok’ ya da ‘Benden başka kimse yok’ gibi kötü takıntılar dal budak salıyor. Sevmek ya da sevmemek için önce tanımak gerekir. Türkiye’nin kültür ortamında önyargılar ağır basıyor. Tanpınar da, Ataç da benim gözümde çok değerlidir ama birbirlerini göremediklerini düşünüyorum. Yandaşlar da birbirini göremiyor. Yahya Kemal de Tanpınar’ı bir uydu gibi algılamıştır. Yaşarken dost olanlar bile birbirini tanıyamayınca, o dünyaya yaklaşan ‘tüketici’ de sıklıkla yanılıyor. Bir yazarı beğenen okur, o yazarın beğenmediği bir başka yazarı otomatikman reddediyor. Bütün bunlar kişileri güdükleştiriyor, kültürel ortamı fakirleştiriyor. Birbirine uzak dünya görüşlerine bağlı kişilerin, birbirlerine eserleri dolayısıyla değer verebilmeleri elzemdir.

OKUMUYORLAR SANIYORLAR

’Kaybolan kitaplardan’ bahsediyorsunuz.

Biz çok kitap kaybediyoruz, çok tablo, musiki eseri, felsefe risalesi, bilim çalışması, insan kaybediyoruz. ‘Görmezden gelme’ husumetin en ağır biçimi. Ortam, bunun panzehirini bulmalıydı.

Peki ya üniversiteler?

Türkiye’de ‘akademi’ öldü. Üniversite, araştırma yapılan yerdir, bizde sözüm ona eğitim veriliyor. Geçenlerde, Turkuaz Kitabevi, Türk üniversitelerinde edebiyat alanında yapılan tezler bibliyografyası yayınladı. 1946’dan 2009’a dek Orhan Veli hakkında hazırlanan tez sayısı üç! Bu, üniversitenin ölüm duyurusudur.

Sizi sevenler ‘Enis Batur’u takip edersen Avrupa kültürü ve edebiyatı hakkında değerli bilgilere ulaşırsın’ diyor. Halbuki geleneksel ve modern Türk kültürü, sanatı, edebiyatıyla ilgili çok sayıda yazı yazdınız. Neden hep Batı’yla ilgili yönelişleriniz öne çıkarılıyor?

Çünkü okumuyorlar, sanıyorlar. (Gülüyor.) Benimle ilgili çok yaygın önyargılar var. ‘Enis Batur, Türk kültürüne kapalıdır, kendi yazarlarımızı tanımaz, bilmez’ gibi bir önyargı yürürlükte. Yazdıklarımı okusalar, hiç de öyle olmadığı kolayca görülebilir.

Kitabınızda, Sezai Karakoç’la ilgili iki yazı var. Kendisiyle temasınız oldu mu hiç?

1987’de Sezai Karakoç’a telefon edip ‘Gergedan dergisi için sizinle bir söyleşi yapmak istiyorum. Böyle tekliflere açık olmadığınızı biliyorum fakat şansımı denemek istedim’ dedim. O da gayet kibar bir biçimde ‘Evet, ben prensip itibariyle söyleşi yapan biri değilim ama böyle bir kararım olmasaydı sizinle söyleşi yapardım’ dedi. Oluşum dergisinde, farklı ideolojik çevrelerin, birbirlerini okumama hastalığı üzerine bir yazı yazmıştım. Cahit Zarifoğlu gibi önemli bir şairi ve yazarı okumak şöyle dursun, bilmeyen var. Kaç yıl geçti, hálá bu meseleyi aşamamış olmamız, kabul edilebilir bir şey değil. Dünya görüşüne göre yazar seçilir mi? Sanıyorum, Sezai Karakoç bu yazımı okuduğu için benim söyleşi önerimi kabul etmese de hoşnutlukla karşılamıştı.

Kereviz, enginar, kuşkonmaz sevmediğinizi, patlıcan, pişmiş beyaz peynir ve domates kabuğundan hoşlanmadığınızı söylüyorsunuz. Ancak Tayland usulü çekirge çorbasını seviyormuşsunuz.

Belli bir yaşa kadar insanın gustosunu şartlandıran sofralar kuruluyor. Enginar sevmiyorum ama sevenleri anlıyorum. Enginara tapanlar var. Bir yaştan sonra insan, damak zevkini biçimleyen şartlandırmaların ötesine geçebiliyor. Tayland usulü çekirge çorbasının içindeki çekirgeler süzülüyor ve suyu içiliyor. Gerçekten olağanüstü bir lezzet.

KARASU 500 BİN SATSA

120’den fazla kitap... Yazma rekoru sizde galiba?

Bu bence hiç önemli değil. Şu anda 30 ayrı kitap var tezgahımda. Onları önemsiyorum.

’Kendimi hiçbir zaman profesyonel yazar olarak görmedim’ diyorsunuz. Siz profesyonel değilseniz, kim profesyonel?

Bugüne dek bir tek kitap yayınlamış ama o kitabı 400-500 bin satmış kişi profesyonel. Yani yazarlıktan geçimini sağlayan kişi. Türkiye’de edebi metinler yayınlayarak geçinebilen yazar sayısı çok azdır.

’Enis Batur’un çok satma korkusu’ diye bir şey var mı?

Hayır. O abes bir şey. Benim gibi yazarlar en fazla 5 bin okura ulaşır. Türkiye’de öyle önemli yapıtlar var ki... Mesela, ilk kitabı 1959’da yayınlanan Ece Ayhan’ın hiçbir kitabının satışı, bugüne dek 5 bin nüshayı aşmamıştır. (Gülümsüyor.) İnsan çok sayıda okura ulaşmak adına yazıdan ödün vermekten korkar ancak. Türkiye’de nitelikli okur sayısı kısıtlı. Vüs’at O. Bener’in, Bilge Karasu’nun 500 bin okura ulaştığı bir Türkiye’nin atmosferi bütünüyle bambaşka olurdu.

BİR KİTABI FRANSA’DA SATTI

‘Genç güzel kadın yazar’ ve ‘yakışıklı yazar’ kategorilerine kızıyor musunuz?

Bunlar, kitap dünyasının ticari formüllerindendir. Kitabı metin nitelikleriyle pazarlayamadıkları için yan unsurlar buluyorlar. Yazarın, okuru fiziğiyle etkileyebileceği keşfedildi. Bunlar, edebiyatın üretmesi gereken değerlerle özünde çelişiyor ve benim de hoşuma gitmiyor tabii. Bunlara gönül indiren yazarlarla aynı işi yaptığımızı da düşünmüyorum.

Kitaplarınız 13 ayrı dilde okunuyor. Yurtdışında kitaplarınıza gösterilen ilgiyle Türkiye’deki arasında fark var mı?

Başka Yollar adlı otobiyografik kitabım, Fransa’da daha çok sattı.

Size bizden çok Fransızlar mı ilgi gösteriyor?

Hayır, onlar edebiyata daha çok ilgi duyuyor, bana değil. Liberation’un kitap eki kapak yaptı örneğin.

Yazılarınızın hemen hepsinde enikonu mizahi bir damar var...

Okumayanlar çoğunlukta olduğu için, ben kasvetli, aşırı ciddi, neredeyse kaknem bir edebiyat adamı olarak görüldüğümü biliyorum. Bunun doğru olmadığını da biliyorum. (Gülümsüyor.)

Osmanlıcanın unutulmasına karşıyım ama Türk Dil Devrimi’ne de bağlıyım

Osmanlıcanın unutulmasına üzülüyor musunuz gerçekten?

Evet, elbette. Öte yandan Türk Dil Devrimi’ne de bağlıyım. Bugün daha devrimci bir yaklaşımın da işlerlik kazanması gerektiği fikrindeyim. Ama bu coğrafyada 600 yıl boyunca hakim olmuş bir kültüre ulaşmamızı sağlayacak aracı tanımıyor olmamız akıl alır iş değil. Türkiye’de öğrencilere neden öncelikle Osmanlıca ve yanında iki yabancı dil öğretilmiyor? Bu mahrumiyete eğitim diyebilir miyiz?

Burjuvalık matah bir şey değil

Burjuva mısınız?

Ben kentli bir ailenin, kentte doğmuş, kentli kültür değerleriyle büyümüş, eğitim görmüş, daha başka ülkelerin kentleriyle de haşır neşir olmuş oğluyum. Ama burjuvalığı bir matah olarak görmüyorum. Burjuvalık insanda rahatsızlıklar uyandıran bir kategori. Öte yandan, burjuvalaşmaya çalışıp da burjuva olamayan, özenti dolu, rüküşlük salgılayan ve en ufak bir zaaf halinde asıl çehresi ortaya çıkan insanlar var ki onların durumu vahim. Devrimler, burjuvalar tarafından düşünülüp tasarlanmıştır. Örneğin Sovyet Devrimi’ni proletarya gerçekleştirmiş gibi görünse de, Lenin gibi, Troçki gibi beyinler organize etmiştir. Mao, köylü devrimi diyebileceğimiz bir devrim yapmıştır ama burjuva yanları ağır basan bir adamdı. Burjuva ille de kötüdür ya da pozitif bir kategoridir diyemeyiz.


Kaynak: StarGazetesi    :ugeek:
^^GENCEBAY CUMHURİYETİ^^
Kullanıcı avatarı
AŞK_MEZARI
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1344
Kayıt: 25 Ara 2007, 15:23
Teşekkür etti: 159
Teşekkür aldi: 67
Uyarılar: (0%)
Konum: BURSA
Level: 31
HP: 202 / 2536
202 / 2536
MP: 1211 / 1211
1211 / 1211
EXP: 1344 / 1384
1344 / 1384

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen ufukerkol tarih 21 Tem 2009, 18:08

EVET RÖPORTAJI BENDE OKUDUM. BÖYLE KİŞİLERDEN BU YORUMLARI DUYMAK GÜZEL YALNIZ İTİRAF ETMEKTE BİLE GEÇ KALDILAR. BENDE TÜRKİYEDE YAŞAYAN HER BİRİ FARKLI ALANLARDA İSİM YAPMIŞ YAKLAŞIK 100 KİŞİNİN BÖYLE YORUMLARI VAR.ONLARI OKUYAN BİLE ORHAN GENCEBAY!IN NASIL BİR ERDEME SAHİP OLDUĞUNU ANLAR.
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Onursal Üye
Onursal Üye
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 766
Kayıt: 15 Eki 2007, 16:47
Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldi: 359
Uyarılar: (0%)
Level: 24
HP: 54 / 1353
54 / 1353
MP: 646 / 646
646 / 646
EXP: 766 / 766
766 / 766

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen gencebaydostu tarih 21 Tem 2009, 23:20

güzel bir röportaj.ama kimdir bu adam?
Orhanabi.Net - Radikal ve Özgün Gencebay'cılık
Kullanıcı avatarı
gencebaydostu
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 423
Kayıt: 30 Eyl 2007, 15:59
Teşekkür etti: 2
Teşekkür aldi: 253
Uyarılar: (0%)
Konum: Bursa
Level: 19
HP: 15 / 798
15 / 798
MP: 381 / 381
381 / 381
EXP: 423 / 466
423 / 466

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen ufukerkol tarih 22 Tem 2009, 07:43

ENİS BATUR 120 NİN ÜZERİNDE KİTAP YAYINLAMIŞ. EDEBİYAT ÇEVRESİNDE ÇOK BİLİNEN BİR YAZAR.
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Onursal Üye
Onursal Üye
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 766
Kayıt: 15 Eki 2007, 16:47
Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldi: 359
Uyarılar: (0%)
Level: 24
HP: 54 / 1353
54 / 1353
MP: 646 / 646
646 / 646
EXP: 766 / 766
766 / 766

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen Sabır Taşı tarih 23 Tem 2009, 17:33

Murat Menteş de ; Meşhur "Orhan Gencebay Çalarken Araban İnilmez" Sözünün Sahibidir   ;)  bir romanında geçiyordu..
irtibat :  sabirtasi(x)orhanabi.net (x yerinde mailin bilinen işareti olacak mailde kullanırken)
Kullanıcı avatarı
Sabır Taşı
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Akustik Bağlama
Akustik Bağlama
 
Mesajlar: 240
Kayıt: 26 Eyl 2007, 11:43
Teşekkür etti: 299
Teşekkür aldi: 11
Uyarılar: (0%)
Level: 14
HP: 4 / 426
4 / 426
MP: 203 / 203
203 / 203
EXP: 240 / 257
240 / 257

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen Sabır Taşı tarih 23 Tem 2009, 17:35

Sabır Taşı yazdı:Murat Menteş de ; Meşhur "Orhan Gencebay Çalarken Araban İnilmez" Sözünün Sahibidir   ;)  bir romanında geçiyordu..


ayrıca sıkı bir gencebay hayranıdır..Murat Menteş
irtibat :  sabirtasi(x)orhanabi.net (x yerinde mailin bilinen işareti olacak mailde kullanırken)
Kullanıcı avatarı
Sabır Taşı
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Akustik Bağlama
Akustik Bağlama
 
Mesajlar: 240
Kayıt: 26 Eyl 2007, 11:43
Teşekkür etti: 299
Teşekkür aldi: 11
Uyarılar: (0%)
Level: 14
HP: 4 / 426
4 / 426
MP: 203 / 203
203 / 203
EXP: 240 / 257
240 / 257

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen ufukerkol tarih 23 Tem 2009, 18:14

HERHALDE BAHSETTİĞİNİZ BU YAZI.
34.YAZAR MURAT MENTEŞ’İN KİTABINDAN ALINTI BİR YAZI:
BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ’NDEN KOPAN TAKSİ ETİLER’E DOĞRU YOL ALIRKEN, RADYODA ORHAN GENCEBAY’IN HAYAT KAVGASI ŞARKISI ÇALMAYA BAŞLADI. İBRAHİM KURBANLAR’IN EVİNİN ÖNÜNE GELDİĞİMİZDE ŞARKI HENÜZ BİTMEMİŞTİ. ŞOFÖRE PARAYI SAYDIM, FAKAT ARABADAN İNMEDİK. ŞOFÖR, SORU SORAN GÖZLERLE SURATIMIZA BAKIYORDU. İŞARET
PARMAĞIMI DUDAKLARIMA GÖTÜREREK, ‘’HİŞŞŞŞ’’ DEDİM. ŞARKI BİTTİ. BİZ TAKSİNİN ARKA KAPILARINI AYNI ANDA AÇIP DIŞARI ÇIKARKEN, İBRAHİM KURBAN BAŞINI İÇERİ UZATARAK DURUMU ŞOFÖRE AÇIKLADI: ‘’ORHAN GENCEBAY ÇALARKEN ARABADAN İNİLMEZ KAPTAN.
Ülkü Tamer Arşivi 24.12.2005.RADİKAL
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Onursal Üye
Onursal Üye
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 766
Kayıt: 15 Eki 2007, 16:47
Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldi: 359
Uyarılar: (0%)
Level: 24
HP: 54 / 1353
54 / 1353
MP: 646 / 646
646 / 646
EXP: 766 / 766
766 / 766

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen AŞK_MEZARI tarih 24 Tem 2009, 14:59

YANİ ARABADA GENCEBAY ÇALARKEN İNİLİRMİ SAYGISIZLIK :ugeek:
^^GENCEBAY CUMHURİYETİ^^
Kullanıcı avatarı
AŞK_MEZARI
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1344
Kayıt: 25 Ara 2007, 15:23
Teşekkür etti: 159
Teşekkür aldi: 67
Uyarılar: (0%)
Konum: BURSA
Level: 31
HP: 202 / 2536
202 / 2536
MP: 1211 / 1211
1211 / 1211
EXP: 1344 / 1384
1344 / 1384

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen hayat kavgası tarih 25 Tem 2009, 14:14

ufukerkol yazdı:HERHALDE BAHSETTİĞİNİZ BU YAZI.
34.YAZAR MURAT MENTEŞ’İN KİTABINDAN ALINTI BİR YAZI:
BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ’NDEN KOPAN TAKSİ ETİLER’E DOĞRU YOL ALIRKEN, RADYODA ORHAN GENCEBAY’IN HAYAT KAVGASI ŞARKISI ÇALMAYA BAŞLADI. İBRAHİM KURBANLAR’IN EVİNİN ÖNÜNE GELDİĞİMİZDE ŞARKI HENÜZ BİTMEMİŞTİ. ŞOFÖRE PARAYI SAYDIM, FAKAT ARABADAN İNMEDİK. ŞOFÖR, SORU SORAN GÖZLERLE SURATIMIZA BAKIYORDU. İŞARET
PARMAĞIMI DUDAKLARIMA GÖTÜREREK, ‘’HİŞŞŞŞ’’ DEDİM. ŞARKI BİTTİ. BİZ TAKSİNİN ARKA KAPILARINI AYNI ANDA AÇIP DIŞARI ÇIKARKEN, İBRAHİM KURBAN BAŞINI İÇERİ UZATARAK DURUMU ŞOFÖRE AÇIKLADI: ‘’ORHAN GENCEBAY ÇALARKEN ARABADAN İNİLMEZ KAPTAN.
Ülkü Tamer Arşivi 24.12.2005.RADİKAL

Helede Hayat kavgası adlı eseri çalarken.İmkanı mı var arbadan inmenin.
Ben hiç inemedim şimdiye kadar :)
Öylece arabanın içinde çook bekledim.
Transa geçmiş halde.
Arabanın içinde elim kolum müzikle beraber sallanırken,dışardakilerde bu adam ne yapıyor diye bakıyordu. :D
Kullanıcı avatarı
hayat kavgası
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 642
Kayıt: 11 Kas 2007, 00:12
Teşekkür etti: 147
Teşekkür aldi: 46
Uyarılar: (0%)
Level: 23
HP: 36 / 1225
36 / 1225
MP: 585 / 585
585 / 585
EXP: 642 / 698
642 / 698

Re: Röportaj : MURAT MENTEŞ

Mesajgönderen idam_mahkumu tarih 25 Tem 2009, 14:38

Bende dolmuş yada otobüsde Gencebay dinlerken çokkkkk durak geçirdim...

İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...





Berhüdar Ol'un

Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 3724
Kayıt: 25 Eyl 2007, 05:41
Teşekkür etti: 401
Teşekkür aldi: 1195
Uyarılar: (0%)
Konum: Gaziantep - Kıbrıs
Level: 46
HP: 1570 / 7478
1570 / 7478
MP: 3570 / 3570
3570 / 3570
EXP: 3724 / 3828
3724 / 3828

Sonraki


İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön » BASINDAN

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 9 misafir

cron