"Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

Yunus Emre'ye ve Mevlanaya Kadar Uzanan Engin Felsefe...

"Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti idam_mahkumu 28 Ekm 2007, 01:27

“Aşk Değil…” Bizden başkası ne kadar anlayabilir ki Ey deli Gencebay severleri ? Bir insanı sadece aşk mı kahreder ? Duvarı nem, Gencebay’cıyı gam yıkar…


Sabahsız bir Gece…



Olmaz, olmaz işte… Her gece yatağınıza girdiğinizde, beş dakika bir sağa bir sola döner, iki dakika içerisinde dalıp gidersiniz o “Meçhûl âleme…”

İnsan oğlu iki unsurdan oluşur. Bir maddî beden, bir de manevî beden… Maddî bedeniniz, aynaya bakınca gördüğünüz et yığınıdır sadece. Fakat birde soyut bir bedeniniz vardır ki o sonsuza kadar bakî kalacaktır.

Maddî bedeniniz ile manevî bedeniniz arasında gümüş bir kordon vardır ki bu kordon iki âlemi bir birine bağlar. Gece uykuya daldığınız vakit ruhunuz bedeninizden sizin arzunuz dışında ayrılır. Astral bir seyahate çıkar. O kadar yorgunsunuzdur ki, ruhunuzu yönlendiremezsiniz. O istediği yere sizin bilinciniz dışında gider, gezer dolanır ve geri döner… Bu yüzden uyku yüzde elli ölüm demektir.

Bunu her gece yaşıyoruz zaten… Bir gece hariç..

Olmaz işte, olmaz.. O gece bir türlü bedeniniz uykuya dalmaz… Beyninizden bir türlü “uyu ey! Beden” emri çıkmaz. Çünkü kalbiniz beyninize bir tâlimat göndermiştir. Emir büyük yerdendir, beyin erkekse bu direktife uymasın..

” Er kişi aşk meyi ile sarhoştur, bu sebeptendir ki gözlerine uyku girmesin, hele ruhu elini kolunu sallayarak başka başka âlemlere göç etmesin, her dakika bir saat, her şarkı bir ömür sayılsın….

Gereğinin yapılmasını saygılarım ile arz ederim…”


İmza;
Gönül
Adres: Sana gönderdiğim alyuvar ve akyuvarların senden ayrıldıktan sonra nereye gittiğini takip edersen beni bulursun…

…..

Yine o yatağınızda siz ceset gibisinizdir. Ama uyumak istersiniz, uyayım da sabah olsun. Buna ilk okul çocukları bile güler. Uyumak ne haddine senin ?...

Gönlünüz beyninizi fenâ korkutmuş. O güvendiğiniz deha beyniniz, şimdi sadece çöp tenekesidir. Sorularınızı küstâhça karşılıksız bırakır… Zavallı, onun da bir suçu günâhı yok. Emir demiri keser demişler… Ne suâl yönlendirseniz, lâfı değiştirir. Çare yoktur size zihninizden. Yatakta bir sağa, bir sola dönerken, içinizden film şeridi gibi birkaç masum mısra dökülür. Bu ne olduğunu bilmediğiniz o yüce duygu için yazmış olacağınız ilk mısradır ama ne yazık ki asla son olmayacaktır…

Sensiz bir gece sanki bir asır..
Gönlüm seni, sabah görmek ümidi taşır..
Tarifini edemediğim duygular belirdi birden;
İnan şu sıcak gece içim kutupta gibi üşür..


Ömer Faruk EROL 15 Haziran Pazar, 03.10

Yok, olmuyor. Odanın karanlığında etrafa mecnûn mecnûn bakarak geçmez bu zaman..

