gönderen mericoz tarih 18 Kas 2009, 12:55
Arkadaşlar merhaba,
Yazıları baştan beri şöyle bir okudum. Katıldığım noktalar pekçok. Ama son albümlerine tokatlarmış gibi konuşmanız hususunda gerçekten çok üzüldüm. Şunu iyi bilmeliyiz ki TSM de 10. asırda Farabi ile başlamış ve Abdullah Meragi ile o TSM'de ilk adımlar atılmıştı.16 ve 17. asırlarda Klasik Müzik bayağı bir yol katetmişti. 18 ve 19'larda ise Klasik müzik son bulmuştu. tanzimat fermanından 1945'e kadar olan bölüm de Romantik Dönem olarak geçer. 20. asır ortasından bugüne kadar gelen bölüm ise çağdaş dönem veyahut Fantazi dönem adını almıştır. Bunları yazma sebebim ise Orhan Gencebay'ında eserlerinde bu yıllar bazında görülmektedir. Eskiye nazaran daha fantazi eserlere yer veriyor. Doyum eksikliği herhalde bundan olsa gerek. Ama yine de bu son albümlerdeki eserlere haksızlık yaptınığınız kanaatindeyim. O zamanki yapı ile bu zamanki yapı elbette az da olsa farklıdır. Ama alt yapılar asla ve kat'a değişmemiştir. Yani bu eserler de müthiş derecede kaliteli ve güzeldir, manidardır. Orhan Baba da aynı TSM gibi yıllar arasında değişiklikler yapmış ve bazı tarzlara ağırlık vermiştir.
Konçerto konusuna gelince, o öyle bir çırpıda yaılabilecek bir çalışma değildir. Zaten öyle olursa ona konçerto denmez. Konçertodan başka artık ne konursa adı o olur. Bunun yapılması için zaman lazım. Bence bu iş biraz daha bekleyecek. En iyisi ve en kalıcısı olması gerekiyorsa ki bunun adı konçerto (muhakkak öyle olmalı), çok iyi etütler ve çalışmalar neticesinde hayata geçmelidir. Orhan Baba "işte böyle olur" tarzında bir çalışma yapacağından asla şüphemiz olmadı. Lakin bu konçerto işi öyle albüm yapmaya benzemez.
Kısacası bu işi muhakkak yapacak ama bence daha zamanı var. Çünkü yapılması ve icrası albüm yapmak kadar kolay olmayan uzun bir emekler topluluğudur.
Çello konusu bence çok önemli değil. En alttan başlarsak keman,viola,violonsel (çello) ve kontrbas (arşebass) ailesinden biri olan bu çalgı olmadan gerçek manada bir yaylı topluluğu olamaz. Çello olmazsa olmazdır yaylılarda. Orhan Baba çok iyi olmasa da bunu çaldığı kanaatindeyim. Ama çalmaması bir eksi olmaz. Zira pekçok çalgıyı çalma konusunda vakıf biliyorsunuz.
Ben Orhan Baba'nın muhakkak istenilen ve beklenilen çalışmalarını yapacağı kanaatindeyim. Aksini hiç düşünmüyorum. Ama eserleri hala tadında ve aşılmaz bir mertebededir.
Sevgiyle kalın gönül dostları.
Berkay MERİÇÖZ.
Ben Toprağın Sinesinde İnsan Denilen Bir Canım.
Hem Düşünür Hem Severim Budur Taştan Farklı Yanım.
Her Maddenin Zerresini Bedenimde Taşıyorsam,
Ben Ne Bir Taş, Ne Bir Ağaç, İnsanlığımla İnsanım.
Ağaçların Özgürlüğü Ancak Ağaç Gibi Olur.
Benim Özgürlüğüm İse Düşüncemle Hayat Bulur.
Her Sürünün Bir Çobanı Var, Çobanını Koyun Seçmez.
Ben İnsanım Koyun Değil, Ben Bilirim Koyun Bilmez.