Bu sitede "idam mahkumu" rumuzlu dostumuz Gencebay müziğinin kategorizesinde onu bir anlamda Cem Karaca. Barış Manço, Erkin Koray'la aynı kulvara sokuyor.
Haklı.
Orhan Gencebay'ı arabesk veya fantezi müzik olarak bilinen müzikteki bilinen isimlerle aynı kulvara katiyen koyamayacağımıza sonuna dek katılıyorum. Bir kere Orhan Gencebay müziğini dinlemek zordur. Şarkılarını söylemek zordur. Belli ölçüde müzik yeteneği ve kulağı olmayan bir dinleyicinin Orhan Gencebay müziğini tam olarak anlaması mümkün değildir. Dinleyici ve hayran kitlesinin büyük bölümü onun müziğini tam olarak algılayamamasına rağmen, Gencebay bugünkü konumunu kazanabilmiştir. Müziği piyasada tam olarak özümsense ve bazı konjonktürel koşullar da uygun olsa hiç şüphesiz bugün bir dünya starı olurdu.
Ama bir iki nağme ve nakaratın içerildiği Ferdi Tayfur, İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses v.b.'nin piyasaya sürdüğü müziklerinin benimsenmesi çok daha kolaydır. Çünkü bu müzikler görece basittir.
Orhan Gencebay hayranı olanların bir bölümü de esasen hayranı oldukları eserleri ancak dinleyebilir ama tam manası ile söyleyemezler. Bir enstrüman kullanabiliyorlarsa tam olarak icra edemezler. Nasıl ki klasik batı müziğinde bazı eserleri kendi sesinizle bile tekrarlayamaz, ancak dinlersiniz; Orhan Gencebay'ın birçok bestesinde de aynı durum vardır. İcra edebilmek için yetenek ve üzerinde çalışma şarttır. Ama mesela "gülüm benim" i hemen herkes söyleyebilir ve enstrüman kullanıyorsa bir iki prova ile tamamen doğru olarak icra edebilir. Buna mukabil mesela "yargısız infaz" albümündeki "bugün senin doğum günün" şarkısını bir iki kez değil on kez dinledikten sonra söylemeye çalışın, veya enstrümanistseniz icraya çalışın bakalım yapabiliyor musunuz?
Demek ki bu müziği tam olarak algılamak iddia ediyorum ayrı bir yetenek işidir. Onun bazı eserlerini söyleyemezsiniz. Ancak notaları okuyabilen müzik eğitimi almış birisi iseniz - ki bu eğitim akademik düzeyde olmalıdır- bir şey diyemem.
Bir çok insan onun müziklerini asla tam olarak şarkı söyleyerek dahi tekrar edemeden ve doğru olarak icra edemeden Gencebay hayranı olabilir. Ama bu dostlarımız aynı keyfi piyasda diğer fantezi müzik örneklerinden de edinebilir. Oktavlı, frekanslı, makamsal müzik ayrımını hissedebilen şanslı dostlarımız ise hakiki manada Gencebay müziğini algılayabilir.
Kategorizede Türkiye'ye değil dünyaya bakmamız gerekir. Ben ona bir şekilde benzer müzik üretebilmiş insanların daha çok batıda olduğunu düşünüyorum. Bizde belki bir Sadettin Kaynak ve Dedeefendi gibi üstadları ancak aynı kategoriye sokabilirim.
Batıda 1950 ve 60'ların Paul Anka'sı
1960 ve 70'lerin Roy Orbison'u
1970 ve 80'lerin Pink Floyd'u ile kategorize ederim.
Bir başka yazımda Orhan Gencebay'ın doğru olarak icrası çok zor eserlerinden de bahsetnek istiyorum.
Şimdilik bu kadar sevgili dostlar.

(0%)

News