Hani kurban bayramı sevinci vardır bir hep içimizde saklı durmuş. Hani kurban bayramına bir hafta kala her yerde kurbanlık koyunlar gezer. Yaşınız ya 9 yada 10’dur. İlköğretim dörde beşe giderken, bir an önce şu ders bitsin de, mahallemizdeki arsada otlayan koyunlara bakayım istersiniz. Özellikle koçların boynuzlarından ürkersiniz ama yinede onları çok seversiniz. Babanız iş çıkışı bir koç tutup getirir boynuzlarından. Ya kapının önüne yada yazlığa bağlarsınız onu. Uzaktan uzağa seyredersiniz, dokunmak istersiniz ama bir yandan da çekinirsiniz. Arife gecesidir, anneniz kız kardeşlerinizin her iki avucuna, erkek kardeşlerinizin ve sizin sağ elinizin kuş parmağına kına yakar… Normalde 8, 9 demeden gelen uykunuz o gece bir türlü gelmez. Aklınız fikriniz takılmıştır bir kere o koyuna.. Acaba şimdi üşüyor mu ? karnımı aç? Yarın kurban edileceğinden bir haberi var mı ? İnanamıyorum, yarın kurban bayramı..Herkes güzel güzel giyinecek.. Allah! Herkesin koyunlarını göreceğim, bizim koyuna kendi elim ile su vereceğim, tuz vereceğim. Ama babam yanımda olursa, yoksa korkarım..

Uyuyamazsınız o gece.. Bir sağa, bir sola.. Gecenin yarısında evin içinde hayalet gibi gezersiniz. Bir lavaboya, bir mutfağa… Kuş parmağınızda ki o mübarek kına sizi olduğunda fazla heyecanlandırır. Bir an evvel sıradan bir bezle yada eski bir çorap ile sarılmış kuş parmağınızı görmek istersiniz… Sonra bu tatlı, çocuksu sıcak ve sempatik hayaller ile, gecenin ilerleyen vakitlerinde nihayet uykuya dalarsınız..Ama ne hikmetse sabahın köründe cami imamından önce siz kalkarsınız. Müezzinin ezânı okumasını, bayram namazının başlamasını istersiniz..

İnanın, inanın bir birinin o kadar benzeri ki… Bir çocukluğunuzda yaşamışsınızdır bir an önce sabahın olmasını, sabahın bir an önce gelebilmesi için uyumanız gerektiğini ama uyuyamayışınızı… Sonra bir tatlı uykuya dalıp, sabahın köründe uyanışınızı..

Geçmez kahrolası zaman.. Yelkovan ile akrep protokol imzalamıştır, kıpırdamazlar yerinden.. “Ya Evde Yoksan” albümünü belki iki, belki üçüncü hatmedişinizdir. Ham haldeki duygularınız, “Ya Evde Yoksan” da ki aşk kıvamı ile bütünleşmiş, bu müstesna duygular sizi çepeçevre sarmıştır. Aşkınızın temellerini sağlam atmışsınız.. Çimentosu aranje, suyu ezgiler, kumu sizin duygularınız, harcı karan beyniniz, dökülecek yer ise kalbiniz..

Yüzünü gözünüzün önüne getirmeye çalışırsınız, öylesine güzel bir kıza aşık olmuş olmanız sizi zaten bambaşka heyacanlara taşıyordur. Resmen çocuk gibi seviyorsunuz, "Bİr gün birine aşık olacağımı tahmin ediyordum ama böylesine yeşil, böylesine sarışın, böylesine buğday tenli, melek gibi bir kıza aşık olabileceğim aklımın ucundanda geçmezdi.. Hem ömrümde ilk kez deli birine aşığım hemde aşık olduğum insan yedi cihan güzeli.." Diyerek gönlünüzü avuttuğunuzu sanarsınız..

Fakat ters giden birşeyler vardır... Ne sebeptendir bilinmez sevdiğiniz kızın yüzünü hatırlayamazsınız... Kısık, kuşkulu ve sinirli bir ton ile; "Allah..Allah..." dersiniz... Yıllar önesinde gördüğünüz sıradan bir kişiyi sanki beş dakika önce görmüş gibi hatırlarıyorsunuz ama nasıl olurda daha o gün içinde görüp çılgınlar gibi sevdiğiniz insanın cemâlini gözünüzün önüne getiremiyorsunuz... Bakacasınızki bu hatırlamakla olmayacak. Hatırlamakla gözünüzün önüne mâh cemâli gelmeyecek. Resmnen beyninizin içinde bir yere bir tuâl oluşturur, elinizle O'nun resmini çizmeye çalışırsınız. "Tamam, gözleri yeşildi... Saçları koyu kestaneydi... Teni pürüssüz, tertemiz ve buğday rengiydi... Yuvarlak yüzlü..." Olmaz. Bir türlü ölçüyü tutturamıyorsunuzdur. Yazıp yazı bozuyorsunuzdur. Yap, seyret, beğenme; "Bu kadar çirkin değildi !"

