MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Müzik Üzerine Özgün Bilgi Paylaşımları, Fikir Alış-Verişleri ve Tartışmalar...
Forum kuralları
Dikkat:
-Bu bölüm; müzik üzerine özgün içerikli bilgi paylaşımları, fikir alış-verişleri ve tartışmaların yapılabilmesi amacıyla açılmıştır.
-Bu bölüm müzisyen tanıtım forumu veya fan klübü değildir; video veya mp3 paylaşarak müzisyenleri tanıtmak amacıyla açılmamıştır.
-Hali hazırda internette başka sitelerde rahatlıkla bulunan bilgileri kopyala/yapıştır usulü paylaşmak yasaktır; bu bilgilere sadece LİNK veriniz.

MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen hasretsevda tarih 07 Tem 2010, 04:00


MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK…
musiki sanatı insan duygularına yönelik olan ve kozmik boyutlara sahip olan matematikle bir bütün fakat bunun yanında insanın çeşitli anlık hissetme duygularını taşır..duygu denilen hadise çogu zaman dinlediğimiz eserlerde bestecinin yada çalıcının o anki his dünyasıyla yakından alakalıdır…ve sanatçının yaşamından kesitleri sunar bizlere..dönem dönem yaşanılan olaylar etrafında gördüğü algılayabildiği her olay aslında bir sanatcı için malzemedir..ve sanatcı bunları duyarak görerek yaşayarak hissederek kaleme alır,çizer,notalar,çalar,içine defalarca orijinal hamurdan oluşan desenler renkler çeşitli katalizörler kullanarak harmonize halini saglar..muzik sanatında diğer sanatlardan ayrı olan bir çok özellik vardır…örneğin orkestrada kullanılan nuans işareteleri olsun hızla alakalı olan tempo terimleri yada çalgıların renkleri her birisinin kendine ait çeşitli anlamları vardır…besteci çogu zaman besteyi yarattıgı andaki duygu halini daha sonrasında kagıda döktüğünde ilk andaki hissiyatı yakalayamaz…ama bu demek degildirki o hissiyatın daha ilerisini de yakalayamaz...çok iyi ezber duygusu olsa bile bir nüansı tıpatıp yakalayıp çalmak yada onu işaretlerle kagıda aktarmak aslında bilimsel olarak pek mümkün değildir…nüans işaretleri çok iyi incelendiğinde duyguyu tam ifade etmeye yeterli değildir..çünkü her çalıcının parmak izi dediğim tuşesi farklıdır..duyguyu aktarmak anlamak ve yazmak durumu bestecinin kalp ritmiyle alakalıdır o anki .bunların muzikal manada analizi mümkün olsa bile bir sanatcının ruh halini yada ruhunu irdelemek gibi bir şey söz konusu değildir…hatta o eseri yaratan besteci bile kendi ruhunu analiz edemez…fakat eseri yarattıgı andaki ruh halinin içinde daha sonraki çalışmaların içinde geliştirebilir çeşitli nüanslar ekleyebilir çıkartabilir bölebilir çarpabilir…bunlar muziğin matematiği dediğimiz gerek orkestrasyon yazımında armoni olsun doku olsun desen olsun kontrpuan olsun çeşitli kompozisyonların birleşimi sonucunda dinleyiciye ulaşır….
muzikte özgün olmak denince benim aklıma ilk gelen şey kendine özgü olabilme yetisidir…bu anlamda besteci aslında tarz yada üslup sahibi oluyorsa bu onun yaratıcılıgında tehlike çanları oluşturmaya başlamıştır…işin bu kısmı aslında düşündürücüdür…üslup ve tarz sahibi olmak bir bakıma bestecinin özgürlüğünü kısıtlayan hadiselerdir…klasik batı muziğinde ve jazz muziğinde bir çok besteci
