Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yunus Emre'ye ve Mevlanaya Kadar Uzanan Engin Felsefe...

Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen hakan1000 tarih 11 Şub 2010, 15:00


Orhan babanın; "Ben ömür yolunu koşarak geçerken, gönlümde hâl kalmadı seni aramaktan. Gönül yorgun düştü seni aramaktan" dizelerinde yaradana seslendiğini düşünüyorum.

Gönül dostları; sizler ne düşünüyorsunuz bu husus hakkında?

Muhabbetlerimle..

Hakan KAYALAR
Kullanıcı avatarı
hakan1000
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 10 Şub 2010, 18:40
Teşekkür etti: 3
Teşekkür aldi: 0
Uyarılar: (0%)
Level: 1
HP: 0 / 18
0 / 18
MP: 8 / 8
8 / 8
EXP: 2 / 10
2 / 10

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen YILGOR tarih 11 Şub 2010, 16:31

Yaradanı aramaktan ziyade hayatın çok hızlı geçip gittiğini ve sevdiği insanı aradığını, nihayetinde bu yol uğrunda gönlünün yorgun düştüğünü anlatmaktadır. Yaradanı aramakla alakası olmadığını düşünüyorum..ki zaten Gencebay felsefesinde Yaradan mutlaka vardır. Aranmaz. Benim şahsi fikrim tabiki.
Kullanıcı avatarı
YILGOR
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 762
Kayıt: 10 Eki 2007, 11:25
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldi: 33
Uyarılar: (0%)
Konum: Kayseri
Level: 24
HP: 94 / 1353
94 / 1353
MP: 646 / 646
646 / 646
EXP: 762 / 766
762 / 766

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen tarantini8 tarih 11 Şub 2010, 17:22

Eser sözleri karşı cinse duyulan aşkla alakalıdır. Bunun en bariz olduğu bölüm "herkes duysun sana kul olduğumu" meyanındadır. Tasavvuf edebiyatında Allah'a duyulan aşk tasvir edilirken, bu tip isyankar manalar veren kullanımlar bulunmaz.

Eserde sitem, isyankarlık ve hüzün vardır. Sitem tamamen sevgiliye (bir insana) yöneliktir.
Ömür yolu koşarak geçirilirken, gönlün yorgun düşmesi; karşı cinsin aşkımıza beklediğimiz karşılığı vermemesindendir. Vefasızlık vurgusu vardır. Var olduğumuzu karşı cinsin aşkı ile anlamış olsak da sevenin ne çektiğini bildiğimizi söyleyecek kadar aşk acısı çekiyoruz. Sevgiyi bulanık denize dalmaya teşbih ediyoruz. Neden? Çünkü beklediğimiz gibi sevgimize karşılık bulamıyoruz.

Bu çok klasiktir. Tüm şiirlerin tamamına yakınında işlenen konudur. Beklediğini bulamamak, vefasızlık.
Artık karşı cinsle sadece platonik düzey de mi kalındı, yoksa bir şeyler yaşandı da, sonrasındaki hasret bu sözlere ilham oluverdi? Bilemeyiz...

"Melankolinin şahikası"na başvurulabilir yeniden.
Söz mü kaldı söylenecek?
Yar mi kaldı sevilecek?
Bundan böyle aşkın adı masallarda bilinecek
Kullanıcı avatarı
tarantini8
Akustik Bağlama
Akustik Bağlama
 
Mesajlar: 159
Kayıt: 06 Mar 2009, 17:48
Teşekkür etti: 17
Teşekkür aldi: 46
Uyarılar: (0%)
Level: 11
HP: 8 / 272
8 / 272
MP: 130 / 130
130 / 130
EXP: 159 / 167
159 / 167

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen hakan1000 tarih 11 Şub 2010, 19:31

Aşık, maşukuna bir an önce kavuşmak için ömür yolunu bir an önce (koşarak) geçmeye çalışıyor. Gerçek aşk yaratıcıya hissedilen aşktır. Dönüş yine O'nadır. Aşık, burada yaratıcının timsalini ömrü boyunca sevdiği kadınlarda aramış ve neticede gönlü yorgun düşmüştür. Aramaktan kasıt onun varlığını tartışmak değil ona kavuşmaya çalışmaktır. Aksini asla düşünmedim.

" Herkes duysun sana kul olduğumu" haykırışında ise; yaradana olan koşulsuz biatın tüm insanlara ilan edilişi söz konusudur. Ayrıca gerçek aşık sevgisine karşılık bulamayınca sevgisini eksiltmez, karşılık zaten beklemez. Eğer bekler ise onunki ticaretten öteye gidemez. Aşığı yakan aşk acısı onu pişirir olgunlaştırır. O vuslattan çok aramaktan haz alır. Hep vuslat özlemi çeker ancak vuslata giden yolun çetinliğinden haz alır. Tıpki Fuzuli gibi..

Yıllardır "Leyla" sını arayan Mecnun'a işte senin aradığın Leyla burda deyip göstermişler. O ise "Benim aradığım Leyla'nın bedeni değil" anlamında cevap buyurmuş.

Saygı ve sevgilerimle..
Kullanıcı avatarı
hakan1000
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 10 Şub 2010, 18:40
Teşekkür etti: 3
Teşekkür aldi: 0
Uyarılar: (0%)
Level: 1
HP: 0 / 18
0 / 18
MP: 8 / 8
8 / 8
EXP: 2 / 10
2 / 10

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen padoma tarih 02 Nis 2010, 15:41

Bu şarkıdaki yakarış hiç şüphesiz bir insana olan yakarış.çünkü Allah aşkıyla kahrolmak pek kulağa hoş gelen bir tını değil.
   Allah aşkı bizdeki en karmaşık istismara açık alanlardandır.Kur'an'da Allah'a izafe edilen kelime sevmektir.ayet numarası aklımda değil fakat şöyle bir ayetti:Allah onları sever onlarda(kullar)Allahı sever. sevmek arapça hubb kökünden kullanılır.bize de muhabbet oradan geçmiştir.kısacası kur'an'da aşk kelimesi hiç geçmez.

   bizdeki mistiklerin ilahi aşkına gelince bu tamemen yunan felsefesiyle harmanlanmış ayakları pek sağlam olarak yere basan bir anlayış değildir.yaradana hangi tasavvurla hangi muhabesebeyle aşık olmak .bu anlayış kesinlikle kur'an'i değildir.çünkü aşk doğası gereği tutkuyu bereberinde getirir.tutkuda köleliği sürükler peşinden bilinçsiz bir kölelik tabi.Ama sevmek ölçülü bir kavramdır.ve boşuna seçilmemiştir.insanlar yaradanı ancak sevebilir.aşık olamaz.çünkü bu bir hadsizliktir zaten muhaldirde.insanlardan istenen sevmektir.

sevmek hür kulluktur aşk bilinçsiz köleliktir.insanlar köle değil kuldur.bu kavramlar arasındaki nüans farklarına dikkat edelim .SEVGİYLE KALIN...
Kullanıcı avatarı
padoma
Dombra
Dombra
 
Mesajlar: 93
Kayıt: 29 Mar 2008, 19:25
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldi: 17
Uyarılar: (0%)
Level: 8
HP: 1 / 159
1 / 159
MP: 76 / 76
76 / 76
EXP: 93 / 100
93 / 100

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen idam_mahkumu tarih 03 Nis 2010, 01:23

padoma yazdı:Bu şarkıdaki yakarış hiç şüphesiz bir insana olan yakarış.çünkü Allah aşkıyla kahrolmak pek kulağa hoş gelen bir tını değil.
   Allah aşkı bizdeki en karmaşık istismara açık alanlardandır.Kur'an'da Allah'a izafe edilen kelime sevmektir.ayet numarası aklımda değil fakat şöyle bir ayetti:Allah onları sever onlarda(kullar)Allahı sever. sevmek arapça hubb kökünden kullanılır.bize de muhabbet oradan geçmiştir.kısacası kur'an'da aşk kelimesi hiç geçmez.

   bizdeki mistiklerin ilahi aşkına gelince bu tamemen yunan felsefesiyle harmanlanmış ayakları pek sağlam olarak yere basan bir anlayış değildir.yaradana hangi tasavvurla hangi muhabesebeyle aşık olmak .bu anlayış kesinlikle kur'an'i değildir.çünkü aşk doğası gereği tutkuyu bereberinde getirir.tutkuda köleliği sürükler peşinden bilinçsiz bir kölelik tabi.Ama sevmek ölçülü bir kavramdır.ve boşuna seçilmemiştir.insanlar yaradanı ancak sevebilir.aşık olamaz.çünkü bu bir hadsizliktir zaten muhaldirde.insanlardan istenen sevmektir.

sevmek hür kulluktur aşk bilinçsiz köleliktir.insanlar köle değil kuldur.bu kavramlar arasındaki nüans farklarına dikkat edelim .SEVGİYLE KALIN...


Bu derin tahlil için teşekkürler, ancak şöyle bir notta var bu hususla doğrudan bağlantılı

"Yaradan aşkı için cevap ver."
"Söyle, söyle söyle yaradan aşkına söyle..."
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Dönüşü olmayan bir yola girdim, bir yalnışlık yaptım acaba nerde?

Severken mi yoksa sevilirken mi, herkese bir kader,yazı yazılırken mi?
Bana düşen payı bilmiyorken mi, bir yalnışlık yaptım acaba nerde?





Berhüdar Ol'un
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 2987
Kayıt: 25 Eyl 2007, 05:41
Teşekkür etti: 163
Teşekkür aldi: 409
Uyarılar: (0%)
Konum: Gaziantep
Level: 42
HP: 1611 / 5755
1611 / 5755
MP: 2747 / 2747
2747 / 2747
EXP: 2987 / 2992
2987 / 2992

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen padoma tarih 03 Nis 2010, 13:26

"Yaradan aşkı için cevap ver."
"Söyle, söyle söyle yaradan aşkına söyle..."

buradaki kullanımlar bahsettiğimiz tahlille doğrudan alakalı olmayıp halk dilindeki yaygın kullanımdır.deyimleşmiş, kalıplaşmış bir söz öbeğidir.buradaki nottan murad Allah'a aşık olmak değildir yine.'' yapma Allah aşkına ,Allah aşkına ver şunu'' gibi cümlelerdeki vurguyla aynıdır.yukardaki tahlile tekrar bakılabilir.

SEVGİYLE KALIN...
Kullanıcı avatarı
padoma
Dombra
Dombra
 
Mesajlar: 93
Kayıt: 29 Mar 2008, 19:25
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldi: 17
Uyarılar: (0%)
Level: 8
HP: 1 / 159
1 / 159
MP: 76 / 76
76 / 76
EXP: 93 / 100
93 / 100

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen tarantini8 tarih 05 Nis 2010, 11:21

Sayın padoma rumuzlu arkadaşımız, tahlilinde benim önceden ifade ettiğim hususlardan da bahsetmiş. "Hakan 1000" rumuzlu arkadaşımız ise ısrarla "zaman akıp gider" eserinin sözlerini tasavvufileştirmeye gayret etmişti. Bu vesileyle üstadı da şiirsel manada nerede ise Yunus Emre yapmıştı ki bence yanlıştı.

"Zaman akıp gider" sözlerinin karşı cinse duyulan aşka dair olduğunda tereddüt yok. Bir de "nüans farkı" diye bir şey yoktur. Ya "nüans" vardır, ya da "fark". İkisi de aynı anlamdadır çünkü.
Söz mü kaldı söylenecek?
Yar mi kaldı sevilecek?
Bundan böyle aşkın adı masallarda bilinecek
Kullanıcı avatarı
tarantini8
Akustik Bağlama
Akustik Bağlama
 
Mesajlar: 159
Kayıt: 06 Mar 2009, 17:48
Teşekkür etti: 17
Teşekkür aldi: 46
Uyarılar: (0%)
Level: 11
HP: 8 / 272
8 / 272
MP: 130 / 130
130 / 130
EXP: 159 / 167
159 / 167

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen onursal47 tarih 05 Nis 2010, 13:05

yazılan yazıları okurken ne  güzel  bilgiler edindiğimin farkına vardım  herkes farklı  güzel yorumları mevcut,bende gönlümden her zaman eksiz etmediğim gencebay  sözleri ile  ilgili  şunu  sölemek isterim,gerek zaman akıp gider gerekse diğer  besteleri  bana  ve bir çok gönül dostuna YARADANI yaratılışı insanlığı hatırlattığı şüphesis yani gencebay bestelerinde kim neye ulaşmak istiyorsa o  çereçeveyle ele  alınıyorsa,dinleniliyorsa ona ulaşacağı kesindir.örnek:YARADANA,VARLIĞINA, insanlığa,aşka, sevdaya,sevgi ve saygıya,kardeşliğe ve hatta  ölüme ve tekrar dirilişe.....tşk ler,herkese selamlar...
Kullanıcı avatarı
onursal47
Dombra
Dombra
 
Mesajlar: 89
Kayıt: 23 Ara 2007, 20:37
Teşekkür etti: 7
Teşekkür aldi: 3
Uyarılar: (0%)
Level: 8
HP: 0 / 159
0 / 159
MP: 76 / 76
76 / 76
EXP: 89 / 100
89 / 100

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen padoma tarih 05 Nis 2010, 14:21

"Zaman akıp gider" sözlerinin karşı cinse duyulan aşka dair olduğunda tereddüt yok. Bir de "nüans farkı" diye bir şey yoktur. Ya "nüans" vardır, ya da "fark". İkisi de aynı anlamdadır çünkü.''

  sayın tarantini8 rumuzlu arkadaşımız.öncelikle sizin daha önce bahsettiğiniz hususlardan haberim olmadığı gibi benim bahsettiğim hususunda ustadın şiirsel anlamda yunuslaştırılmasına reddiye ile bir alakası yoktur.burada değindiğim mesele aşk ile sevgi arasındaki farktı.

ayrıca nüans kelimesi ince ayrıntı ,hatta belki ilk bakışta anlaşılamayan fark anlamında kullanılır.yani farkla birebir aynı değildir.hatta türk dil kurumu bu kelimeyi karşılamak için ''çalar'' kelimesini uydurmuştu yalnış hatırlamıyorsam .işte bu uyduruk kelimenin vurgusuyla sanıyorum nüans kelimesinin ihtiva ettiği tını daha bir açığa çıkar.
Kullanıcı avatarı
padoma
Dombra
Dombra
 
Mesajlar: 93
Kayıt: 29 Mar 2008, 19:25
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldi: 17
Uyarılar: (0%)
Level: 8
HP: 1 / 159
1 / 159
MP: 76 / 76
76 / 76
EXP: 93 / 100
93 / 100

Sonraki


İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön Orhan Gencebay İdeolojisi ve Felsefesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Yahoo [Bot] ve 2 misafir