Sevdiğinizin yüzünü hatırlayamama olayı ise kafanızda ki ayrı bir muammâdır.

Sabahın gelmesini artık çok daha fazla istiyorsunuz. Sabah olsada aşkımın yüzünü görsem... Hop! Nereden aşkın oluyor o senin ? Sen onun için bir yabacısın. Tutsan tutacak kadar yakınında ama, bak sesleniyorsun. Duyuluyor mu sesin ?

Duvarda lise ikinin son gününde, lise arkadaşlarınız ile okulun bahçesinde topluca çektirdiğiniz bir resim asılıdır.. Nasıl olmuşsa, bir anlık boşluğunuzdan yararlanan beyniniz, o resmi görebilmenize olanak tanır. Resmi görür görmez, irkilerek yatağınızdan kalkarsınız…

Resme kan çanağı gözler ile yaklaşır, uzun uzun bakarsınız… “Bu resimdeki ben daha çocuk” dersiniz… Sizce de komik değil midir ? O resim sadece 48 saat önce çekildi. Belki bir tebessümde edersiniz. Vay be… dersiniz, vay ki ne vay.. İhtiyarladım, kocadım, saçlarım ağardı sanırsınız..

Neden mi ?

Çünkü en masum ve doğal gülüşünüz, sadece iki gün önceki o resminizde kalmıştır.. Artık aşıksınız, aşık! Aşk demek, uykusuz geceler demek.. Geçmek bilmeyen zaman demek… Hep sağdan soldan duyduğunuz şeylerdi bunlar. Size hikâye gibi geliyordu. İzleyip, dinleyip, okuyup geçtiniz. Farkında mısınız bilmem ama bir gün sizinde aşkınız gün gelecek sitelere, şiirlere, bestelere ve hatta hikâyelere konu olacak …

Başınızı ne yöne çevirseniz, hep o yeşil gözlünün o sıcak ve içten tebessümü gelir… Allah’ım çıldıracaksınız….

Teybin üzerinde, hemen “Aşkı ben mi yarattım” albümünün yanında “Yarabbim” kaseti bulunmaktadır. İçimdeki heyecanımı en iyi rabbim anlar diyerekten, albümü koyarsınız teybe, evdekilerde rahatsız olmasın diye kısık bir ses ile dinlemeye başlarsınız..

Ne yapayım, ne edeyim.. Nasıl dindireyim heyecanımı. Nasıl teselli edeyim, avutayım kendimi der durursunuz.. Birden bire gözünüze, yıllardır asılı duran bağlamanız ilişir. Daha önce sizin için “tahta” parçası olan bu nesne, şimdi sırdaş olur…

Yanına gelirsiniz onun. Saat sabaha karşı ya üç yada dörttür.. Saza usulca dokunursunuz… Beni kabul etmez sanırsınız ama o sizi bırakmak istemez..

Alayım elime dersiniz, alayım bir bakalım ne olacak ?

Elinize aldınız ama, ne çalmaktan anlarsınız, ne makamdan, ne akorttan.. Yine siz doğmadan önce yazılmış bir yazgıyı yaşarsınız. Şans bu ya, bağlama doğdunuz günden beri onu çalacağınız anı gelinlik kız gibi beklemektedir.

Kucağınıza alırsınız. İstersiniz ki, şu Gözüm Sende’yi bir çalayım… İstersiniz ki şuan çalmakta olan “ Aşk Değil “ i bir çalayım..

Daha öncesinden el sürmeye çekindiğiniz sazınız, size sadece sizin anlayacağınız bir ses ile;

”Ne olur, çekinme korkma benden… Duygularını bana izâh et yeter.. Senden beni ustalık ile ircaa etmeni beklemem.. Ben aşk adamıyım, seni az en senin kadar tanırım. Sen bir tıngırdat, hep onlar çaldı ben dinledim.. Bu kez de ben çalayım, sen dinle…”

Yeterli değil midir ? en çok sevdiğiniz şarkılardan olan “Aşk Değil” i mırıldanmaya ve çalmaya başlarsınız…

“Sen aşkınla bende doğan, benden daha büyük bir çilesin Özlem !...”
”Arıyorum şimdi seni, sen nerdesin? Ben nerdeyim Özlem…”
”Bahtının gölgesine sığınıp da kalmışım, bir dilenci misali el açıp yalvarmışım Özlem…”


Duygular bağlamanızı bile asmıştır… Sizin bu aşk dolu feryadınız karşısında teyp bile duramaz.. Teypten aniden “Çat…!” diye bir ses gelir… Bu ses elbetteki kaset bitiğince otomatik atan “play”düğmesinin sesidir.. Hep o çaldı, siz dinlediniz.. Bu kez de ben çalayım, o dinlesin istersiniz..

Ayağa kalar, gecenin bir vakti volta atamaya başlarsınız..Allah’ım neden sabah olmuyor.. Neden güneş doğmuyor…

Volta atarken odanızdaki seramikleri sayıyorsunuzdur… Sağdan sola on üç. İki tur attınız yirmi altı.

Gözleriniz dik dik bakıyordur halıya. Şu sabah olsa da, çıksam evden.. İllâ öğlen olsun istemem! Güneş doğsun yeter.

Elbetteki ilk işiniz, şimdi kendi içinizde arayıp bulduğunuz Özlem’i birde gerçek hayatta gidip bulmak olacaktır.

. “Sen aşkınla bende doğan, benden daha büyük bir çilesin Özlem !...”

Ben zaten yıllardır Gencebay dinliyorum Özlem… Bebekken ninni diye, çocukken şarkı diye, şimdi senin için aşk diye dinliyorum…

Yıllardır o mümtaz şahıs bana hiç ulaşamayacağımı sandığım yüce bir duygudan söz etti durdu… Şu küçük kalbim hâyali bir sevgiliye, hiçbir şey beklemeden bağlandı durdu… Emindim, biliyordum ben bir şeye aşığım ama neye ? Sanırım ben sevmeye aşıktım.. Gencebay’ı sadece aşıklar mı dinler ? İnsan olmayan bir sevgiliye aşık olamaz mı ?

Leyla’yı tanımadan mecnun olmak suç mu ?

Ama şimdi gördüm ki, yıllardır biriktirdiğim ve beslediğim şu koca aşk ağacının yegane sahibesi senmişsin. Ben aslında doğduğum günden beri seni seviyor muşum…

Bahtının gölgesine sığındığım hâyali sevgili senmişsin..

Doğmadan iliklerime işleyen Gencebay’ın aşk duygusu, aslında senin duygunmuş.. Ben seni doğmadan sevmiş, içimde hâyali bir sevgili diye bir melek yaratmış, secde edip kalmışım.

Aşk bende zaten vardı, ama adı şimdi “Özlem” diye kondu…

Sen bende aşkınla doğdun. Ama ölü doğma ne olur…Gayemiz yaşatmak, öldürmek değil.. Ne olur bu aşkı öldürmeyelim.

Sen bende aşkınla doğdun Özlem.. Ve şuan benden daha da büyük bir çilesin…

Ben şifasız bir çileyim şimdi.. Adını bile bilmediğim bir hastalığa teslim olmuş durumdayım… Senin çilen benim boyumu aşar. Sen benden daha büyük bir çilesin.. Eyvâh ki, ne eyvâh...

Karşılıksız bir aşka kurban etme beni… Bu büyük çileme merhem ol isterim. Sıfırdan bir şey vermiyorum sana..Gencebay’ın eseriyle, şarkılarıyla, resimleriyle, filmleriyle inşa ettiğim şu muazzam gönül sarayıma, referandumsuz, seçimsiz geç otur… Sultanlığını ilân et…

Sen benden daha büyük bir çilesin sevdiğim… Çünkü sen karşılıksız sevdiğim, senin için şimdi şu daracık odanın içinde deli bir koyun gibi dolaştığım, bende var olan aşkın ile doğan, benden daha büyük bir çilesin..

Ama şimdi sen bunca saattir benden habersiz uyuyan sevdiğimsin..

Arıyorum şimdi seni… Sen neredesin, ben neredeyim..