Özgür ruhu kendine has orjinalitesi olmak olarak algılar…bizim geleneksel muziğimizde ise kendine has karekteristik özellikleri üslup ve tarz kalıpları içinde algıladıgımız görülmektedir…bu durum türk halk muziği için geçerli değildir…yörelerin kendine has karekteristik özellikleri ve kullandıkları çalgılar vardır…mesela egedeki zurna ile doğudaki zurna çalma stili olsun otantik yapısı olsun birbirinden farklıdır…yine g.doğuda oturak alemi yada sıra geceleri dedikleri muzikli toplantılarda geleneksel sanat muziği sazları ile halk musikisi sazları bir arada çalınır…bunlar yoresel degerler aslında o ulusa ait olan zenginliğin çeşnilerin örnekleridir…muzikleri kategorize ederken yada degerlendirirken neye göre değerlendirmek lazım…bu konuda öncelik çalgıların kullanılmasıdır…
örnegin jazz muziğinde vazgecilmez unsurlar vardır….akor yapılarından tutunda kullanılan çalgılar muzikal ögeleri belirler…muzikal öge demek o muziğe ait olan çagıların seçimi demektir…jazz muziğinde klasik ögeler olarak davul,bass,piano,saksafon,trombon,trompet.elektrik gitar gibi çalgılar kullanılmakla birlikte bu çalgıların çaldıkları melodiler genel anlamda blues gamı denilen bir gam uzerine her çalan çalıcının kendine has duyumlarını eser içinde özgürce ifade etmesidir…özgün muzik denince benim aklıma ilk gelen jazz muziğidir…5 kişilik bir orkestrada aslında her kez kendini çalmaktadır ama ortada duyulan duyum tek bir muziktir.fusion,new orleans jazzı,klasik jazz,etnik jazz olsun jazz muzigi ögelerini taşır…yine reggae muziği denen muzik tüm dünyanın bildiği Bob Marley in jamaicasına ait  ve kurdugu reggae ritmi üzerine özgün bir tarzdır...rasta felsefesiyle  Marleyde başlı başına özgündür..bizde halk musikisi jazz muziğine en yakın olabilecek makamsal skalalar üzerinde oldugu için daha çok özgün jazz denemelerinde halk muziği eserleri seçilmektedir…
özgün ve özgür olmak bir nevi jazz muziğinin  temel ögelerini pekiştirmek demektir…sanatcının kendine has orjinalitesi kullandıgı enstrüman hakimiyeti,duyumu,besteleme gücü,orkestrasyon anlayışı nüans algısı her birisi özgünlükle alakalıdır…
Orhan Gencebay muziğinde kendine has özgür ifadeler kullanılmıştır…o donemlerde yurttan sesler ve geleneksel muzik anlayışı dediğimiz TRT kuralları egemendi.bağlamamız hor görülüyordu…ama aslında bir muzik aletinin cinsi muzikal türü tek başına  belirlemez…yani bir halk türküsü pianoyla çalındıgı zaman nasıl sonat olmuyorsa bir klasik batı muziği eseride baglamayla çalındıgı zaman halk muziğine dönüşmez…özgür ruha sahip olanların kendi muzikal yaşamlarında bir çok denemeleri araştırmaları gittikleri yollar olmuştur…olmalıdırda…aslında asıl olan ses aralıgı ve batıda ton denilen major ve minor uzerine kurulu birkaç yunan makamı dedikleri tonların dışında tampere sistem vardır…bizim muziğimizse kendi başına bir okyanustur…fakat batının çoksesliliği karşısında bir piramit düşünün üç boyutlu ve bu batı muziği..bizdeki ise sadece dümdüz bir deniz…ve derinliği olan makama dayalı …Turk muzigi tarihimizde  eserler şarkı ve saz semasi formuyla bestelenmiş ve matbaanın gec kalınmasıyla pekde geliştirilememiş olan bir muziktir…Türk halk musikisi ise aşık edebiyatına dayalı kökeni orta asyadan beri saz şairliği ve baglamanın ata calgısı olan kopuzla birlikte(kopuzki dünyadaki tüm telli çalgıların atasıdır) gerçek kültürümüzün ve tarihsel gelişimimizin asıl özüdür..
Gencebay muziğinde batının teknikleri  üç beş kemanı bir araya getirme koro kullanma elektro baglama elektro moog bateri bas gibi enstrümanların o yıllarda plak kayıtlarında kullanılması halka çok değişik gelmiştir…ve Orhan Gencebay muziğinde o günden itibaren özgünlük başlamıştır…fakat daha sonra bu muzik türü ismi belirlenmiş hala daha kabul etmediğimiz kelime olarak fakat taklitlerinin çok kötü örnekleride olmasından dolayı ismi sevmediğimiz o kelimeyle kalmıştır…Gencebay eserlerini özgün yapan bana göre bugüne kadar kullandıgı çalgısal ögeler içinde geleneğe ait motifler barındırmasıyla birlikte orijinal yada otantik geleneksel muzik olmayışı teknolojik unsurlardan faydalanma eserlerin kompozisyon ve düzenlemelerinde İNTRO-ÇİFT ARANAGME-SOLO-FİNAL-FADE OUT-TAKSİM-RİTMİK SOLOLAR-ÇEŞİTLİ ENSTRUMANLARA AİT ATRAKSİYONLAR- ve baglamanın kendine has nuanslarla kullanılmasıdır…eserlerin genelde yapılarında en az 3 en çok 5-6-bölüm vardır…örnek verecek olursak hepimizin bildiği Farkındamısın eseri en başta intro ve aranagme arasında 2. Aranagme ve final olarak  birinci ve ikinci kuble arasında küçük bir arasazları yla birlikte 4 bölümlü eser olarak karşımıza çıkar..özgün bir bestedir..daha eskiye gidersek bir araya gelemeyiz adlı eser de Anadolu rock soundunda o yıllara damgasını vurmuş özgün halk muziği denemesi olarak sayılabilir…parca orjinalinde baglamayla icra edildiği için ve halk muziği temalarından oluştugu için (ama asla birebir bir halk muziği eseri değil)özgün bir çalışmadır…bir başka örnek vaktinde gel sevgilim tamamen geleneksel sanat muziği temalarından oluşmaktadır…bu eserde baglamayla bestelenmiştir…ama tema ve tür olarak kategorize etmek istersek makamsal yapısı itibariyle türk sanat musikisi özelliği ve orjinalliği taşır..Gencebay muziğnin özgün ve özgür olması bestecinin kendi duyumunun ruhunun özgür olmasıyla alakalıdır…çok uzun yıllar araştırmaların içinde olmak amator ruhu kaybetmemek ve kendine özgü olan gücü ortaya koymak için sürekli çalışmanın ürünleridir…makamsal anlayış her kişiye göre değişkendir…muzikte çeşitli evreler vardır ki bunlar o sanatcının ruh haline etki eder demiştim..dönem dönem yaşanan olaylar toplumsal olsun kişisel olsun her biri iç dünyaya yansır…ama bunu aslında besteci yada yorumcu kendisi bile tam anlamıyla ifade edemez…muzik eserlerinde hiçbir zaman tam mukemmellik olmuş bitmişlik yakalayamayız…bu ne demektir 20 yıl önce yapılan bir çalışma ile şimdiki ruh halinde aynı çalışma yapılsa çok farklı hisler yansır muziğe..yorum denen hadise ise çok ayrı bir konudur..yine yorumda çalmak yada soylemek olsun sanatcının kalp ritmi ruhsal haliyle ilgilidir…
muzikte özgün olmak özgür olmak demek her defasında kendini yenileyebilme yetisine sahip olup kalıplardan olabildiğince kaçmak ve kendine özgü olmanın savaşını vermektir…zaten her defasında egerki farklı bir üretimle karşımıza çıkıyorsa bir sanatcı ve her çalışmasında amator ruhu heyecanı duyuyorsa ve hala araştırma içindeyse bu anlamda özgür ruhunu koruyabilir ve kendi özgünlüğünü oluşturabilir…hepinize muzik dolu günler diliyorum….
                                                       Hasretsevda
Kullanıcı avatarı
hasretsevda
 
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 3
Uyarılar: (0%)
Level: 0
HP: 0 / 0
0 / 0
MP: 0 / 0
0 / 0
EXP: 0 / 0
0 / 0

6 hasretsevda isimli üyemize teşekkür edenler :
berhudarol, ipek_böceği, m.özer, mericoz, Razor, ufkumufuk

Re: MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen ufukerkol tarih 07 Tem 2010, 08:24

YAZI İÇİN TEŞEKKÜRLER.BU DA ÖZGÜN BİR YAZI OLMUŞ.
Kullanıcı avatarı
ufukerkol
Onursal Üye
Onursal Üye
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 766
Kayıt: 15 Eki 2007, 16:47
Teşekkür etti: 18
Teşekkür aldi: 359
Uyarılar: (0%)
Level: 24
HP: 54 / 1353
54 / 1353
MP: 646 / 646
646 / 646
EXP: 766 / 766
766 / 766

ufukerkol isimli üyemize teşekkür edenler :
Misafir

Re: MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen mericoz tarih 07 Tem 2010, 09:06

Bizim müziğimizdeki komalar ses zenginliğinin en büyük karinesi. Tampere sistemine göre çok zengin ve de çok deruni. Müziğimiz o yüzden hiç eskimiyor ve eskimeyecek. Tsm eserlerimiz bize o zamandan bu zamana gelen en büyük hazine. Daha da uzun zaman akıllarımızdan silinmeyecek. Orhan Baba'nın da müziği yine müzikalite bakımından çok ama çok zengin. Bu derya da uzun yıllar eminim unutulmayacak. Her ne kadar da bu müziğe balta vuranlar olsa da... Batıda kullanılan country,jazz,blues,rumba bizim özgün musikimizde ve aynı zamanda Orhan Baba'da da fazlasıyla mevcut.

Özgün müziğin aşıklarına benden selam olsun. Musikimize lütfen ilgi gösterelim. Bir okyanus olan Gencebay müziğine ilgi ve alakayı eksik etmeyelim.
Berhudar olun.
Ben Toprağın Sinesinde İnsan Denilen Bir Canım.
Hem Düşünür Hem Severim Budur Taştan Farklı Yanım.
Her Maddenin Zerresini Bedenimde Taşıyorsam,
Ben Ne Bir Taş, Ne Bir Ağaç, İnsanlığımla İnsanım.

Ağaçların Özgürlüğü Ancak Ağaç Gibi Olur.
Benim Özgürlüğüm İse Düşüncemle Hayat Bulur.
Her Sürünün Bir Çobanı Var, Çobanını Koyun Seçmez.
Ben İnsanım Koyun Değil, Ben Bilirim Koyun Bilmez.


Kullanıcı avatarı
mericoz
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1286
Kayıt: 29 Eki 2008, 00:45
Teşekkür etti: 385
Teşekkür aldi: 363
Uyarılar: (0%)
Konum: KARTAL/İSTANBUL
Level: 31
HP: 228 / 2536
228 / 2536
MP: 1211 / 1211
1211 / 1211
EXP: 1286 / 1384
1286 / 1384

mericoz isimli üyemize teşekkür edenler :
Misafir

Re: MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen Razor tarih 07 Tem 2010, 12:29

Ellerine sağlık abi, harika bir makale olmuş.
Kullanıcı avatarı
Razor
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 780
Kayıt: 28 Eyl 2007, 22:56
Teşekkür etti: 392
Teşekkür aldi: 102
Uyarılar: (0%)
Konum: Dünya
Level: 25
HP: 59 / 1490
59 / 1490
MP: 711 / 711
711 / 711
EXP: 780 / 839
780 / 839

Razor isimli üyemize teşekkür edenler :
Misafir

Re: MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen m.özer tarih 07 Tem 2010, 12:52

"Özgürlük özgünlüğün kırbacıdır."

Gencebay,müziğini ve Gencebay olmasını tanımlarken oluşum sürecini nasıl anlatmıştı ? Nelerden beslenmişti,kimlerden etkilenmişti,hocaları kimdi,idolleri kimdi,ne kadar çalışmıştı,Tanrı vergisi yeteneği varmıy dı?Emekmiydi,bilgimiydi,yetenekmiydi;yoksa hepsinin saundumuydu?

Hepimiz bir Gencebay biyografisi okumuşuzdur ve bu soruların cevabını çoğumuz biliyoruzdur.Ama bildiğimiz bu cevaplar ancak özgür Gencebay ile açıklanabilir.Yani Gencebay özgün olmuşsa özgür olduğu içindir.Gencebay bir süre çalıştıktan sonra neden İstanbul Radyosu'ndan ayrılmıştır?

Gencebay kendini beslerken daha doğrusu oluştururken, hep Anadolu orjininde olduğunu ama bu orjine tüm dünya değerlerini eklediğinden bahsetmiştir.Peki bizler Gencebay'ı anlamaya çalışırken, yalnızca onun bize sunduklarıyla mı onu değerlendirmeye çalışacağız.Gencebay yaratılarını bize ,tüm Dünya değerleriyle harmanlayarak sunacak,bizler Anadolu'yu,Akdeniz'i,Ortadoğu'yu,Asya'yı daha doğrusu tüm Dünya'yı bilmeden mi Gencebay'ı anlamaya çalışacağız.Bence Gencebay'ı anlamak tüm Dünya müziğini anlamak demektir.Bunun tersi olursa ,daha doğrusu Dünya müziğini anlamadan Gencebay'ı anlamaya çalışırsak ya da yalnızca Gencebay Müziğini dinleyerek Gencebaycı olduğumuzu sanıyorsak ,biliniz ki büyük bir yanılgı içindeyizdir.Ve yine biliniz ki o zaman biz Gencebaycı değil Orhancı oluyoruzdur.

Sürrealizm(Gerçeküstücülük) akımını bazılarımız biliyordur.Bu akımda bilinç bir yana bırakılır,bilinçaltı dünyaya yönelinir.Ve içinizden geldiği gibi bilinçaltınızdan sanatınızı sunarsınız.Özellikle edebiyat dünyasında bir dönem bu akım çok etkin olmuştu.Sürrealizm etkiler bence müzikte de jazz çalışmalara denk düşüyor biraz.Hasretsevda arkadaşın dediği gibi, jazz müzik emprovize(Anlık- doğaçlama) eylemleri içinde barındırıyor.Her müzisyen kendi içinin bir tepesini sunuyor ve o tepeler birleşip sıradağları oluşturuyor.Ve işin içinde bilgide varsa o sıradağların tepeleri yemyeşil oluyor.

Gencebay bazen uykuda bile beste yaptığını belirtmişti.Ayrıca kendi beste yapma yöntemlerinin içinde en çok uyguladığı yöntemin,sözle müziğin aynı anda yapılması şeklinde olduğunu anlatmıştı ve bunun en zor yöntem olduğunu da eklemişti söyleşisinde.Gencebay jazz müzikle de ilgilenmiştir bir zaman.Ayrıca Norayr Demirci ile birlikta atonal müzik(Ton dışı) çalışmalarıda olmuştur.Buradan şu sonucu çıkarabiliriz;hem beste yöntemine göre,hem çalışma yöntemine göre Gencebay,sürrealist akıma çok uzak bir insan değildir.Tabi ki notasyon aşamasında, stüdyo aşamasında işin içine matematik giriyor,bilgi giriyor,yetenek giriyor.O zaman sürrealizmden biraz kopuluyor olunsada ,şan kısmında ve enstrüman yorum kısmında yine Gencebay'ın bilinçaltı ve Hasretsevda arkadaşın dediği gibi "Kalp ritmi" devreye giriyor.İşte Gencebay bir anlamda da böyle olduğu için özgün.Uykuda bile beste yapabildiği için,beste yaparken bilinçaltını devreye sokabildiği için, yani özgür olabildiği için özgün..

Özgünlük,başkalıktır ,kendine haslıktır.Doğru adına hayır diyebilmektir.Sanatçıların özgün olabilmesi gibi, müzik adına her yörenin ve her bölgenin de özgünlüğü, kendine haslığı vardır.İşte o yörelerin tavrıda yüzyıllarca süregelen  özgür tavırların bileşimi sonucu oluşmuştur.Yani bilinçleşen bilinçaltıdır.O nedenle bir batılı ritmci, 9/8lik aksak ritmi Trakyalılar ,7/8 lik ritmi Karadenizliler gibi atamaz.Batılı bir kemancı ,doğulu koma sesleri doğulular gibi çalamaz;doğulu bir kemancıda klasik batı müziği nüanslarını batılı bir kemancı gibi veremez.

Özgünlük bazense içinin sesini doğru sunabilmektir.Kulağını ezberlere tıkayabilmektir.Ezberleri bozabilmektir.Şiirde ezber bozma işini Orhan Veli Kanık yapmıştı.Ülkemizin müziğinde ise bu ezber bozma işini adı yine Orhan olan Gencebay başardı.O nedenle Orhanlar önemlidir dostlar..

"KENDİNİZİ ÖZGÜR KILABİLMEK İSTİYORSANIZ KUTSAL BİR HAYIR DİYEBİLMELİSİNİZ"
                                                                                                                 Nietszhche
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 400
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 400 / 417
400 / 417

3 m.özer isimli üyemize teşekkür edenler :
Misafir, mericoz, Razor

Re: MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen hasretsevda tarih 08 Tem 2010, 03:00

aslında bu durumda yazılan başlıga boyle yorumların yazılması çokda hoş bir netice..bu siteyi ilk kuruldugu günden beri takip edenlerdenim fakat 5 yıl hiç birşey yazmamıştım...yazma eylemimse popstarla başladı.o anki kafamdaki hedef şu anki platformun oluşmasıydı....ve eminim doğru yolllarda ilerliyoruz hep birlikte...birlikten kuvvet doğar nede olsa...Meriç Öz arkadaşa sizede ayrıca teşekkür ediyorum..92de şanslıydımki Gencebay ustanın Sende haklısın albüm çalışmasında misafir olarak çok kısa bir süreçte bulundum...o zamanları kendi çapımda notlar almış ve sorular sormuştum stüdtyoda çalışma arası boşluklarda...bunlardan biride HOCAM BAŞARININ SIRRI SİZCE NEDİR?di?...ustanın kendi ağzından verdiği cevap ÇOK ÇALIŞMAK oldu..zaman içinde yeri geldikçe özel yaşantımdan bazı kesitleri sunmak istiyorum...sadece daha iyi anlaşılabilmek adına.
özgün olmak demek usta cırak ilişkisinde  bir eseri birebir çalabilmek yada su hocanın yolunda onun devamıyım demek değildir....yada bir besteciye benzemekte değildir...herkes kendi ruhunu ve rengini taşımalıdır....Gencebay ustaya bir dönem stüdyo çalışmasında ''hocam taklitleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz ''diye sordugumda ''EN İYİ TAKLİT BİLE ASLINDAN KÖTÜDÜR''cevabını vermişti...EKOL İLE ÜSLÜP TARZ birbirinden farklı konumlardır....hani zaman zaman muziği kategorize ederken bazı düşünsel hatalara düşebiliriz....,kötü muzik yoktur kötü icra vardır diyorum hep....muzikte nuans denilen hadise de işin matematiği de parmak izi gibi BEYİNSEL BİR İZDİR...belki bir halk türküsünü farklı farklı beyinler değişik aranje ederler...armoni kitaplarının sonunda boyle bir cümle okumuştum...artık öğrendiğiniz herşeyi unutun ama öğrendiğiniz herşeye matematik uygulayın.....40 bin aranjör bir eseri 40 bin ayrı şekilde düzenler...orkestra yazma işide en az çalma kadar parmak izi karşıtı olarak beyin izi şeklinde karşımıza çıkar...sürrealizm denen olay aslında beynimizdeki resmin resmedilişidir...ve bu kişiye özel munhassır bir durumdur...ruhu analiz edebilmek imkansızdır..buna bestecinin kendiside dahildir...hani çetin akdeniz saz evinde özel bir sohbet var ya..ustanın anlattıgı....her zaman aynı şeyi tutturmak mümkün ola-mı-yor  dediği ustanın....zannımca bu hadisedir.....M.ÖZER arkadaş....aslında kimsiniz bilmiyorum..sizi sadece düşüncelerinizden tanıyorum.bugüne kadar hiç bir şekilde tanışma fırsatım olmadı...ama bu sitede eminim sizin gibi çok degerli arkadaşlar var...ben kişisel olarak zaman zaman paslar atıyorum kişisel nokta atışları...bunları alan insanlar oluyor almayanlar  oluyor....ama hepsi sonucta halkalar halinde bu sitede ve bu yörüngede....egerki kazarsak ruhumuzu kazdıkça derinleşecek...
muzikte özgün olmak kendine has bir rengin sahibi olmaktır...ama besteci bu rengi kendisi bile belirleyemez..kalp ritmi dediğim olay zaten budur...jazz muziğini bilerek ornek verdim...eger zamanım yeterse bir gün orhan gencebay muziğinde bugüne kadar cıkan tüm parçaların analizini buraya yazmak isterim...ve bu günahıyla sevabıyla olacaktır....her zaman aynı duyguyu yakalayamıyorsak her zaman aynı başarıyıda yakalayamayız...ama özgünlük ve özgürlük varsa bir bestecinin ruhunda o manada yaşadıklarının sonucu yine özgürce olacaktır....BU SİTEDE İLK KEZ GENCEBAY MUZİĞİ DEYİMİNİ KULLANMIŞTIM...aslında bunun temelinde yatan olay yine özgün jazz denemeleridir....matematiğiyle formülüyle ve senteziyle..çünkü hiç bir kategoriye girmeyen bir türdür Gencebay muziği......bu yüzdende özgündür.....
En son hasretsevda tarafından 08 Tem 2010, 03:13 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı
hasretsevda
 
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 3
Uyarılar: (0%)
Level: 0
HP: 0 / 0
0 / 0
MP: 0 / 0
0 / 0
EXP: 0 / 0
0 / 0

4 hasretsevda isimli üyemize teşekkür edenler :
berhudarol, m.özer, mericoz, Razor

Re: MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen hasretsevda tarih 08 Tem 2010, 03:10

Her ne kadar da bu müziğe balta vuranlar olsa da... Batıda kullanılan country,jazz,blues,rumba bizim özgün musikimizde ve aynı zamanda Orhan Baba'da da fazlasıyla mevcut.

BİR ZAMANLAR GENCEBAYI YASAKLAYAN KURUMLAR EMİN OLUN ZAMAN GELECEK ONUN ADINA ANMA GECELERİ DÜZENLEYECEKLERDİR.....
Kullanıcı avatarı
hasretsevda
 
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 3
Uyarılar: (0%)
Level: 0
HP: 0 / 0
0 / 0
MP: 0 / 0
0 / 0
EXP: 0 / 0
0 / 0

hasretsevda isimli üyemize teşekkür edenler :
Razor

Re: MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen hasretsevda tarih 08 Tem 2010, 03:17

hasretsevda yazdı:Her ne kadar da bu müziğe balta vuranlar olsa da... Batıda kullanılan country,jazz,blues,rumba bizim özgün musikimizde ve aynı zamanda Orhan Baba'da da fazlasıyla mevcut.

BİR ZAMANLAR GENCEBAYI YASAKLAYAN KURUMLAR EMİN OLUN ZAMAN GELECEK ONUN ADINA ANMA GECELERİ DÜZENLEYECEKLERDİR.....
Kullanıcı avatarı
hasretsevda
 
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 3
Uyarılar: (0%)
Level: 0
HP: 0 / 0
0 / 0
MP: 0 / 0
0 / 0
EXP: 0 / 0
0 / 0

Re: MUZİKTE ÖZGÜN VE ÖZGÜR OLMAK...

Yeni mesajgönderen m.özer tarih 08 Tem 2010, 08:52

Çalışmak, sonuca ulaşmak isterken; tam karşılığı ise dönüştüren emek.Gencebay bazı söyleşilerinde,bir zamanlar günde 12 saat bağlama çaldığını hatta bazı günler yemeden içmeden gece-gündüz çalıştığını belirtmişti.Gencebay kalp ritmini bile terletmiştir.Parmağının izi ise; beyninin izidir,emeğinin izidir ,yüreğinin sesidir.Eğer emek varsa başlangıçta vardır,sonuçta vardır..

Bir dönemler tiyatro ile uğraşmıştım.Hem oyuncu olarak hem de yönetmen olarak bazı çalışmalarım olmuştu.Tiyatro ile uğraştığım dönemlerin bir bölümünde, üniversitede öğretim görevlisi olarak derslerede giriyordum.Ve öğrencilerimle bir tiyatro grubu kurmaya karar vermiştik.Ve de kurmuştuk.Öğrenciler(Oyuncular) içinde hayatında hiç tiyatroya gitmemiş gençler vardı.Çoğu sanattan,tiyatrodan çok uzaktılar.Ve çalışmaya başladık.Üç ayı aşkın süre  boyunca hiç ara vermeden emek harcadık.İlk oyunumuzu sahneye koyduk.Ortaya o kadar güzel bir ürün çıkmıştı ki..Ve o hırsla bir kaç yıl çalışmalarımıza devam ettik.Oyunlarımızı bir çok yerde sahneye koyduk,turnelere çıktık.En son sahneye koyduğumuz oyun,Oktay Arayıcı'nın yazdığı "Rumuz Goncagül" isimli oyundu.Güzel sanatlar fakültesi,tiyatro bölümü öğretim elemanları bu oyunun gala gecesine katılmıştı.Şaşkınlıkları,övgüleri hala kulaklarımda yankılanmaktadır.Çalışmak,emek ve güçle kalp ritmini yakalayabilmek daha doğrusu diğer kalplerin ritmini bir noktada birleştirebilmek..Franz Kafka'nın "Dönüşüm" isimli kitabında bahsettiği "Sineğe dönüşmek" duygusundan kurtulmuştu öğrencilerim.Aradan yıllar geçti,öğrencilerim arasıra beni ararlar.Ve okuldan akıllarında kalan tek şeyin ,tiyatro çalışmaları olduğundan bahsederler.Çünkü emek vardı,çünkü çalışarak kendi kalp ritmini yakalayabilmek vardı..

Müzik piyasasının korsan vb. bir çok sorunları dışında üretim-beste sorunları da bana göre önemli sorunlardandır.Ki üretim noktası,bir çok sanatçıyı kuşatmıştır.Sanatçılar bu noktada o kadar farklı yollara ve yöntemlere başvurmuşlardır ki..Düşünün Beatles gibi dünyanın en başarılı olmuş,albümleri tüm zamanların en büyük satış rakamlarını yakalamış gurup bile üretim noktasında tıkanabilmiştir.Gurup üyeleri özgün olabilmek adına ,hallisinasyon görebilmek,iç dünyalarını ortaya çıkarabilmek için lsd kullanma yolunu seçmişlerdir.Yine Beatles gibi bir çok gurup ve sanatçı uyuşturucu kullanmış,belkide hayatlarını bitirme noktasına gelmişlerdir.Oysa ki çalışmak,emek harcamak üretimin en önemli kilit taşıdır.

Gencebay'sa hiç bir zaman üretim noktasında kilitlenmemiştir.Hala daha yalnızca kendi bestelerinden oluşan başarılı bir albüm çıkarabilmesi bunun en önemli kanıtıdır.Bu neden böyle olmuştur?Bunun cevabı Hasretsevda arkadaşın 1992 yılında Sende Haklısın albümünü stüdyo aşamasında Gencebay'a sorduğu soruda ve aldığı cevapta gizlidir;yani çalışmakta..
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 400
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 400 / 417
400 / 417

4 m.özer isimli üyemize teşekkür edenler :
Misafir, berhudarol, mericoz, Razor



İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön Genel Müzik Tartışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir