UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

Sanatçımızın Diskografisi, Albümleri, Plakları...

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti sorhanci 05 Nis 2008, 05:28

harika çalışma çok güzel olmuş
Kullanıcı avatarı
sorhanci
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 32
Kayıt: 30 Ekm 2007, 09:26

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti asakallı 05 Nis 2008, 08:41

topraktanbircan yazdı:Ufuk abi,müthiş olmuş.Ve dediğin gibi ciltletmekten daha iyi bir yöntem bence..


Başar kardeşim bir gün gidelim de bu arşive sakin bir şekilde bakalım bu böyle olmıyacak ne dersin

Ufuk abi bakıyorum yavaş yavaş bir Orhan Gencebay Müzesi kurma yolunda ilerliyorsun bana kalırsa yaşarken müzesi kurulan ilk sanatçı olacak gibi duruyor bu gidiş ;)
Kullanıcı avatarı
asakallı
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 726
Kayıt: 26 Eyl 2007, 13:33

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti topraktanbircan 05 Nis 2008, 09:30

asakallı yazdı:
topraktanbircan yazdı:Ufuk abi,müthiş olmuş.Ve dediğin gibi ciltletmekten daha iyi bir yöntem bence..


Başar kardeşim bir gün gidelim de bu arşive sakin bir şekilde bakalım bu böyle olmıyacak ne dersin

Ufuk abi bakıyorum yavaş yavaş bir Orhan Gencebay Müzesi kurma yolunda ilerliyorsun bana kalırsa yaşarken müzesi kurulan ilk sanatçı olacak gibi duruyor bu gidiş ;)


İnşallah Adnan abi,birgün kısmet olursa neden olmasın.Ufuk abiyle,seninle birgün karşılıklı çay içip sohbet etme şansımız inşallah olur yolum sizin diyarlara düştüğü vakit..
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1158
Kayıt: 02 Ekm 2007, 14:47
Konum: İstanbul

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti asakallı 05 Nis 2008, 09:52

topraktanbircan yazdı:İnşallah Adnan abi,birgün kısmet olursa neden olmasın.Ufuk abiyle,seninle birgün karşılıklı çay içip sohbet etme şansımız inşallah olur yolum sizin diyarlara düştüğü vakit..


İnşallah Başar eğer yolun bu taraflara düşerse her zaman beklerim seninle yüz yüze tanışmak isterim doğrusu
Kullanıcı avatarı
asakallı
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 726
Kayıt: 26 Eyl 2007, 13:33

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti ufukerkol 07 Nis 2008, 23:32

Resim
Resim
Resim
ORHANİZM.GENCEBAY KARDEŞLİĞİ...
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
 
İleti: 186
Kayıt: 15 Ekm 2007, 15:47

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti SerdarYılmaz 08 Nis 2008, 14:01

Pikabi ve plaklarinin yaninda kulakligiyla oturdugu resme bayildim.. Ne kadar özel ve dogal bir resim.. Sagol Ufuk abi..
Kullanıcı avatarı
SerdarYılmaz
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 683
Kayıt: 01 Ekm 2007, 20:41

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti ufukerkol 17 Nis 2008, 21:31

ARŞİVİMDEKİ BİNDEN FAZLA BASIN KÜPÜRÜNDEN BAZILARI.
Resim.
Resim
ORHANİZM.GENCEBAY KARDEŞLİĞİ...
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
 
İleti: 186
Kayıt: 15 Ekm 2007, 15:47

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti Murat Yaşar 17 Nis 2008, 23:12

Kelimenin tam anlamıyla mühtiş bir arşiv...Çok büyük emek isteyen bir iş..Eğer yapmayı düşündüğün projeye katkısı olacaksa bendeki tüm küpürleri sana seve seve gönderirim..Hoş mutlaka birçoğu sende mevcut olabilir ama yinede istersen gönderirim..Bir çoğu nostalji haber serisinde yayınlandı zaten..Biraz daha var elde.Zaman içerisinde ömere ulaştırır oda yayınlar sitede..
Emeğine sağlık....
Kullanıcı avatarı
Murat Yaşar
Usta Üye
Usta Üye
 
İleti: 313
Kayıt: 31 Oca 2008, 13:38

Re: UYGER'DEN LP, 45'LİK VE ALBÜM RESİMLERİ

İleti yaşamak_bu_değil 17 Nis 2008, 23:24

İşte yılların emeği diye buna denir.. Bende gazetelerden arşiv yapıyorum ama tabi siz çok önceden başladığınız için müthiş görüntüler var gerçekten bravo :) işte 63 yaşına geldi Orhan abi.. Bundan sonrada inşallah hep biriktiricem :)
Derdim Dünya dan BÜYÜK.....

http://www.orhanabi.net/chat " Radikal Gencebay cıların buluşma noktası! "
Kullanıcı avatarı
yaşamak_bu_değil
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 650
Kayıt: 25 Eyl 2007, 23:42

İÇİNDEN GENCEBAY GEÇEN YAZILAR

İleti ufukerkol 26 Nis 2008, 22:24

ARKADAŞLAR BURADA VERDİĞİM YAZILAR ELİMDE OLAN ONLARCA YAZILARDAN BİR KAÇI.

Her acının tiryakisi /Asaf Savaş AKAT.VATAN
Aklıma Orhan Gencebay'ın arabeski bir müzik türü olarak yaratan ünlü şarkısı "Bir Teselli Ver" geliyor. Tüm ülke yıllar boyunca bu şarkıyı bıkmadan usanmadan dinledi ve söyledi. Belli ki benliğimizin derinlerindeki bir mazoşizme hitap ediyor.

"Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum
Yaralı gönlüme bir teselli ver."

(Sözleri ezberimden yazıyorum. Bir hata varsa Orhan Abimden özür dilerim.)24.06.2003

Gencebay'ı yıkamadılar
Kanneci, meslektaşı Fazıl Say'ın, Orhan Gencebay'ı beğenen entelektüel camiayı suçlayıcı açıklamalarını da şaşkınlıkla karşıladığını söyledi. Kanneci, 'Orhan Gencebay için herkes daima iyi ya da kötü olduğuna dair açıklama yapıyor. Eminim ki bu şekilde onu boş yere meşgul ediyorlar. Benim söylemek istediğim şu ki; bırakın kardeşim, ne yapıyorsa yapıyor. Seversen dinlersin, sevmezsen dinlemezsin. Kaldı ki Gencebay'ı destekleyenler, onun daha iyi müzisyen olmasına yardımcı oldular mı? Hayır. Peki karşıtları onu yıkabildiler mi? Hayır. Herkes kendi işini yapsın. Laf aramızda kalsın ben Gencebay'ın tüm eserlerini dinlemiş birisi değilim, ama bazılarını da severek dinledim doğrusu. Uygun yerde doğru müzik yapıyor' dedi.21.01.2003.Gitar Virtiözü.Ahmet KANNECİ.AKŞAM.
Daha sonra MTV'ye takıldık. Akademi Türkiye'nin üç öğrencisi birlikte çalıp, söylüyorlardı. Özgür ile Barış gitarları eşliğinde Orhan Gencebay'ın 'Bana Kaderimin Bir Oyunu' adlı bestesini seslendiriyorlardı. Elçin de zaman zaman vokal yaptı. Yayın canlıydı ve muhteşem bir kompozisyondu. Sanırız, bu yarışmanın planlayıcıları da bunu izlemiştir. Aynı şarkı bu ekiple sahnede tekrarlanırsa, ortalık yıkılır. Bizden söylemesi.Burhan AYARİ.06.05.2004
*****************************************************.
Peki Aslı Altan neden paylaşılamıyor? Mekanını farklı bir anlayışla işleten Altan'ı, rakiplerinin önüne taşıyan asıl nedenin daima yenilik peşinde koşması olarak gösteriliyor. Elit bir tabakaya hizmet vermesine ve ağırlıklı olarak acid jazz çalınmasına rağmen, Orhan Gencebay'ın şarkılarını ilk kez mekanına taşıyan isim Aslı Altan olmuştu.01.EYLÜL.2002.AKŞAM.
RADİKAL - İSTANBUL - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Merkez Bankası Başkanlığı'nın vekâleten yönetilmesi konusuna Orhan Gencebay'ın 'Aşkı Ben mi Yarattım' şarkısıyla açıklık getirdi. Şener, "Bunu biz icat etmedik. Geçmişte de bu kurum vekâleten yönetilmiş. Beş kez beş aydan uzun bir süre vekâleten bu kurum yönetilmiş. Yani 5x5 formülü uygulanmış" dedi.15.04.2006.