Berhüdar Ol’un, İdam Mahkumu / Ömer Faruk EROL….
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti yaşamak_bu_değil 28 Ekm 2007, 02:15

ahh ahh çocuk olup bi bayram sabahını daha beklemek vardı ya :) ne güzeldi herşey..... ne Özlem miş ama yakmış kül etmiş seni abii... ama olsun genede güzel şeyler yaşanmış işte :) şimdi sen nerdesin o nerde..... Aşk değil!... seni kahreden onun cefası işte.....
Derdim Dünya dan BÜYÜK.....

http://www.orhanabi.net/chat " Radikal Gencebay cıların buluşma noktası! "
Kullanıcı avatarı
yaşamak_bu_değil
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 650
Kayıt: 25 Eyl 2007, 23:42

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti idam_mahkumu 28 Ekm 2007, 09:21

yaşamak_bu_değil yazdı:ahh ahh çocuk olup bi bayram sabahını daha beklemek vardı ya :) ne güzeldi herşey..... ne Özlem miş ama yakmış kül etmiş seni abii... ama olsun genede güzel şeyler yaşanmış işte :) şimdi sen nerdesin o nerde..... Aşk değil!... seni kahreden onun cefası işte.....


Amaç Özlem, Ayşe yada Fatma değil dostum... Onlar benim için bir araç. Asıl anlatmak istediğim nokta, Aşk Değil'in anlatmaya çalıştığı felsefedir..

"Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu.." "Bir Görüşte Aşık Olmak" anlayışıdır. Yani nasıl olurda kalbi bom boş, taş gibi biri bir görüşte birine ölesiye aşık olur... Bu mümkün değil..

Birini ölesiye sevebilmeniz için alt yapınızın sağlam olması gerekir..

Yazı belki sayfalar dolusu ama, o koca yazıyı sadece şu aşağıdaki metinleri yazabilmek için yazdım. Sadece bir ön hazırlıktı o yazılar. Araçtı benim için, amaç değil. Amaç aşağıda ki derin ama çok derin felsefe...

idam_mahkumu yazdı: “Sen aşkınla bende doğan, benden daha büyük bir çilesin Özlem !...”

Ben zaten yıllardır Gencebay dinliyorum Özlem… Bebekken ninni diye, çocukken şarkı diye, şimdi senin için aşk diye dinliyorum…

Yıllardır o mümtaz şahıs bana hiç ulaşamayacağımı sandığım yüce bir duygudan söz etti durdu… Şu küçük kalbim hâyali bir sevgiliye, hiçbir şey beklemeden bağlandı durdu… Emindim, biliyordum ben bir şeye aşığım ama neye ? Sanırım ben sevmeye aşıktım.. Gencebay’ı sadece aşıklar mı dinler ? İnsan olmayan bir sevgiliye aşık olamaz mı ?

Leyla’yı tanımadan mecnun olmak suç mu ?

Ama şimdi gördüm ki, yıllardır biriktirdiğim ve beslediğim şu koca aşk ağacının yegane sahibesi senmişsin. Ben aslında doğduğum günden beri seni seviyor muşum…

Bahtının gölgesine sığındığım hâyali sevgili senmişsin..

Doğmadan iliklerime işleyen Gencebay’ın aşk duygusu, aslında senin duygunmuş.. Ben seni doğmadan sevmiş, içimde hâyali bir sevgili diye bir melek yaratmış, secde edip kalmışım.

Aşk bende zaten vardı, ama adı şimdi “Özlem” diye kondu…

Sen bende aşkınla doğdun. Ama ölü doğma ne olur…Gayemiz yaşatmak, öldürmek değil.. Ne olur bu aşkı öldürmeyelim.

Sen bende aşkınla doğdun Özlem.. Ve şuan benden daha da büyük bir çilesin…

Ben şifasız bir çileyim şimdi.. Adını bile bilmediğim bir hastalığa teslim olmuş durumdayım… Senin çilen benim boyumu aşar. Sen benden daha büyük bir çilesin.. Eyvâh ki, ne eyvâh...

Karşılıksız bir aşka kurban etme beni… Bu büyük çileme merhem ol isterim. Sıfırdan bir şey vermiyorum sana..Gencebay’ın eseriyle, şarkılarıyla, resimleriyle, filmleriyle inşa ettiğim şu muazzam gönül sarayıma, referandumsuz, seçimsiz geç otur… Sultanlığını ilân et…

Sen benden daha büyük bir çilesin sevdiğim… Çünkü sen karşılıksız sevdiğim, senin için şimdi şu daracık odanın içinde deli bir koyun gibi dolaştığım, bende var olan aşkın ile doğan, benden daha büyük bir çilesin..

Ama şimdi sen bunca saattir benden habersiz uyuyan sevdiğimsin..

Arıyorum şimdi seni… Sen neredesin, ben neredeyim..
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti topraktanbircan 28 Ekm 2007, 15:33

çok güzel ömer."sen aşkınla bende doğan" sözünü tasavvuf felsefesiyle açıklamışsın.gencebay bunu eserlerinde sık sık yapar;

-"Ne bülbüle hacet var,ne de gonca bir güle;ben sevmeye aşığım istediğin biçimde"
-"Aşkına kul oldu isem sanma aşkı sen yarattın"
-"Hepimiz tanrıdan bir parça değil miyiz,hepimiz o eşsiz duygunun esiriyiz"

bu güzel yazıdan dolayı sana çok teşekkür ederim dostum ;)
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1158
Kayıt: 02 Ekm 2007, 14:47
Konum: İstanbul

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti idam_mahkumu 28 Ekm 2007, 15:38

Okduğun için teşekkür ederim abi... Başka türlü açıklayabilmenin mümkünatı yoktu zaten...

"Sen aşkınla bende doğan..." derken, neyi kast ettiğini aslında bende çok kafaya takmıştım. Fakat biraz beyin cimnastiği yaparak açıklamak zor olmadı... Çözüm kendi içimizde..

Berhüdar Ol..
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti gencebayram 28 Ekm 2007, 15:48

aşk insanın yaradılışından bu yana vardı ..ve süreklide var olacak... tarihin en kanlı isimlerine bakın muhakkak bir kadını bir kadında bir erkeği muhakkak seviyordur. rabbim bizi beşeri aşktan ilahi aşkı bulmayı nasip etsin...ama şunu unutmayalım ki beşeri aşkı olmadan ilahi---ilahi aşk olmadan beşeri aşk olmaz çünkü orhan abinin dediği gibi sevmek tanrıdan bize hediye.............
BEKLENEN KARŞINA ÇIKAR BİR SABAH,
BELKİ YEŞİL GÖZLÜ,
BELKİ SİMSİYAH,
DAHA İLK GÖRÜŞTE YÜREKTEN BİR AH!!!!
ÇEKERKEN KIYILIR,
GÖNÜL NİKAHI!!!!


BİZ SEN OLDUK, SENDE BİZ.
BUNU BÖYLE SAY,
SEN GÖNÜL DOSTU PİRİMİZ,
ORHAN GENCEBAY.
M.KEMAL.KARABACAK HOCAYA SAYGILARIMLA


MEDENİYET EĞER SOYUNMAYI GEREKTİRİYORSA, DESENE HAYVANLAR BİZDEN DAHA MEDENİ
M.AKİF ERSOY.....
Kullanıcı avatarı
gencebayram
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
 
İleti: 184
Kayıt: 25 Eyl 2007, 22:46
Konum: gaziantep

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti HaSReT_RüZGaRı 28 Ekm 2007, 16:14

Nasıl bir duygudur bu aşk?Emin olun yaşamayan bilemez...
Aşık olunca birden değişiverir dünya,biran gelir yemeden içmeden kesildiğiniz olur..
Sadece o wardır sanki yeryüzünde artık hiç bişeyi gözünüz görmez olur;ne aile,ne arkadaş,ne çevre hersey yok olur bi anda..
Sadece onun için yaşamaya başlarsınız,ONUN MUTLULUĞU İÇİN..
Geceler geçmez olur ve rüyalar onla doludur...
Nereden mi biliyorum bunları ömer iyi bilir bende aşık oldum bir zamanlar bende yaşadım bu duyguları..Ama emin olun aşk karşılıklı olunca güzel eğer karşılıksız ise bence hiç üzülmeyin ve zorda olsa onu sevmekten vazgeçin.Eee ne de olsa zorla güzellik olmuyo....
Ömer tek dostum;bu büyük aşkının en yakın tanıklarından biri olarak ve özlemın eskıden de olsa en yakın arkadAŞı olarak sadece dıyeceğim tek şey;senin gibi sevenıni görmedim ..sizin ki çok başka bi aşktı.Emin ol o da seni çok sevmişti.
Sizinle ilgili gelecek planları yaparken bugün bu durumda olabıleceginiz aklımın ucundan bile geçmezdi..
Ama üzülme bu aşkı kaybedenler,sizi bu duruma getirenler utansın..
Herşeye rağmen unutma ki;hayat zor da olsa yaşamaya değer..
HaSReT_RüZGaRı
 
İleti: 6
Kayıt: 05 Ekm 2007, 00:44

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti idam_mahkumu 28 Ekm 2007, 16:26

HaSReT_RüZGaRı yazdı:Nasıl bir duygudur bu aşk?Emin olun yaşamayan bilemez...
Aşık olunca birden değişiverir dünya,biran gelir yemeden içmeden kesildiğiniz olur..
Sadece o wardır sanki yeryüzünde artık hiç bişeyi gözünüz görmez olur;ne aile,ne arkadaş,ne çevre hersey yok olur bi anda..
Sadece onun için yaşamaya başlarsınız,ONUN MUTLULUĞU İÇİN..
Geceler geçmez olur ve rüyalar onla doludur...
Nereden mi biliyorum bunları ömer iyi bilir bende aşık oldum bir zamanlar bende yaşadım bu duyguları..Ama emin olun aşk karşılıklı olunca güzel eğer karşılıksız ise bence hiç üzülmeyin ve zorda olsa onu sevmekten vazgeçin.Eee ne de olsa zorla güzellik olmuyo....
Ömer tek dostum;bu büyük aşkının en yakın tanıklarından biri olarak ve özlemın eskıden de olsa en yakın arkadAŞı olarak sadece dıyeceğim tek şey;senin gibi sevenıni görmedim ..sizin ki çok başka bi aşktı.Emin ol o da seni çok sevmişti.
Sizinle ilgili gelecek planları yaparken bugün bu durumda olabıleceginiz aklımın ucundan bile geçmezdi..
Ama üzülme bu aşkı kaybedenler,sizi bu duruma getirenler utansın..
Herşeye rağmen unutma ki;hayat zor da olsa yaşamaya değer..


Berhüdar Ol Sevil'cim... "Aşk" gençliğin son demlerinde bizler için aşılması gereken kolay bir o kadarda zor bir engeldi. Acı tatlı hatıralar ile o günleri geride bıraktık artık...

"İnsanlar başaklara benzer.. İçleri boşken başları havada olur.. İçleri doldukça başları öne eğilir..." demiş filozof..

Şimdi hayat kavgası var ki aşktan dahada mühim. Yoksa bu hayat adamı çiğ çiğ yer... Şimdi okumak, çalışmak, maddi birikim yapmak zamanıdır... Bütün bu olanlar ömrümüzde acı ama tatlı bir hatıra olarak kalacak. Böylede olmak zorunda, yoksa yaşayamayız...

Aşk iyi kötü yaşanıp bitiyor. Ama aşkın bıraktığı değerleri hepimiz mezara kadar taşıyoruz. İşte mühim olanda bu.. Aşk bir gün birşekilde biter baki kalan sevgilerdir ve dostlardır..
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti topraktanbircan 28 Ekm 2007, 18:08

idam_mahkumu yazdı:Berhüdar Ol Sevil'cim... "Aşk" gençliğin son demlerinde bizler için aşılması gereken kolay bir o kadarda zor bir engeldi.


ömer sen kendini gençliğin son demlerinde mi görüyorsun?o zaman bizler bunak oluyoruz heralde :D :lol:
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1158
Kayıt: 02 Ekm 2007, 14:47
Konum: İstanbul

Re: "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

İleti idam_mahkumu 28 Ekm 2007, 18:15

topraktanbircan yazdı:
idam_mahkumu yazdı:Berhüdar Ol Sevil'cim... "Aşk" gençliğin son demlerinde bizler için aşılması gereken kolay bir o kadarda zor bir engeldi.


ömer sen kendini gençliğin son demlerinde mi görüyorsun?o zaman bizler bunak oluyoruz heralde :D :lol:


:D :D
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Sonraki

Gencebay İdeolojisi ve Felsefesi


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir