"İcrası zor Gencebay şarkıları" başlıklı birkaç yazı yazdım.
Buradaki amacım, aslında herkesin kabul ettiği bir duruma vurgu yapmaktı.
Ancak enteresan tepkiler de aldım.
Tepkilerde, benim teorik müzikten anlamadığım; aslında müzikten de anlamadığım argümanlarına dayanan eleştiriler bir yanda; benim müzik siyaseti de diyebileceğim amatörleri kösteklediğim argümanına dayalı karşılıklar diğer yandaydı. Bunun dışında bana katılanlar ve örnekleri geliştirenler de oldu.
Canlı müzik yapılan bir yerde, solistin ve orkestranın mesela bir "aşk pınarı", "yarabbim", "hatasız kul olmaz", "ne geçti ki elime" icra ettiğine hiç şahit olmadım. Ama "vardar ovası" "pencere açıldı bilal oğlan" "artık sevmeyeceğim" v.b. icraatlarına defalarca şahit oldum.
Orhan Gencebay'ı özellikle icra eden, bir manada virtüöz diyebileceğim müzisyenler, bağlama ustaları ile de aynı ortamlarda bulundum. Hiçbiri bir "Ayşen", bir gene "ne geçti ki eline", bir "Karaçalı", bir "Almina" icrası yapmadı. Ama "çilekeş", "kaderimin oyunu", "horgörme garibi", "akşam güneşi" v.b. bolca icra edildi.
Beste özellikleri ve orkestrasyon sebebi ile icrası zor birçok eser vardı. Bu zorluk, benim kafamdan uydurmam değil; konunun uzmanlarınca da kabul edilen bir olgu idi. Fakat ben bunları dile getirdiğimde, belki de siteye ilk girdiğimde yazdığım ilk yazılar olduğundan; halen düzeyine anlam veremediğim tepkiler aldım. Nerede ise icra çok basit kardeşim, sen anlamıyorsun diyeceklerdi. Veya, bunlar da bir şey değil icrası çok daha zor eserler var dediler ama; ben hala bu konuda en başa kendimce "ne geçti ki eline" eserini koyuyorum. Buradan şöyle bir çağrı yapıyorum. LÜTFEN BU KONUDA YANLIŞ OLDUĞUMU DÜŞÜNENLER, "NE GEÇTİ Kİ ELİNE" ESERİNİ BİR İCRA EDİP BİZİMLE NETTE PAYLAŞSINLAR VE BENİ MAHCUP ETSİNLER... Klavye ile olur, bağlama ile olur. Yalnız şan kısmı da icra edilecek