ben bu filmi pek sevmem. Filmde çakal dolmuşçunun duygularına tercüman olan Orhan Gencebay ve Ferdi Tayfur şarkıları çalar.
Bir başka filmde örneğin, adını tam hatırlayamıyorum, Sezerciğin üvey babası döve döve bayram günü çocuğu şeker satmaya lunaparka yollar hani.. Annesini de dövmekten verem eder..
O filmde Sezercik bayram sabahı dönme dolabın önüne şeker tezgahını açarken bir ses duyulur..
Çilesiz günüm yok, dert ararsan çok, öyle dertliyim ki..
Hani bugün, bir mekana , çarşıya, markete ya da oyun alanlarına gidildiğinde zamanın en popüler şarkıları çalar ya hep..
O şarkılar da kalite ve müzikalite açısından bakmadan, her kesime hitab eder ya, dolmuşçu da o şarkıları çalar, son model arabasıyla tur atmaya çıkan zengin züppeleri de, evde ütü yapan ev hanımları da..
İşte Orhan Gencebay'ın en çok o üç beş saniyelik sesi beni benden alır o filmdeki..
Kaderimin Oyunu parçasını sevmemdeki en büyük neden o üç beş saniyedir..