AFRİKA'DAN BİLE TELİF VAR
İlhan Erşahin'in Orhan Gencebay şarkılarına yeni bir düzenleme yapıp, Amerika'da piyasa sürmeye hazırlandığı yolunda geçen yıl haberler çıkmıştı. İşte o dönemde konuyla ilgili olarak biz de Orhan Gencebay'ı aramış ve olayın içeriğini sormuştuk. Yaptığımız görüşmede Gencebay, 'Bugüne kadar yaptığım çalışmalar Ortadoğu'dan Akdeniz ülkelerine, Kafkaslar'dan Afrika'ya kadar pek çok ülkede dinlendi, dinlenmeye de devam ediyor. Korsanlarla birlikte bugüne kadar 200 milyon kaset sattığım ve bu coğrafyada 350-400 milyon kişinin beni tanıdığı gözönüne alındığında Erşahin'in işi hiç de zor olmayacak' demişti. O günlerde Gencebay'ın telaffuz ettiği 350-400 milyon insanın kendisini tanıdığı açıklamalarını, fazla iddialı bulmuş, biraz da şüpheyle yaklaşmıştık. Ancak geçenlerde bir dönem MESAM'da çalışan bir arkadaşımızla yaptığımız sohbet sonrası kendimize kızdık. Zira Gencebay'a telif gelen yabancı ülkelerin ismini duyunca küçük dilimizi yuttuk. Ünlü sanatçıya Azerbaycan'dan Afganistan'a Avustralya'dan Japonya'ya hatta Güney Amerika'ya kadar pek çok ülkeden telif geliyormuş. Dolayısıyla Gencebay'ın zikrettiği rakam üzerinde artık asla spekülasyon yapmama kararı aldık.Yusuf İZEL.28.08.2004.AKŞAM.
Yunan Ortodoksları'nın ABD'deki Ruhani Lideri'nin oğlu Michael Karloutsos'un düğünü öncesi Reina'da verilen partiye, tam 45 papaz katıldı. Orhan Gencebay'ın 'Batsın Bu Dünya'sını hep bir ağızdan söyleyen papazlar göbek atmaktan da geri kalmadı

Magazin Servisi

Eğlence din, dil, ırk tanımıyor. Boğaz'ın incisi Reina'nın önceki akşamki konukları bu kez de Ortodokslar'dı. ABD'deki Yunan Ortodoks Ruhani Lideri Alex Karloutsos'un oğlu Michael Karloutsos ile Anastasia Stogiannis'in düğün törenleri öncesi ünlü gece kulübünde parti düzenlendi. Aylar öncesinden rezervasyon yaptırılan, ancak gizli tutulan partiye İsrail, Kanada, Yunanistan ve ABD'den gelen davetliler katıldı.

Aralarında ABD senatörlerinin yanı sıra 45 tane de papazın bulunduğu 300 kişilik davetli topluluğu, unutulmaz bir gece yaşadı. Gelin ve damadın isteği üzerine aldırılan Orhan Gencebay CD'si gece boyunca Boğaz'ı inletti. Özellikle Gencebay'ın 'Batsın Bu Dünya' adını taşıyan remix şarkısını davetlilerin büyük bölümünün ezbere söylemesi şaşkınlık yarattı. İlerleyen saatlerde kendilerinden geçen davetliler, Türk usulü eğlence yaparak masaların üzerinde göbek attı.AKŞAM.
Ünlü modacı Faruk Saraç'ın ilkbahar-yaz koleksiyonunun sergilendiği ''Benim Adım Gelecek'' adlı defilesi önceki akşam gerçekleştirildi. Tüm geliri Darüşşafaka Cemiyeti'ne bırakılan defile Swissotel'de düzenlendi. Gecede erkek mankenlerin yanı sıra Çağla Şıkel ve Tuğçe Güder de podyuma çıktı. Koreografisini Uğurkan Erez'in gerçekleştirdiği defilede, Çağla Şıkel bir de oryantal şov yaptı. 550 parçalık koleksiyonu aralarında Semra Özal, Türk Kalp Vakfı Başkanı Çetin Yıldırımakın, Orhan Gencebay- Sevim Emre, Adnan Şenses, İzzet Yıldızhan ve Aydan Şener'in de bulunduğu kalabalık bir davetli topluluğu izledi. Gecenin en ilginç anı ise finalde Orhan Gencebay'ın 'Batsın Bu dünya' adlı şarkısının çalınmasıydı.
Gece, ilerlemekteydi. Altan Baba'nın ben, bir kez bile, BİRRR KEZ BİLE bizi Orhan Gencebay'sız koduğuna şahit olmadım. Bu özel gecelemede de öyle oldu. Önce Altan
Baba çok çok çok çok uzun bir intro çekti. Makinelerle oynuyor filan. Böyle uzatıyor kısaltıyor kesiyor biçiyor. Makaseller'in çimlerle, buzlarla yaptığı gibi. İntroyu öyle bir uzattı ki, intro introluğuyla tenakuza düşme hallerine düştü. İntro uzadı uzadı, tam canımıza tak etmişti ki, THE KONUŞMA başladı.
Orhan Baba'nın THE KONUŞMASI.
Orhan Gencebay Klasikleri CD'sinin açılış THE KONUŞMASI noktası ve virgülüyle aynen şöyle:
Sevgili Gönül Dostlarım, Ben Orhan Gencebay. Yıllardır size seslenen, dertlerinizi, acılarınızı sizlerle paylaşan, sizlerle ağlayıp sizlerle gülen, alkışlarınızla, ilginizle büyüyen Orhan Gencebay.
Sizlerden aldığım güçle yaptığım bestelerim kiminizin gençliğine, kiminizin doğup
büyümesine ve yaşamına eşlik edebildiyse, bundan büyük onur ve gurur duyarım. Sizlere şükranlarımı sunuyorum.
Anılarınıza kattığınız bestelerim, artık benim değil; sizlerindir.
Sevgili dostlarım, şimdi şöyle eskilere giderek 970'lerde yaptığım bir bestemle, saz arkadaşlarım eşliğinde albümüme başlamak istiyorum.
ARKADAŞLAR! HAZIR MISINIZ?
Daha güzel, daha mutlu, daha adil sevgi dolu bir dünya için, barış için, insanlık için: BATSIN BU DÜNYA.
Bu konuşmanın akabinde Orhan Gencebay'ın hepimize vaat ettiği üzre, bizlerden sakınmadığı üzre, sazlar olaya giriyor ve Batsın Bu Dünya başlıyor ki, bu parça daha girişinde tüylerimizi diken diken edip bizi bir his fırtınasının orta yerinde, tek kürekle bırakıp gidiyor. Batsın Bu Dünya bestesine, duygusuz kalanlar, sözlerini haykırmaya başlamayanlar, gelmiş geçmiş Türk parçalarının en harbilerinden, en kıymetlilerinden, en şahanelerinden olan bu şarkıya, kayıtsız kalabilenler var ise, dünya bir yaratık yaratıkladı ise; derhal bu köşenin topraklarını terk etsinler.
Altan Baba, Orhan Baba'nın bu ölümötesi parçasını bangırdatıyor. Biz Orhan Baba'nın ebedi serinliğine arıza teşkil edercesine, yürekten sözlerini haykırıyoruz. Orhan Baba gelmiş geçmiş söz virtüözlerimizin en büyüklerinden, en hakikilerinden biridir. Altan Baba'ya dünyamızdan bu ışığı eksik etmeyip Yeri'nde bizi Orhan Baba'sız bırakmadığı için müteşekkiriz. Kalp Adamı Orhan Gencebay bir filminde Samsun'dan bir motora atlar ve İstanbul'a kadar krem
rengi pardösüsü sırtında, duruşundan bir dirhem taviz vermeden ayakta gelir. Orhan Baba, bugüne dek, duruşundan asla taviz vermemiştir. Amerika'dan, kalp ameliyatından, aslanlar gibi dönmesini bekler; kendisine yürekten acil şifalar dileriz.26.11.2000.Perihan MAĞDEN.RADİKAL


Tam da akşam trafiği... Feci kilit olmuş yollar. Boğaziçi Köprüsü girişi tıkanmış, pis pis etrafa bakıyor şoförler. Canım sıkılıyor, oyun oynuyorum kendi kendime. Yıllar önce, ben 9 yaşındayken filan gaiba, Halit Kıvanç'ın harika bir çocuk kitabı çıkmıştı. Bir sürü oyunlar anlatıyordu. (Keşke Halit Ağabey şunu bir daha elden geçirip tekrar yayınlasa.) Mesela plakalardan isim üretme ya da bir ünlü bulmaca oyunu. Sonra aynı marka arabaları sayma veya aynı renk olanları... Trafik aksa, ben de pencerede oturuyor olsam oyun çok zevkli ama etrafımdaki arabaları saydım, plakaları ile oynayabileceğim bütün oyunları oynadım, bitti... Evet, kendi kendime!... 32 yaşını yeni bitirmiş biri olarak Halit Ağabey'in kitabındaki oyunlarla hâlâ vakit geçirebiliyor olmam harika bir şey aslında. Ama her çocuk gibi canım sıkıldı biraz sonra.

O sırada gördüm kadını. Evet evet, alnını arabanın camına dayamıştı. Sonra kaldırdı başını, kendi kendine bir şeyler mırıldanıyor gibi dudakları kıpır kıpırdı. Dinlediği şarkıya eşlik ediyor diye düşündüm. Şarkıyı tahmin etmeye çalıştım. Acaba hangi radyo kanalını dinliyor olabilirdi? Yoksa radyo değil de kaset filan mıydı? Türkçe sözlü mü yabancı mı? kadının görünümünden çıkarabilir miydim acaba? İşte yeni bir oyun buldum. Kadıncağızı bir kategoriye koyacağım, sonra etiketleyeceğim ve ona bir hayat öyküsü yazacağım. Mesela... Adı Nalan olsun. İlk aklıma gelen isim... Nalan bir... Bir... Biiiiir... Bir reklam şirketinde metin yazarı olsun. Yok, evli olmasın. İçten içe evlenmek istiyor olsun ama adam yanaşmadığı için o istemiyormuş gibi yapıyor olsun. Aslında... "Evet, aslında Nalan çok da mutlu değildir. Ama mutluyum ya da mutsuzum gibi yorumlar yaşadığı çevrede çok anlamsız bulunduğundan durumunu kabul etmiş, yaşamaktadır. Birisi onu kıracak diye ödü patladığından herkese uzak ve içine dönük yaşamayı öğrenmiştir sonunda. Dış görünümü ise son derce sosyalmiş gibidir, konuşkan, cana yakın vs... Kendi içini sadece kendine döker." Ben tam böyle kafam bir beyaz kağıt, üzerinde kalem koştururken benim Nalan arabasının camını açtı. Bir sigara yaktı.

Tehlikeli oyun...
Ben Nalan'a Şöyle Sting, mting gibi bir şey dinletecektim hayalimde ve bu yüzden hafif mutsuz, şehirli kadın resmi çiziktiriyordum ki Nalan gerçek hayatta ne dinlese beğenirsiniz... "Bir zamanlar benim sevgilimdin... Yanımdayken bile hasretimdin Şimdi başka bir aşk buldun Mutluluk senin olsun..." Darardaaammm. Ben birden bu Nalan'ı bir seveyim... Arabanın torpido gözünden Orhan Gencebay CD kapağını çıkarıp camdan "Nalaaaaaan bak, bende de var" demek geldi içimden ama Nalan camını kapadı. Canım Nalan ile geçirdiğim, beklerken bir ömür gibi gelen ama aslında yarım saati bulmayan uzak-yakın beraberliğimizde, tüm yaşamım boyunca yapmamalıyım dediğim ama her defasında yaptığım o korkunç şeyin oyununu oynadım. Önyargılı olma ve kategorize etme... Nalan'in adı belki de Hatice'ydi. Belki Gül, belki Suna.. Belki de Afitap... Çok mutlu bir iki çocuk annesi de olabilirdi, nişanı henüz atmış bir şen kız da... Kolundaki saat yanılttı beni. Bir de siyah bluzu... Bir de arabasının rengi, bir de saçının röflesi... Hepimiz bayılırız ya insan sarrafı kesilmeye... Şu şudur, bu böyledir filan...


Geçtiğimiz akşam BBC'de bir Tayyip Erdoğan belgeseli yayınlandı, bilmiyorum izlediniz mi? Bir İngiliz gazeteci, birçok uzman, gazeteci, politikacı ile konuşmuş.
Tabii Başbakan Tayyip Erdoğan'la da.
Bu arada çiftçiler, minibüsçüler, çobanlar fikirlerini anlattılar Tayyip Erdoğan ve AB ile ilgili.
Fon müziği ise Orhan Gencebay'dandı.
Acı çeken insan deyince, aklıma Orhan Gencebay dinleyen bir birahane dolusu insanlar geldi, bir de batsın bu dünya repliği...
Doğrudur. 'Ben mi yarattım?' diyor adam. Fakat Türk aydınını anlayamıyorum, kendi toplumundan o kadar kopuk ki, arabesk fenomenini de anlayamıyor. Umutsuz aşk, dünyanın yalancılığı, inanılmazlığı, güvenilmezliği, geçiciliği, faniliği tasavvuf edebiyatında, klasik divan edebiyatında, Yunus Emre'de de gördüğümüz temalar, ama söyleyişler farklı. Arabesk fenomeninde çok daha vahşi bir Doğululuk söz konusu.
Doğu kültürünün daha önce edinmiş olduklarından koparacak denli vahşi mi demek istiyorsunuz?
Evet, öylesine vahşi bir ortaya çıkış. Temalara baktığınızda işlenmemiş ham bir Doğululuk. Baki'nin şiirinde o ne kadar rafineyse veya klasik Osmanlı şiirinde, Orhan Gencebay'da o kadar brüt ortaya çıkıyor. Belki Orhan Gencebay daha rafinesini yapabilir, o ayrı mesele. Yapsa da toplum
Sami Yusuf bu zenginliği müziğiyle harmanlamayı bildi. Ama asıl başarısı şurada: Müziği güçlü ülkelerden en çok ilgiyle dinlenen eserleri kendi müziğiyle kaynaştırdı. Pakistan’dan Nusret Fatih Ali Han’ı, Türkiye’den Orhan Gencebay’ı örnek verebiliriz. Buna benzer müziği güçlü isimlerin kulaklarda yer eden müziğini inceleyip hem doğudan hem de batıdan alıp müziğine melodik bir farklılık katan Sami Yusuf’un söz yazarı bir Tunuslu ve Muallim, My Ummah albümleri öncesi en az yedi kez sadece bizim ülkemize gelmiş.18.02.2006.Milli Gazete.******************************************************
Açamayacağı araba yok
İstanbul'da çok daha fazla ve çeşitli arabalar vardı. O gelince mahalle sakinlerinin arabaları kaybolmaya başladı. En geç bir gün sonra temizlenmiş olarak yerlerine bırakılıyordu. Yakalandı, dövüldü, onlarca kez cezaevine atıldı ama sevdasından vazgeçmedi.
Rumelihisarı'nda yaşadığı 28 yıl içinde kimi zaman bir ambulans kimi zaman bir otobüs kimi zaman konsolosluk otomobiliydi, gönlünü çalan. En çok, sevdasına 'hırsızlık' denmesine içerledi. Aşkını anlamayanlar, üzerine kurşunlar saçtı, yaralandı. Onu anlayanlar ise arabalarını verdi, gezmesi için. İki eşyası vardı. Biri arabaların kapısını açmakta kullandığı çay kaşığı, diğeri Orhan Gencebay'ın kasedi.
13.06.2002.RADİKAL. ..Dursun TOKAT. Tokat TURHAL . Doğumlu.
Dil yarası
İsrail'in, büyük çapta Arap kökenli vatandaşlarının ikamet ettiği bir yer olan Beer - Sheva doğumlu olan Zehava Ben, kökleri nedeniyle yalnızca İbranice değil Arapça da söylüyor. Hatta çoğunlukla Arapça söylüyor. Şarkıcının ilk ortaya çıktığı yıllar olan 90'ların başında, zaten çoğunlukla Arap kökenliler tarafından sevildi. Şarkıcının İsrail'de bir numaraya oturması 1990 yılına denk geliyor. Bu tarihte, bir film için seslendirdiği "Tipat Mazal (A Bit Of Luck)" adlı şarkı bütün ülkede büyük bir hit haline geldi ve Zehava'yı bir daha yerinden edilemeyecek bir konuma taşıdı. "Tipat Mazal", bizim Orhan Gencebay'ın "Dil Yarası" adlı şarkısından başka bir şey değil. Gencebay tarafından 70'lerde yazılmış olan şarkı, tam yirmi yıl sonra İsrail'de bir genç şarkıcıyı zirveye taşımış. Şarkıcının albümlerinde, bu şarkının altına "anonim" notu düşülmüş. Bu şarkının başarısından sonra Zehava Ben için her şey çok daha kolay gelişmiş elbette. Arka arkaya yayınlanan albümler, şarkıcıya bir kült statü kazandırmış.20.10.2002.RADİKAL.
İçim ürperiyor, ya evde yoksan
İsmet Berkan
28/03/2004 (1298 defa okundu)
Bugün seçim pazarı. Belki oy verdiniz, belki birazdan vereceksiniz. Günün mana ve ehemmiyetine uygun olsun diye ben de bugün köşemi bir şarkının sözlerine bırakıyorum. Şarkı, Orhan Gencebay'ın kadri bilinmemiş bestelerinden biri. Yıllar sonra 'Neredesin Firuze' filmi için yeniden seslendirildi. Üstelik Haluk Bilginer, Özcan Deniz, Cem Özer, Ruhi Sarı ve Ragıp Savaş birlikte söylüyor. Bu güzel şarkının sözleri Cemal Safi'ye ait..
İşte Orhan Gencebay'dan 'yürekten' bir değerlendirme:
"Çocuklar da sevmiyorlar karısını. Kurt Cobain'i o öldürdü diye düşünmeseler de, yaptıklarını görerek Cobain'i haklı buluyorlardır. Belki Kurt Cobain bu kadar hassas, duygusal olmasaydı bu olaylar olmazdı. Biraz daha kararlı olabilseydi daha iyiydi. Kopamıyordu demek ki hanımından. Katlanabiliyordu ama sonunda dayanamadı ve hayatına son verdi. Resimlerini gördüğümde 'Keşke yapmasaydı' diye düşünüyorum. Özel hayatı kendisini ilgilendirir ama çok değerli bir insandı. Daha dengeli olsa daha mutlu edici olurdu
Yazar Murat menteşin kitabından alıntı bir yazı

Boğaziçi Köprüsü'nden kopan taksi Etiler'e doğru yol alırken, radyoda Orhan Gencebay'ın Hayat Kavgası şarkısı çalmaya başladı. İbrahim Kurban'ların evinin önüne geldiğimizde şarkı henüz bitmemişti. Şoföre parayı saydım, fakat arabadan inmedik. Şoför, soru soran gözlerle suratımıza bakıyordu. İşaret parmağımı dudaklarıma götürerek, "hişşşş" dedim. Şarkı bitti. Biz taksinin arka kapılarını aynı anda açıp dışarı çıkarken, İbrahim Kurban başını içeri uzatarak durumu şoföre açıkladı: "Orhan Gencebay çalarken arabadan inilmez kaptan

_________________
PİRAMİTLERİ TÜRKLER YAPMIŞ OLABİLİR…
Orhan Gencebay, 15 yaşından beri sürdürdüğü araştırmalardan ilginç sonuçlar elde ettiğini söyledi. Yıllardır üzerinde çalıştığı 'Türk Müziği Belgeseli' adlı çalışmasını yürüttüğü sırada; Rus bilim adamları tarafından yapılan 'Piramitleri Türkler ve Ruslar yaptı' açıklamasıyla çalışma- larını bu konu üzerine de yoğunlaştırdığını söyleyen Gencebay, 'Mısır Medeniyeti ile Türkler arasında müthiş benzerlikler var. Dolayısıyla Piramitleri Türkler yapmış olabilir' dedi. Bodrum'da tanıştığı 83 yaşındaki yazar ve araştırmacı Kazım Mirşan'ın da aynı yönde bulgular elde ettiğini açıklayan Gencebay, Mısırlılarla Türkler arasındaki şu üç benzer noktaya dikkat çekti: 'Piramitlerde kullanılan 18 figür, Türk alfabesiyle büyük benzerlikler gösteriyor. Firavunların mumyalama şekliyle Türklerin 5 bin yıl önce Ortaasya'da kullandıkları teknik aynı.
Mısırlı bir kavim de, sembol olarak 'kurt başı’nı kullanmış.'
Gencebay, Rus bilim adamlarının 'Piramitleri Ruslarla Türkler yaptı' açıklamasının çıkış noktasının ise şu olabileceğini öne sürdü: 'Yapılan araştırmalar ve jeolojik veriler Türklerin Anadolu'da Batılı bilim adamlarının iddia ettiğinin aksine çok daha önceleri yani 8–10 bin yıl önce de var olduklarını ortaya koyuyor. Türklerin, binlerce yıl evvel sıkı ilişkiler içinde oldukları Ruslarla; Karadeniz kıyılarında 10-12 federasyon kurdukları biliniyor.Yusuf İZEL.İSTANBUL.
**************************************************
Orhan Gencebay, `Batsın Bu Dünya` dediği için gecekondular, varoşlar filan ortaya çıkmadı. Tam tersi oldu: Büyük kentin şekli şemaili değiştiği için... Yeni bir hayat tarzı oluştuğu için Gencebay böyle bir parça yaptı. Şarkılar değişimin nedeni değil, zaten değişmiş olan dünyanın sonucudur. Yeni ilişkilerin, yeni duyguların, yeni davranış ve tutumların; sesle, melodiyle, ritimle ifadesidir. Biz ise medya olarak tam tersini iddia ediyoruz. Sanki şarkılar dünyayı değiştirmiş gibi sunuyoruz. Hata yapıyoruz.
Pop star Alaturka yarışmasını izliyorum. O yarışma şahane. Orada Orhan Gencebay var ki ders verir gibi onu dinliyorum. Hem müzik tarihi hem Türk hem de dünya tarihi konusunda bu kadar derin bir bilgisi olduğunu bilmiyordum. Hakkında hemen hemen her şeyi öğrenmiş oldum. Ben o yarışmayı sadece Orhan Gencebay ne dinleyecek diye oturup izliyorum. Bir sürü de şey öğrendim sayesinde.
“ORHAN GENCEBAY ROCK GRUPLARINI ETKİLEMİŞ”
Orhan Gencebay yarışmada 'Bir rock grubu var. Benim rifflerimi kullanıyormuş' dedi. LED Zeppelin'den bahsediyordu. Benim de çok sevdiğim bir gruptur. Stairway to Heaven diye çok meşhur bir şarkıları var. Ben de araştırdım doğruymuş. Çok etkilendim bundan. LED Zeppelin'nin bu konuda bir açıklaması var; Türk sanatçı Orhan Gencebay'ın rifflerinden faydalandığına dair.
Kashmir diye bir şarkıları var ve Orhan Gencebay'ın bağlamayla yaptığının çok benzerini yapıyorlar. Bire bir belki alıp kullanmamışlar ama etkilenmişler. Orhan Gencebay dünyanın çok iyi bir rock gurubunu zamanını da etkilemiş.
Bir gün bir Orhan Gencebay parçası seslendirir mi Yaşar?
Seve söylerim tabii. Çok zor olur şarkılarını söylemek. Eserleri büyük eserler. Basit birkaç sesli şarkılar değil. Oktavlı ve birkaç bölüme ayrılan şarkılar. Zor olsa da söylerim. Çok da memnun olurum.urubunu zamanında etkilemiş.YAŞAR.SANATCI.19.12.2006.GERÇEK GÜNDEM.
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
 
İleti: 186
Kayıt: 15 Ekm 2007, 15:47

ÖncekiSonraki

Gencebay 45'likleri, Lp'leri ve Albümleri


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir