Konuyu açan arkadaşımızın yaptığı listeye bakalım.
"başa gelen çekilirmiş", "aşkımızın duası", "ümitsiz aşk" gibi 60 sonları ile 70 başlarına dayanan eserler var. Bunun yanında "cennet gözlüm" "küçüksün yavrum" "bahçevan" gibi 80 sonları ile doksanların eserleri. "eyvallah" bile yeni bir klasikler için düşünülebiliyor gerçekten. Tabii biz de klasikleşiyoruz (yaşlanıyoruz) bu meyanda.
Efendim klasikler olsun mu olmasın mı?
Klasikler 3 yanlış mı olur?
"Yokluk" eseri dijital müziklerle yorumlanır ve dejenere edilebilir mi?
Bırakın şarkıları bildiğimiz gibi hatırlayalım mı?
Tabii bu düşüncelerin hepsine saygılıyım, ama katılmıyorum. Klasikler 3 yapıp yapmama kararı sanatçıya ait. Yapar, beğeniriz -beğenmeyiz. Ama onun namına karar veremeyiz. Ben yapılabileceği görüşündeyim. Kuvvetle muhtemel böyle bir albüm çıkacak da zaten. Mukayeseyi yaparım. Eğer "yokluk" yeniden yorumlanır ve dijital kompüterize müzikle dejenere edilirse ilk versiyonu içimde çalmaya devam ederim (ben mesela "batsın bu dünya"nın hep ilk versiyonunu tercih ederim, ama klasiklerden beri ilk versiyon hemen hiçbir yerde lanse edilmez oldu). Ama kimbilir belki yeni düzenleme ile daha iyisi ortaya konur. O da bizim kazancımız olur(mesela "musalla taşı"nın da daima klasiklerdeki versiyonu tercihe şayandır)...
Daha önce "versiyonlar" başlığı altında yazdım. Klasikler 1 ve 2 de yorumlanan çoğu eser orijinal versiyonu aratmıştı. Ama arada dikkat çeken "musalla taşı" "kabahat seni sevende" gibi yeni versiyonlar da vardı. Diğerleri orijinal olsun, daha iyileri orijinallere eklensin. Kimbilir? Belki üstad "ümitsiz aşk" a öyle bir yeni düzenleme yapar ki tadı damağımızda kalır...

(0%)




News