Türk Sanat Musikisi içinde yer alan üç eserden bahsediyorum.
1995 “yanar yine bu yürek” eseri ve 1999 “giden gelmez yerine” eserleri.
Tahmin ediyorum bu bahsettiğim ilk iki eseri anında hatırlayamayanlar olabilir.
Üçüncü olarak “bir zaman ağlayıp” diyorum.
“Bir zaman ağlayıp” eseri 1970’lerden. Meyanı olmayan, Türk Sanat Müziği kategorisi içinde değerlendirmemiz gereken, içinde yer aldığı albümün(benim dertlerim) ağır havasına uyan bir eser. Bu albümdeki hızlı eserleri de unutmuyoruz tabii. Ama, albümün genel havası ağır. Bu eserde darbukanın çok duyuluşu olağan Türk Sanat Müziği eserlerinden farklı bir yön oluşturuyor.
“Yanar yine bu yürek” eserinin girişinde gitar senkronizeli bir ney taksimi var. Tasavvufi bir havanın yaşatıldığı ilk giriş pop ritimli bir orkestrasyona bağlanınca; klasik manada Türk Sanat Müziği soundunu kaybeder gibi oluyoruz. Ama şan ile beraber yeniden ve unutulmayacak şekilde yakalıyoruz.
“Giden gelmez yerine” eserinin düzenlemesi ile “yanar bu yürek” eserine göre çok daha fazla (tam manası ile) Türk Sanat Müziği’nin içine girilmiş. Kanun taksimi ile başlanılıyor.
“sen alnına bu yazıyı kendi ellerinle yazdın” şeklindeki başlangıcı birisine iyi bir TSM solistinden dinletseniz, o kişinin bestekarın Orhan Gencebay olduğunu tahmin etmesi mümkün değil.
Bu arada, “yanar yine bu yürek” eserini icrası zorlar arasına da alabiliriz.
Bizim tasvip etmediğimiz “arabesk” tabiri bir yanda. Üstad “serbest çalışmalar” diyor. Kesin olan husus Gencebay müziğinin farklılığı. Bu ölümsüz bestekar, yukarıda örneklerinden üç tanesini verdiğim gibi, TSM kategorisi içinde de mükemmel eserlere imza atmış durumda. Peki bu durumun ne ölçüde farkında müzik kamuoyu? Doğru düzgün “Türk Sanat Müziği” farkındalığı olsa “giden gelmez yerine” eserinin çok daha fazla dikkat çekmesi gerekirdi. Peki, kamuoyu Orhan Gencebay denilince hemen ne yapıyor? Çoğu magazin mahiyetindeki haberlerle “batsın bu dünya” nın (o da yeni versiyonunun) klip ve şarkılarını servis ediyor. Her zaman söylüyoruz nasıl bir inci deryası var ortada diye. İşte “giden gelmez yerine” eseri mesela…

(0%)
News