25 YIL SONRA...

Gazete, Dergi, İnteret Portalı vb. Basında Çıkan Haberler ve Duyurular...
Forum kuralları
DİKKAT! Bu bölümde yayınladığınız haberleri nereden aldıysanız, haberin WEB ADRESİNİ kaynak olarak yazmanız ZORUNLUDUR.

Örneğin:
(Kaynak: http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi ... ziid=12239 )

Re: 25 YIL SONRA...

Yeni mesajgönderen mericoz tarih 16 Ara 2010, 13:20


Yahu şu yazıları üstat okusa ne der acaba! Şu halinize bir bakar mısınız? Bu ne haldir? Biri birşey söylüyor, öbürü itiraz ediyor; biri at gözlüğü vs. gibi olmayacak kavramlarla karşısındakini kırıyor, yek diğeri ona muhalif daha başka şeyler söylüyor... Böyle önemli ve bir benzerine az rastlanır bir siteye yakışıyor mu bu yazılanlar Allah aşkına ya?
Şimdi bazıları bu yazımın altına diyecek ki, "kardeşim burada hiç mi tartışmayacağız". Tabii ki tartışılacak ve tartışılmalı ama şu yukarıdaki tartışmalar tamamen bir saçmalık ürünü olmaktan öteye geçemedi. Sadece birbirimize saldırmakla bu iş olmaz. Çakabey kardeşim şu taslak halindeki mektubu umarım tez elden hitama erdirir de olumlu gelişmeler yaşarız. Yoksa bu son günlerdeki Gencebay eksenli alevli tartışmalar gerek medyada ve gerekse de burada daha da çirkinleşecek. Olan ne size, ne benim gibi düşünenlere olacak. Olan aslında Gencebay imzalı vücut bulmuş bu muhteşem külliyata olacak.

Hepinizi olumlu ve salim düşünceye çağırıyorum. Kavga ve karmaşa ile değil insanlar, devletler hatta ve hatta imparatorluklar bile başaramamış ve çökmüştür.

Sizi Kur'an'ın emri olan barışa ve kardeşliğe ve aynı zamanda Gencebay'ın ölümsüz eseri GELİN BİRLİK OLALIM adlı eserin ana temasına çağırıyorum. Bana hak vermeyenleri şimdiden söyleyeyim tarih asla aklamayacaktır. Ne demek istiyorsun diyorsanız şöyle açayım: Barış ve doğru düşünme çağrıma kulak asmayanlar, Gencebay külliyatının bu amansız tartışmalar ve bunu vücuda getiren medya unsurunun ve sanatçı kılıklıların amansız haberleri yüzünden büyük bir sarsılmaya uğrayacağını göreceklerdir. Ben bir münadiyim. Amacım hoşgörü, barış, esenlik ve uyumlu tartışmaların yaşanmasını sağlama adına bir tavsiye niteliğidir. Allah, kullarına doğru ve yanlış olarak iki seçenek vermişken benim bir kul olarak tek seçeneğe indirme gibi bir lüksüm asla ve kat'a olamaz. Ama sağduyuya çağırmamda bir elzem olduğunu görüyorum. Asılsız ve çirkin dedikodu/iftira kabilindeki medya farelerinin sözüne karşı Gencebay'a bu konuda destek olup ona yardımcı olalım ve arka çıkalım. Gerek bireysel olarak gerekse de şu göndereceğimiz mektup yoluyla onu uyaralım. Ama bu arada sitede de böyle birbirimizi kırmayalım. Sen yanlış ben doğru tartışmaları yerine ortak noktada neler yapmalıyız onu tartışalım. Kavga ederek, gereksiz münakaşalara girerek bu nezih satırları kirletmeyelim, birbirimizi üzmeyelim. Bu güzide sitenin asıl amacını aşmayalım. Örnek olalım.

GELİN BİRLİK OLALIM KARDEŞLERİM.

En derin sevgilerimle,

BERKAY MERİÇÖZ.
Ben Toprağın Sinesinde İnsan Denilen Bir Canım.
Hem Düşünür Hem Severim Budur Taştan Farklı Yanım.
Her Maddenin Zerresini Bedenimde Taşıyorsam,
Ben Ne Bir Taş, Ne Bir Ağaç, İnsanlığımla İnsanım.

Ağaçların Özgürlüğü Ancak Ağaç Gibi Olur.
Benim Özgürlüğüm İse Düşüncemle Hayat Bulur.
Her Sürünün Bir Çobanı Var, Çobanını Koyun Seçmez.
Ben İnsanım Koyun Değil, Ben Bilirim Koyun Bilmez.


Kullanıcı avatarı
mericoz
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1286
Kayıt: 29 Eki 2008, 00:45
Teşekkür etti: 385
Teşekkür aldi: 363
Uyarılar: (0%)
Konum: KARTAL/İSTANBUL
Level: 31
HP: 228 / 2536
228 / 2536
MP: 1211 / 1211
1211 / 1211
EXP: 1286 / 1384
1286 / 1384

mericoz isimli üyemize teşekkür edenler :
levon10

Re: 25 YIL SONRA...

Yeni mesajgönderen m.özer tarih 16 Ara 2010, 16:35

Sevgili Mericöz;burada insanların birbirini kırdığı,aşağılayarak suçladığı ve etiketlediği bir tartışma ortamı yoktur.Benim sırtıma yapışan bir yafta yoktur.Benimde sırtını yaftalandırdığım kimse yoktur.İnsanlar yanlış anlaşılabilir,kendilerini yanlış anlatabilirler.Yeter ki anlatılabilecek bir ortam olsun;yanlış anlatma biçimi olsa bile..Burada bir şeyleri derinliğine incelemeye çalışıyoruz.Kendi yaşamımızı ve yaşamımıza denk düşen anlamlarımızı sorguluyoruz.Anlamsızlık anlamın bittiği yerde başlar,anlam da anlamsızlığın bittiği yerde;ikisinin arası yoktur..Yani bana göre sorun yoktur.Ki konuşabiliyoruz,eleştirebiliyoruz ,birbirimizi yanlış bile anlayabiliyoruz.

Sevgili Tarantini8;burada yazdıklarım bir kişinin genel bir yaşam biçiminin eleştirel bir gözle görülmesi değil,(bir )konu hakkında ki (genel) bir bakış açısının bir başka bakış açısına göre bir platforma indirgenmesidir.Ve o platformda ki (Bir) bakış açısına göre değerlendirilmesidir.Ki ben sizin değerlendirmelerinizi de o perspektiften görüp,ona göre düşünsel dünyama katıyorum.İst,izm vb. noktalar ve tanımlamalar asla siyaset düzleminde değildir.Çeşitli öğreti ve yaşam sistemlerinin sosyolojik olarak değerlendirmesidir.Demogoji yapmayı asla düşünmediğimi belirterek,kimseye bir kavramı yükleme gibi bir amacım yoktur cümlesini söylemek durumundayım. Ötekileşmek ve ötekileştirmek gibi bir felsefeyi de asla benimsemedim.Ancak insanların yaşamlarında "Farklılaşmak" gibi bir düşünce eylemi vardır.Bu farklılaşmayı da önemli bir güzellik olarak görmekteyim.

İnsanlar birbirlerinin düşüncelerini benimsemeyebilirler.Hatta kendi iç dünyalarında o düşüncelere de saygı duymayabilirler.Ancak o düşüncelerin dile gelimine nasıl itiraz etsinler ki.Eğer itiraz ederlerse  (Bir)in özgürlüğünü kendi dünyalarında  yok etmişler demektir.Yine unutulmamalı ki siz kendi düşüncelerinizi sunarken bende başka bir şekilde kendi düşüncelerimi sunmaktayım.Ve aslında farklılaşırkende ortak paydamızın aynı olduğunu belirtmek zorundayım.(Mericöz arkadaşın dile getirdiği gibi).Sorun da sizin bildiğiniz gibi bu ortak paydada ki farklılaşmamızdır.Ki ben bundan asla rahatsız değilim..
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 400
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 400 / 417
400 / 417

Re: 25 YIL SONRA...

Yeni mesajgönderen levon10 tarih 19 Ara 2010, 21:03

Çağlayarak akan ırmağın karşı kıyısına geçen rahata erer, zira huzur orada... Sizi bekliyorum...

          Bilinenle iş bitince gözler gökyüzüne çevrilir...

Bu deyişlerden sonra;
          Şu durumumuza bakıyorum, bir şey anlıyorum. Gencebay ile ilgili her türlü yapıları bitirmiş ve eksikleri ile meşgul olmaya başlamışsınız. Kimin eksiği yokturki...

          Müzik duyumsamaları frenkansı konusunda her birimiz ırmağın karşı kıyısına zaten geçmişiz. Eee, hani orada huzur vardı !.. Galiba karşı kıyıda da kaos başladı...
          Gencebay'ın düzeyli icraatları, yerini karakter icraatlarına bıraktı. Demek ki; sevgi bitmiş. İnsanın, sevdiği olduğunda, O'nun hiç bir eksiğini göremez, çünkü O'na toz kondurmaz. Sevgisi biten ise, her türlü eksiği görmeye başlar... Sevgilinin, her türlü özentisiz hallerini ortaya çıkarmaya başlar. Kısaca sevgi bitmiştir artık...
          Gencebay'ı ne olarak sevdiniz ?.. Bu soruyu defalarca kendinize sorun lütfen !.. Daima bir yargılama mantığı çerçevesinde kalan insanlar, hayatı boyunca zaten huzuru bulamaz... Sorun Gencebay' dan (ya da X bir insandan) kaynaklanmıyor aslında. Sorun kişilerin kendi geliştirdikleri kişiliklerinden kaynaklanıyor. Sevgisizlik...

           Mericoz, Tarantini8, Canitez, Esir-i derd, vs. yapıdaki üye dostlar; salt Gencebay değil, insan sevgisi değerinden olaya bakıyorlar. İki kardeş kavga ettiğinde bu nedenle ayırma içgüdüsü ile hareket ediyorlar. Bu çok doğal... Diğer üye dostlar ise; kavgayı fikir alışverişi zannediyorlar. Bu da doğal...

           Ne olacak peki; Nasıl görmek istiyorsan öyle gör, ya da ne biliyorsan öyle bil... Sev yada sevme, saygı göster ya da gösterme. Sadece insan ol, sen de haklısın de !..
           Başkalarının söylediği sözleri bizlere doğruymuş gibi sunmak mı doğrudur. Yoksa, o doğru sözü ilk söyleyen olmak mı ?.. ''Sen'' sen olmayı başarabilirsen zaten sen olmazsın artık. Gencebay bunu başarmıştır. Siz artık O'nu, O sanarak yaşamaktasınız. Oysa ki, O'nun yarattığı ortada dolaşıp dururken siz isminde kalmışsınız. Yani O'nu daha aramaktasınız. O yok ki... O sadece ürettiği anlarda var sadece ürettiği anlarda... Bunlardan daha fazlasını beklemek bana göre ayıptır. Bir çağ bıraktı bizlere, kimi maneviyâtını aldı, kimi maddiyâtını... Görünen ve görünmeyen taraflarını... Görünen tarafını alanlar !!! daha da ilerletsinler, çağının gerisinde kalmasınlar lafazanlık yaparak... (Bir Hasret sevda, Bir Soner Mızrak, olsunlar)... Görünmeyen tarafını alanlar !!!  daha sevsin, sevgisini dağıtarak anlatsınlar, yaşatsınlar (Ömer faruk Erol, Ufuk Erkol, Mericoz, Tarantini8) olsunlar... Olsunlar, olalalım ama bir olalım...

Yani;
Gelin Birlik Olalım, Yarın Çok Geç Olmadan...

Saygılarımla levon10



Aklın varacağı yolu bilmek
Hafızayı zâyi edip silmek
Boyna geçen bâtın ilmek
Bizlere akıl ile kâr olur.


O hâl süren kendi
Şimdi bu hâl dedir.

levon10
Kullanıcı avatarı
levon10
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1722
Kayıt: 09 Nis 2010, 14:47
Teşekkür etti: 757
Teşekkür aldi: 395
Uyarılar: (0%)
Level: 34
HP: 709 / 3226
709 / 3226
MP: 1540 / 1540
1540 / 1540
EXP: 1722 / 1736
1722 / 1736

2 levon10 isimli üyemize teşekkür edenler :
mericoz, Sabır Taşı

Re: 25 YIL SONRA...

Yeni mesajgönderen mericoz tarih 19 Ara 2010, 21:41

Kral, uzun zamandır yoktun. Bir geldin pir geldin. Pak ruhuna sağlık. İslam dini silm kökünden yani selametten ve esenlikten oluşmaktadır. Yani bu manadadır. Biz bu dinin ve bu şanlı Türk ulusunun birer neferiyiz. Geçmişte olduğu gibi bugün de, 25 yıl sonra da ve hatta kıyamete kadar birlik ve beraberlik çatısında olacağız.

Selam ola tüm üyelere.

Bir dilim ekmeği bölüşürüm seninle
Suyu aynı tastan yudumlarım seninle
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından

Gel sen de katıl bizlere dolaş bahçemizde gönlünce
Uzat korkma elini bak beş parmağım var benim de
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından

Gel sen de katıl bizlere dolaş bahçemizde gönlünce
Uzat korkma elini bak beş parmağım var benim de
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından
Al selamımı gönül dağlarından
Ben Toprağın Sinesinde İnsan Denilen Bir Canım.
Hem Düşünür Hem Severim Budur Taştan Farklı Yanım.
Her Maddenin Zerresini Bedenimde Taşıyorsam,
Ben Ne Bir Taş, Ne Bir Ağaç, İnsanlığımla İnsanım.

Ağaçların Özgürlüğü Ancak Ağaç Gibi Olur.
Benim Özgürlüğüm İse Düşüncemle Hayat Bulur.
Her Sürünün Bir Çobanı Var, Çobanını Koyun Seçmez.
Ben İnsanım Koyun Değil, Ben Bilirim Koyun Bilmez.


Kullanıcı avatarı
mericoz
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1286
Kayıt: 29 Eki 2008, 00:45
Teşekkür etti: 385
Teşekkür aldi: 363
Uyarılar: (0%)
Konum: KARTAL/İSTANBUL
Level: 31
HP: 228 / 2536
228 / 2536
MP: 1211 / 1211
1211 / 1211
EXP: 1286 / 1384
1286 / 1384

2 mericoz isimli üyemize teşekkür edenler :
levon10, Sabır Taşı

Re: 25 YIL SONRA...

Yeni mesajgönderen levon10 tarih 19 Ara 2010, 22:43

Selam gönül dostum. Hayat gailesi içindeyiz, herkes gibi...



Aklın varacağı yolu bilmek
Hafızayı zâyi edip silmek
Boyna geçen bâtın ilmek
Bizlere akıl ile kâr olur.


O hâl süren kendi
Şimdi bu hâl dedir.

levon10
Kullanıcı avatarı
levon10
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1722
Kayıt: 09 Nis 2010, 14:47
Teşekkür etti: 757
Teşekkür aldi: 395
Uyarılar: (0%)
Level: 34
HP: 709 / 3226
709 / 3226
MP: 1540 / 1540
1540 / 1540
EXP: 1722 / 1736
1722 / 1736

Re: 25 YIL SONRA...

Yeni mesajgönderen esir-i_derd tarih 19 Ara 2010, 23:17

Orhan Gencebay'a kimse istemediği senaryoyu oynatamazdı.Orhan Gencebay halk adamı olduğunu düşünerek buna uygun rollerde oynadı.İlk filmi Bir teselli ver de nasıl piano ya hakaret etti ve bu(hakaret etmek) elinde değildi,senaryo gereği idi ise,Orhan Gencebay'ın ilerki zamanlarda oynadığı rollerdeki kişilik(halkın yanında olan,halk için çabalayan) te aynı oranda kendi elinde idi.Yani Gencebay seçimini halktan yana yapmıştı.Ama bu demek değil ki lüks hayat yaşamayacak.Orhan Gencebay tahmin ettiğimizden çok zeki bir insan bence.Küçüksün Yavrum filmi çekilirken bu Arabesk açık oturumu için film setinde Orhan Gencebay'a davet götürülmüştü sitede paylaşıldı bu video.Ve kendisin gayet lüks villasında söyleşi yapıldı.O yıldan sonra Gencebay'ın üretiminde bir aksaklık varmıydı? Bence yoktu.1977 de Bırakında yaşayalım dedi, 2004 de "param olmasa da beni sevebilirmisin ?" dedi.Ve 1977 deki Gencebay'ın maddi durumu ile 2004 deki durumu arasında muhakkak fark vardır.Yaşantısının kalitesi arasında da fark vardır.Ben üretimin azalmasının bir sebebinin de ülkedeki diğer müzisyenlerden dolayı olduğunu düşünüyorum.Bence Lükslükle maddiyatla alakası %1 den az.Burada bir yorumda okumuştum kimin yorumu olduğunu şimdi bilemiyecem.Eskiden Orhan Gencebay'ın etrafında Barış Manço,Erkin Koray vs. vardı.Fikir alışverişleri vardı üretim iyiydi.Şimdi oya aydoğanı görüyorum sürekli babanın yanında. Eskiden magazinle ilgili yokmuydu babanın ?
O zamanlar şimdiki gibi cumartesi,pazar,hafta içi her gece magazin programları yoktu.Ama o
dönemin en popülerlerinden olan Gencebay magazin içinde vardı ve haftada bir gün program mı var
o program içinde Gencebay'ında yeri vardır ve olmasıda gerekir.Ama öte yandan üretim
etkilenmiyordu.Popstar'a katılması mı üretimi etkiledi peki? Bence kesinlikle hayır.Ben popstara katılmasına yanındaki oturanlar yüzünden karşıydım.Bana bu yüzden kimse gencebaycı değilsin yada Orhancısın demesin.O programda yeri geldiğinde duygu hat safhadaydı.Orhan Gencebay duygulandığında beste yapması kaç saat, kaç dakika , kaç gün sürecek.Vakit mi yoktu üretime.Onlada alakası yok bence.Cemal safi ile telefon görüşmesinde Cemal safi Orhan Baba'ya Tek Hece yi verdiğinde beste yapması 15 dakika almamış mı ?.Her ne kadar fon müziği tarzında olasa da Orhan Gencebay her halükarda bestesini yapardı.
Benim tek hîç kim zâr ü perişan olmasın yâ Rab,
Esîr-i Derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın ya Rab..
Kullanıcı avatarı
esir-i_derd
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 414
Kayıt: 28 Nis 2010, 11:25
Teşekkür etti: 165
Teşekkür aldi: 122
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 35 / 711
35 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 414 / 417
414 / 417

Önceki


İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön » BASINDAN

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir