Nasil Gencebay Sever Olduk?

Gönül Dostluğu ile alakalı tüm mevzûlar bu başlıktadır...

Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti esra18 09 Oca 2008, 15:18

Hepimizin bi hikayesi var. Nasil Gencebay hayrani olduk bunu merak ediyorum. Bana bir kiz arkadasim onermisti cok onceleri. O zamanlar cd yoktu bilgisayarda yoktu kiralik dunya albumu yeni cikmisti. Kiralik dunya albumundeki musaden olursa gidiyorum'a bayilmistim ve hergun dinlemistim. Bu sarkiyi dinleyerekten cok sevdim ve sonra arkasi geldi. Diger albumleri, filmleri ve sarkilari derken kendimi bu sitede buldum. Cok eksigim ve cok bilmedigim sey var onun hakkinda ama ona yurekten bagliyim.
ilkgoz agrim son askimsin....
Kullanıcı avatarı
esra18
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
 
İleti: 186
Kayıt: 25 Arl 2007, 17:33

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti SerdarYılmaz 09 Oca 2008, 17:27

Bu da klasik sorulardan... :)

Benim ailem, çevrem, hatta uzaktan akrabalarim bile - abartmiyorum - komple Gencebay dinleyicisi... Dolayisiyla küçük yaslardan beri bir bag, bir ilgi ve sevgi vardi.. Ama asil baglilik ve kavrama elbette ergenlik çagi esnasi ve sonrasi gerçeklesti... Simdi de durumlar malum..

Gencebay müziginin hayatimda yeri çok büyük...
Kullanıcı avatarı
SerdarYılmaz
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 683
Kayıt: 01 Ekm 2007, 20:41

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti idam_mahkumu 10 Oca 2008, 09:47

Evet hemen her yıl bir defa soruluyor bir şekilde :) Ama madem sorulmuş, yeri gelmişken bende izah edeyim.

Benim babam müzisyendi özellikle 80'ler. Dolayısı ile kaliteli müzik dinlerdi.. Tabii başta Orhan Gencebay. Ben henüz o zamanlar 3-4 yaşındaydım, kulağım Gencebay ile doluyor. Hep Gencebay'ın resmini görüyor ve filmlerini izliyordum. Anaokulunda lakabımı "küçük orhan" takmışlardı. Anne ve Babadan sonra konuşmaya "Hatasız kul olmaz" şarkısının sözleri ile başlamışım. Çok severdim Orhan abiyi, o bana sanki babamın kardeşiymiş arkadaşıymış gibi gelirdi, bu yüzden o küçük yaşlarda çok severdim. "Orhan Gencebay" diye bir insanın yaşayıp yaşamadığından bile bîhaberdim ama varlığı ve adını duymak beni mutlu ediyordu. O günlerde bana verilebilecek en büyük hediye birinin "Orhan Gencebay" diye seslenmesi yada birinin bana yırtık pırtıkda olsa Gencebay resmi göstermesiydi.. Aşık olmuştum adeta O'na. Sonra yaş büyükdükçe duygularda büyüdü. Orta okulda az biraz müziğinin büyüsüne kapıldık.

Lise'ye varınca albüm biriktirme, kaset toplama, resim almak, defterlere resim yapıştırmak, Gencebay şarkı sözleri yazmak. Sınıfda belli bir ağırlığa konuma ulaşmaya başladık. Zevzeklik, ukelalık, labalilik bizden uzak şeylerdi. Aksine sınıfın kızlarını korurduk, başka sınıfdan bizim sınıftaki kızlara sarkan erkekleri diskalifiye ederdik. Eğer ki bizim sınıfdan bir kız başka sınıftan bir çoçuğu seviyor, çocuk da bizim kıza yüz vermiyorsa gider o çocuk ile konuşur, bizim kızı sevmesini isterdik felan. Yada başka sınıfdan bir çocuk bir sınıftaki kızlardan birine gönlünü kaptırmışsa, bizim sınıftaki kız ile konuşurduk felan.

Ben lise birdeyken yatılıydım. Okula yakın bir muhitte, yurtda kalıyordum. Yurtda okuyan, kafasını kitaplara gömmüş, bu sebebten çoğunun gözü bozuk (gözlüklü), psikolojisi bozuk, saçları dökülmüş yada ağarmış insanlar vardı. Yaşları büyükdü, üniversiteye girebilmek için her yolu deniyorlardı. Bunlar "efkâr" yani "fikir" yani "düşünmekten" uzaklaşmış, robotlatmış geleceğin "doktor" , "mühendis" yada "avukat"larıydı. Ama her ne hikmetse bu üstün zekalar Gencebay'ın hiç anlamıyorlardı. Ben 15 yaşındaydım, Zaman Akıp Gider'i dinlerken gözlerim kan çanağı gibi oluyordu bu aydınlar ise "Yahu bu yaşda ne dinliyosun şu herifi ne anlıyosun..." derlerdi. Bende "Sizin anlayamadığınızı..." derdim. "Bizde bu zeka varken neden anlamayalım, anlaşılmayacak kadar zor birşey değil, anlaşılabilecek bir tarafı olsa biz anlardık. Biz bu zekayla anlamazken sen 15 yaşında gelmiş bize felsefe yapıyorsun..." derlerdi... Traji komik, şimdi çoğu doktor, avukat, mühendis ve öğretmen olmuştur ama felsefe nedir, müzik nedir, ruh nedir, şarkını dinlemek değil anlamak nedir, şarkının açtığı pencereden bakıp kimsenin göremeyeceği manzaraları görmek nedir, anlamamışlardı.

Orta son lise bir derken Gencebay müziğinin büyüsüne ve Gencebay imajına ek olarak, Gencebay felsefesinide benimsedik ve anladık. Lise 2-3 derken çakı gibi filinta gibi Gencebay'cı olmuştuk zaten...
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti topraktanbircan 10 Oca 2008, 12:31

idam_mahkumu yazdı:
Ben lise birdeyken yatılıydım. Okula yakın bir muhitte, yurtda kalıyordum. Yurtda okuyan, kafasını kitaplara gömmüş, bu sebebten çoğunun gözü bozuk (gözlüklü), psikolojisi bozuk, saçları dökülmüş yada ağarmış insanlar vardı. Yaşları büyükdü, üniversiteye girebilmek için her yolu deniyorlardı. Bunlar "efkâr" yani "fikir" yani "düşünmekten" uzaklaşmış, robotlatmış geleceğin "doktor" , "mühendis" yada "avukat"larıydı. Ama her ne hikmetse bu üstün zekalar Gencebay'ın hiç anlamıyorlardı. Ben 15 yaşındaydım, Zaman Akıp Gider'i dinlerken gözlerim kan çanağı gibi oluyordu bu aydınlar ise "Yahu bu yaşda ne dinliyosun şu herifi ne anlıyosun..." derlerdi. Bende "Sizin anlayamadığınızı..." derdim. "Bizde bu zeka varken neden anlamayalım, anlaşılmayacak kadar zor birşey değil, anlaşılabilecek bir tarafı olsa biz anlardık. Biz bu zekayla anlamazken sen 15 yaşında gelmiş bize felsefe yapıyorsun..." derlerdi... Traji komik, şimdi çoğu doktor, avukat, mühendis ve öğretmen olmuştur ama felsefe nedir, müzik nedir, ruh nedir, şarkını dinlemek değil anlamak nedir, şarkının açtığı pencereden bakıp kimsenin göremeyeceği manzaraları görmek nedir, anlamamışlardı


ömer yazının özellikle bu kısmı çok dikkatimi çekti.burada öyle bir manzara çizmişsin ki sanki üniversiteye girmek için ders çalışmak,üniversite okumak,avukat,mühendis ve doktor olmak suçmuş gibi.her insanın beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz tarafları olabilir.ama o kişilerin saygı duyulacak tarafları da olabilir.velhasıl yaradılış gereği kimse birbirinin kopyası olamaz.sırf onlarla müzik konusunda aynı fikirde olmadığın için "robotlaşmış,müzik ve ruh nedir bilmeyen,düşünmekten uzaklaşmış" gibi sözcükleri hayatında belli çabaları gösteren ve belli saygın meslekleri edinen tüm meslek grubundaki insanlara yansıtmış gibi olmuşsun.ki bu da gencebay'ın savunduğu hoşgörü ve hümanizm ilkeleriyle çelişiyor.bir kimse kafasını hayatı boyunca kitaplara gömmüş olabilir. "üniversiteye girebilmek için her yolu denemiş" de olabilir senin deyiminle :) bunlar ayıp değil tam tersine iftihar edilmesi gereken davranışlardır. ama ne psikolojisi bozulmuştur ne de robotlaşmıştır.müzik de nedir ruh da gayet iyi bilir.bunlar birer tezat olmasa gerek diye düşünüyorum.


bence müzik beğenisi o kişiye özel bişeydir.tamamen onun algı ve duyumlarına.her eğitim düzeyi ve kesimden gencebay'ı çok iyi anlayan insan da olabilir.anlamayan insan da.dediğim gibi bu o sanatçının verdiği mesajı ne kadar alabildiğinize,hayata bakışınızın ne kadar örtüştüğüne,size ne kadar hitap ettiğine bağlı birşey.gencebay da bu sebeple ayırım yapmadan hedefinin tüm insanlık olduğunu belirterek;"beni insan dinlesin" demiştir.kimisi kendini klasik müzikte bulur,kimisi gencebay'da. veya zamanına göre her ikisinde de.ama ikisinin de ortak paydası kaliteli müziktir,ki önemli olan da budur.ama dinledikleri müziği birbirlerine karşı "övünme,böbürlenme ve birbirlerini küçük görme" vesilesi olarak kullanıllarsa yanlışa girmiş olurlar.çünkü ikisi de kaliteli müzik dinlemektedir.ben hep demişimdir;bir kimse gencebay müziğini sevmeyebilir,tınısı hoşuna gitmeyebilir.bu son derece doğaldır.nitekim biz sevdik diye herkes sevmek zorunda değildir.ama bilgi sahibi olmadan bilgiçlik taslamaya,küçük görmeye,aşağılamaya,"arabeskçi işte" demeye devam ederse bizim itirazımız bu noktadadır.
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1158
Kayıt: 02 Ekm 2007, 14:47
Konum: İstanbul

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti idam_mahkumu 10 Oca 2008, 12:51

topraktanbircan yazdı:
idam_mahkumu yazdı:
Ben lise birdeyken yatılıydım. Okula yakın bir muhitte, yurtda kalıyordum. Yurtda okuyan, kafasını kitaplara gömmüş, bu sebebten çoğunun gözü bozuk (gözlüklü), psikolojisi bozuk, saçları dökülmüş yada ağarmış insanlar vardı. Yaşları büyükdü, üniversiteye girebilmek için her yolu deniyorlardı. Bunlar "efkâr" yani "fikir" yani "düşünmekten" uzaklaşmış, robotlatmış geleceğin "doktor" , "mühendis" yada "avukat"larıydı. Ama her ne hikmetse bu üstün zekalar Gencebay'ın hiç anlamıyorlardı. Ben 15 yaşındaydım, Zaman Akıp Gider'i dinlerken gözlerim kan çanağı gibi oluyordu bu aydınlar ise "Yahu bu yaşda ne dinliyosun şu herifi ne anlıyosun..." derlerdi. Bende "Sizin anlayamadığınızı..." derdim. "Bizde bu zeka varken neden anlamayalım, anlaşılmayacak kadar zor birşey değil, anlaşılabilecek bir tarafı olsa biz anlardık. Biz bu zekayla anlamazken sen 15 yaşında gelmiş bize felsefe yapıyorsun..." derlerdi... Traji komik, şimdi çoğu doktor, avukat, mühendis ve öğretmen olmuştur ama felsefe nedir, müzik nedir, ruh nedir, şarkını dinlemek değil anlamak nedir, şarkının açtığı pencereden bakıp kimsenin göremeyeceği manzaraları görmek nedir, anlamamışlardı


ömer yazının özellikle bu kısmı çok dikkatimi çekti.burada öyle bir manzara çizmişsin ki sanki üniversiteye girmek için ders çalışmak,üniversite okumak,avukat,mühendis ve doktor olmak suçmuş gibi.her insanın beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz tarafları olabilir.ama o kişilerin saygı duyulacak tarafları da olabilir.velhasıl yaradılış gereği kimse birbirinin kopyası olamaz.sırf onlarla müzik konusunda aynı fikirde olmadığın için "robotlaşmış,müzik ve ruh nedir bilmeyen,düşünmekten uzaklaşmış" gibi sözcükleri hayatında belli çabaları gösteren ve belli saygın meslekleri edinen tüm meslek grubundaki insanlara yansıtmış gibi olmuşsun.ki bu da gencebay'ın savunduğu hoşgörü ve hümanizm ilkeleriyle çelişiyor.bir kimse kafasını hayatı boyunca kitaplara gömmüş olabilir. "üniversiteye girebilmek için her yolu denemiş" de olabilir senin deyiminle :) bunlar ayıp değil tam tersine iftihar edilmesi gereken davranışlardır. ama ne psikolojisi bozulmuştur ne de robotlaşmıştır.müzik de nedir ruh da gayet iyi bilir.bunlar birer tezat olmasa gerek diye düşünüyorum.


bence müzik beğenisi o kişiye özel bişeydir.tamamen onun algı ve duyumlarına.her eğitim düzeyi ve kesimden gencebay'ı çok iyi anlayan insan da olabilir.anlamayan insan da.dediğim gibi bu o sanatçının verdiği mesajı ne kadar alabildiğinize,hayata bakışınızın ne kadar örtüştüğüne,size ne kadar hitap ettiğine bağlı birşey.gencebay da bu sebeple ayırım yapmadan hedefinin tüm insanlık olduğunu belirterek;"beni insan dinlesin" demiştir.kimisi kendini klasik müzikte bulur,kimisi gencebay'da. veya zamanına göre her ikisinde de.ama ikisinin de ortak paydası kaliteli müziktir,ki önemli olan da budur.ama dinledikleri müziği birbirlerine karşı "övünme,böbürlenme ve birbirlerini küçük görme" vesilesi olarak kullanıllarsa yanlışa girmiş olurlar.çünkü ikisi de kaliteli müzik dinlemektedir.ben hep demişimdir;bir kimse gencebay müziğini sevmeyebilir,tınısı hoşuna gitmeyebilir.bu son derece doğaldır.nitekim biz sevdik diye herkes sevmek zorunda değildir.ama bilgi sahibi olmadan bilgiçlik taslamaya,küçük görmeye,aşağılamaya,"arabeskçi işte" demeye devam ederse bizim itirazımız bu noktadadır.


Aslına bakarsan bu hususta yalnış anlaşıldım. Elbette her insanın beğeni mekanizması kendisine hazdır, birinin beğendiğini biri beğenmeyebilir, diğeri beğenedebilir.

Ben yukarıdaki pragrafımda farklı noktalara dikkat çekmek istedim. Ben o ortamda hor görüldüm, benim feryadım bu yönde. Lise bire giden, küçüçük bir çocuktum. Yaşım 15'idi. Yaşı en küçük olan 24-25 yaşlarındaydı, 30 yaşına kadar insan vardı. Farklı şehirlerden, hatta farklı ülkelerden. Meselâ 28 yaşında nijeryalı, 25 yaşında rusyalı vs. vardı.

Ben o ortamda çok ezildim ve beni "arabeskçi" olarak gördüler kendileri. Benim sistemim şu yönde;

"Kafalarınızı kitaba gömmüşsünüz, yaşlarınız 25-30. Saçlarınız dökülmüş, tek amacınız bir yerlere gelebilmek. Ama Gencebay'ı arabesk diye nitelendirerek düşünce fikir sisteminizin ne kadar basit olduğunu gözler önüne seriyorsunuz. Artı olarak henüz 15 yaşında lise bire giden bir çoçuğu arabeskçi diye nitelendirip, zekasını düşük görüp, dalga geçip alay edip hor görüyorsunuz... Belki doktor, mühendis olacaksınız ama adam olamayacaksınız...."


Ve bu düşüncemde herhangi bir genelleme yok. O ortamda bulunan bir avuc elemandan söz ediyorum. Benim fikrime, düşünceme saygı duygukdan sonra sen ne olursan ol, ama önce insanların dinlediklerine ve inandıklarına saygılı ol. Herşey okumakla olmuyor, ( söz meclisten dışarı ).

Yaşları benden büyük oldukları için çoğu kez "burada bu müziği dinleme" diye kasetlerimi kırmışları, yakmışlardı. Yönetime şikayet ettiğimde ise pek umursanmamıştım.

Şimdi hepsi belki doktor, avukat olmuştur ama ADAM OLAMAMIŞTIR.

Demek istediğim noktalar buydu. Bu arada o günlere tekrar gittim, sinirim bozuldu....
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti topraktanbircan 10 Oca 2008, 12:55

idam_mahkumu yazdı:
topraktanbircan yazdı:
idam_mahkumu yazdı:
Ben lise birdeyken yatılıydım. Okula yakın bir muhitte, yurtda kalıyordum. Yurtda okuyan, kafasını kitaplara gömmüş, bu sebebten çoğunun gözü bozuk (gözlüklü), psikolojisi bozuk, saçları dökülmüş yada ağarmış insanlar vardı. Yaşları büyükdü, üniversiteye girebilmek için her yolu deniyorlardı. Bunlar "efkâr" yani "fikir" yani "düşünmekten" uzaklaşmış, robotlatmış geleceğin "doktor" , "mühendis" yada "avukat"larıydı. Ama her ne hikmetse bu üstün zekalar Gencebay'ın hiç anlamıyorlardı. Ben 15 yaşındaydım, Zaman Akıp Gider'i dinlerken gözlerim kan çanağı gibi oluyordu bu aydınlar ise "Yahu bu yaşda ne dinliyosun şu herifi ne anlıyosun..." derlerdi. Bende "Sizin anlayamadığınızı..." derdim. "Bizde bu zeka varken neden anlamayalım, anlaşılmayacak kadar zor birşey değil, anlaşılabilecek bir tarafı olsa biz anlardık. Biz bu zekayla anlamazken sen 15 yaşında gelmiş bize felsefe yapıyorsun..." derlerdi... Traji komik, şimdi çoğu doktor, avukat, mühendis ve öğretmen olmuştur ama felsefe nedir, müzik nedir, ruh nedir, şarkını dinlemek değil anlamak nedir, şarkının açtığı pencereden bakıp kimsenin göremeyeceği manzaraları görmek nedir, anlamamışlardı


ömer yazının özellikle bu kısmı çok dikkatimi çekti.burada öyle bir manzara çizmişsin ki sanki üniversiteye girmek için ders çalışmak,üniversite okumak,avukat,mühendis ve doktor olmak suçmuş gibi.her insanın beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz tarafları olabilir.ama o kişilerin saygı duyulacak tarafları da olabilir.velhasıl yaradılış gereği kimse birbirinin kopyası olamaz.sırf onlarla müzik konusunda aynı fikirde olmadığın için "robotlaşmış,müzik ve ruh nedir bilmeyen,düşünmekten uzaklaşmış" gibi sözcükleri hayatında belli çabaları gösteren ve belli saygın meslekleri edinen tüm meslek grubundaki insanlara yansıtmış gibi olmuşsun.ki bu da gencebay'ın savunduğu hoşgörü ve hümanizm ilkeleriyle çelişiyor.bir kimse kafasını hayatı boyunca kitaplara gömmüş olabilir. "üniversiteye girebilmek için her yolu denemiş" de olabilir senin deyiminle :) bunlar ayıp değil tam tersine iftihar edilmesi gereken davranışlardır. ama ne psikolojisi bozulmuştur ne de robotlaşmıştır.müzik de nedir ruh da gayet iyi bilir.bunlar birer tezat olmasa gerek diye düşünüyorum.


bence müzik beğenisi o kişiye özel bişeydir.tamamen onun algı ve duyumlarına.her eğitim düzeyi ve kesimden gencebay'ı çok iyi anlayan insan da olabilir.anlamayan insan da.dediğim gibi bu o sanatçının verdiği mesajı ne kadar alabildiğinize,hayata bakışınızın ne kadar örtüştüğüne,size ne kadar hitap ettiğine bağlı birşey.gencebay da bu sebeple ayırım yapmadan hedefinin tüm insanlık olduğunu belirterek;"beni insan dinlesin" demiştir.kimisi kendini klasik müzikte bulur,kimisi gencebay'da. veya zamanına göre her ikisinde de.ama ikisinin de ortak paydası kaliteli müziktir,ki önemli olan da budur.ama dinledikleri müziği birbirlerine karşı "övünme,böbürlenme ve birbirlerini küçük görme" vesilesi olarak kullanıllarsa yanlışa girmiş olurlar.çünkü ikisi de kaliteli müzik dinlemektedir.ben hep demişimdir;bir kimse gencebay müziğini sevmeyebilir,tınısı hoşuna gitmeyebilir.bu son derece doğaldır.nitekim biz sevdik diye herkes sevmek zorunda değildir.ama bilgi sahibi olmadan bilgiçlik taslamaya,küçük görmeye,aşağılamaya,"arabeskçi işte" demeye devam ederse bizim itirazımız bu noktadadır.


Aslına bakarsan bu hususta yalnış anlaşıldım. Elbette her insanın beğeni mekanizması kendisine hazdır, birinin beğendiğini biri beğenmeyebilir, diğeri beğenedebilir.

Ben yukarıdaki pragrafımda farklı noktalara dikkat çekmek istedim. Ben o ortamda hor görüldüm, benim feryadım bu yönde. Lise bire giden, küçüçük bir çocuktum. Yaşım 15'idi. Yaşı en küçük olan 24-25 yaşlarındaydı, 30 yaşına kadar insan vardı. Farklı şehirlerden, hatta farklı ülkelerden. Meselâ 28 yaşında nijeryalı, 25 yaşında rusyalı vs. vardı.

Ben o ortamda çok ezildim ve beni "arabeskçi" olarak gördüler kendileri. Benim sistemim şu yönde;

"Kafalarınızı kitaba gömmüşsünüz, yaşlarınız 25-30. Saçlarınız dökülmüş, tek amacınız bir yerlere gelebilmek. Ama Gencebay'ı arabesk diye nitelendirerek düşünce fikir sisteminizin ne kadar basit olduğunu gözler önüne seriyorsunuz. Artı olarak henüz 15 yaşında lise bire giden bir çoçuğu arabeskçi diye nitelendirip, zekasını düşük görüp, dalga geçip alay edip hor görüyorsunuz... Belki doktor, mühendis olacaksınız ama adam olamayacaksınız...."


Şeklindedir...


anladım,haklısın.ama şimdi yazdığın ve bu hislerini sana has kılan özel durumları önceki yazında belirtmeyince yazıda bir genelleme havası oluşmuş.ben de burada senin anlatmak istediğinle bağdaşmayan yanlış anlamlar çıkabilir diye yazdım.seni tanıdığım için..

berhüdar ol...
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1158
Kayıt: 02 Ekm 2007, 14:47
Konum: İstanbul

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti idam_mahkumu 10 Oca 2008, 12:58

topraktanbircan yazdı:
idam_mahkumu yazdı:
topraktanbircan yazdı:
idam_mahkumu yazdı:
Ben lise birdeyken yatılıydım. Okula yakın bir muhitte, yurtda kalıyordum. Yurtda okuyan, kafasını kitaplara gömmüş, bu sebebten çoğunun gözü bozuk (gözlüklü), psikolojisi bozuk, saçları dökülmüş yada ağarmış insanlar vardı. Yaşları büyükdü, üniversiteye girebilmek için her yolu deniyorlardı. Bunlar "efkâr" yani "fikir" yani "düşünmekten" uzaklaşmış, robotlatmış geleceğin "doktor" , "mühendis" yada "avukat"larıydı. Ama her ne hikmetse bu üstün zekalar Gencebay'ın hiç anlamıyorlardı. Ben 15 yaşındaydım, Zaman Akıp Gider'i dinlerken gözlerim kan çanağı gibi oluyordu bu aydınlar ise "Yahu bu yaşda ne dinliyosun şu herifi ne anlıyosun..." derlerdi. Bende "Sizin anlayamadığınızı..." derdim. "Bizde bu zeka varken neden anlamayalım, anlaşılmayacak kadar zor birşey değil, anlaşılabilecek bir tarafı olsa biz anlardık. Biz bu zekayla anlamazken sen 15 yaşında gelmiş bize felsefe yapıyorsun..." derlerdi... Traji komik, şimdi çoğu doktor, avukat, mühendis ve öğretmen olmuştur ama felsefe nedir, müzik nedir, ruh nedir, şarkını dinlemek değil anlamak nedir, şarkının açtığı pencereden bakıp kimsenin göremeyeceği manzaraları görmek nedir, anlamamışlardı


ömer yazının özellikle bu kısmı çok dikkatimi çekti.burada öyle bir manzara çizmişsin ki sanki üniversiteye girmek için ders çalışmak,üniversite okumak,avukat,mühendis ve doktor olmak suçmuş gibi.her insanın beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz tarafları olabilir.ama o kişilerin saygı duyulacak tarafları da olabilir.velhasıl yaradılış gereği kimse birbirinin kopyası olamaz.sırf onlarla müzik konusunda aynı fikirde olmadığın için "robotlaşmış,müzik ve ruh nedir bilmeyen,düşünmekten uzaklaşmış" gibi sözcükleri hayatında belli çabaları gösteren ve belli saygın meslekleri edinen tüm meslek grubundaki insanlara yansıtmış gibi olmuşsun.ki bu da gencebay'ın savunduğu hoşgörü ve hümanizm ilkeleriyle çelişiyor.bir kimse kafasını hayatı boyunca kitaplara gömmüş olabilir. "üniversiteye girebilmek için her yolu denemiş" de olabilir senin deyiminle :) bunlar ayıp değil tam tersine iftihar edilmesi gereken davranışlardır. ama ne psikolojisi bozulmuştur ne de robotlaşmıştır.müzik de nedir ruh da gayet iyi bilir.bunlar birer tezat olmasa gerek diye düşünüyorum.


bence müzik beğenisi o kişiye özel bişeydir.tamamen onun algı ve duyumlarına.her eğitim düzeyi ve kesimden gencebay'ı çok iyi anlayan insan da olabilir.anlamayan insan da.dediğim gibi bu o sanatçının verdiği mesajı ne kadar alabildiğinize,hayata bakışınızın ne kadar örtüştüğüne,size ne kadar hitap ettiğine bağlı birşey.gencebay da bu sebeple ayırım yapmadan hedefinin tüm insanlık olduğunu belirterek;"beni insan dinlesin" demiştir.kimisi kendini klasik müzikte bulur,kimisi gencebay'da. veya zamanına göre her ikisinde de.ama ikisinin de ortak paydası kaliteli müziktir,ki önemli olan da budur.ama dinledikleri müziği birbirlerine karşı "övünme,böbürlenme ve birbirlerini küçük görme" vesilesi olarak kullanıllarsa yanlışa girmiş olurlar.çünkü ikisi de kaliteli müzik dinlemektedir.ben hep demişimdir;bir kimse gencebay müziğini sevmeyebilir,tınısı hoşuna gitmeyebilir.bu son derece doğaldır.nitekim biz sevdik diye herkes sevmek zorunda değildir.ama bilgi sahibi olmadan bilgiçlik taslamaya,küçük görmeye,aşağılamaya,"arabeskçi işte" demeye devam ederse bizim itirazımız bu noktadadır.


Aslına bakarsan bu hususta yalnış anlaşıldım. Elbette her insanın beğeni mekanizması kendisine hazdır, birinin beğendiğini biri beğenmeyebilir, diğeri beğenedebilir.

Ben yukarıdaki pragrafımda farklı noktalara dikkat çekmek istedim. Ben o ortamda hor görüldüm, benim feryadım bu yönde. Lise bire giden, küçüçük bir çocuktum. Yaşım 15'idi. Yaşı en küçük olan 24-25 yaşlarındaydı, 30 yaşına kadar insan vardı. Farklı şehirlerden, hatta farklı ülkelerden. Meselâ 28 yaşında nijeryalı, 25 yaşında rusyalı vs. vardı.

Ben o ortamda çok ezildim ve beni "arabeskçi" olarak gördüler kendileri. Benim sistemim şu yönde;

"Kafalarınızı kitaba gömmüşsünüz, yaşlarınız 25-30. Saçlarınız dökülmüş, tek amacınız bir yerlere gelebilmek. Ama Gencebay'ı arabesk diye nitelendirerek düşünce fikir sisteminizin ne kadar basit olduğunu gözler önüne seriyorsunuz. Artı olarak henüz 15 yaşında lise bire giden bir çoçuğu arabeskçi diye nitelendirip, zekasını düşük görüp, dalga geçip alay edip hor görüyorsunuz... Belki doktor, mühendis olacaksınız ama adam olamayacaksınız...."


Şeklindedir...


anladım,haklısın.ama şimdi yazdığın ve bu hislerini sana has kılan özel durumları önceki yazında belirtmeyince yazıda bir genelleme havası oluşmuş.ben de burada senin anlatmak istediğinle bağdaşmayan yanlış anlamlar çıkabilir diye yazdım.seni tanıdığım için..

berhüdar ol...


Teşekkür ederim, yalnış anlışmak istemem.. Son olarak şunu demek istiyorum

Bu düşüncemde herhangi bir genelleme yok. O ortamda bulunan bir avuc elemandan söz ediyorum. Benim fikrime, düşünceme saygı duygukdan sonra sen ne olursan ol, ama önce insanların dinlediklerine ve inandıklarına saygılı ol. Herşey okumakla olmuyor, ( söz meclisten dışarı ).

Yaşları benden büyük oldukları için çoğu kez "burada bu müziği dinleme" diye kasetlerimi kırmışları, yakmışlardı. Yönetime şikayet ettiğimde ise pek umursanmamıştım.

Şimdi hepsi belki doktor, avukat olmuştur ama ADAM OLAMAMIŞTIR.

Demek istediğim noktalar buydu. Bu arada o günlere tekrar gittim, sinirim bozuldu....
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti esra18 10 Oca 2008, 13:08

idam_mahkumu yazdı:
topraktanbircan yazdı:
idam_mahkumu yazdı:
topraktanbircan yazdı:
idam_mahkumu yazdı:
Ben lise birdeyken yatılıydım. Okula yakın bir muhitte, yurtda kalıyordum. Yurtda okuyan, kafasını kitaplara gömmüş, bu sebebten çoğunun gözü bozuk (gözlüklü), psikolojisi bozuk, saçları dökülmüş yada ağarmış insanlar vardı. Yaşları büyükdü, üniversiteye girebilmek için her yolu deniyorlardı. Bunlar "efkâr" yani "fikir" yani "düşünmekten" uzaklaşmış, robotlatmış geleceğin "doktor" , "mühendis" yada "avukat"larıydı. Ama her ne hikmetse bu üstün zekalar Gencebay'ın hiç anlamıyorlardı. Ben 15 yaşındaydım, Zaman Akıp Gider'i dinlerken gözlerim kan çanağı gibi oluyordu bu aydınlar ise "Yahu bu yaşda ne dinliyosun şu herifi ne anlıyosun..." derlerdi. Bende "Sizin anlayamadığınızı..." derdim. "Bizde bu zeka varken neden anlamayalım, anlaşılmayacak kadar zor birşey değil, anlaşılabilecek bir tarafı olsa biz anlardık. Biz bu zekayla anlamazken sen 15 yaşında gelmiş bize felsefe yapıyorsun..." derlerdi... Traji komik, şimdi çoğu doktor, avukat, mühendis ve öğretmen olmuştur ama felsefe nedir, müzik nedir, ruh nedir, şarkını dinlemek değil anlamak nedir, şarkının açtığı pencereden bakıp kimsenin göremeyeceği manzaraları görmek nedir, anlamamışlardı


ömer yazının özellikle bu kısmı çok dikkatimi çekti.burada öyle bir manzara çizmişsin ki sanki üniversiteye girmek için ders çalışmak,üniversite okumak,avukat,mühendis ve doktor olmak suçmuş gibi.her insanın beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz tarafları olabilir.ama o kişilerin saygı duyulacak tarafları da olabilir.velhasıl yaradılış gereği kimse birbirinin kopyası olamaz.sırf onlarla müzik konusunda aynı fikirde olmadığın için "robotlaşmış,müzik ve ruh nedir bilmeyen,düşünmekten uzaklaşmış" gibi sözcükleri hayatında belli çabaları gösteren ve belli saygın meslekleri edinen tüm meslek grubundaki insanlara yansıtmış gibi olmuşsun.ki bu da gencebay'ın savunduğu hoşgörü ve hümanizm ilkeleriyle çelişiyor.bir kimse kafasını hayatı boyunca kitaplara gömmüş olabilir. "üniversiteye girebilmek için her yolu denemiş" de olabilir senin deyiminle :) bunlar ayıp değil tam tersine iftihar edilmesi gereken davranışlardır. ama ne psikolojisi bozulmuştur ne de robotlaşmıştır.müzik de nedir ruh da gayet iyi bilir.bunlar birer tezat olmasa gerek diye düşünüyorum.


bence müzik beğenisi o kişiye özel bişeydir.tamamen onun algı ve duyumlarına.her eğitim düzeyi ve kesimden gencebay'ı çok iyi anlayan insan da olabilir.anlamayan insan da.dediğim gibi bu o sanatçının verdiği mesajı ne kadar alabildiğinize,hayata bakışınızın ne kadar örtüştüğüne,size ne kadar hitap ettiğine bağlı birşey.gencebay da bu sebeple ayırım yapmadan hedefinin tüm insanlık olduğunu belirterek;"beni insan dinlesin" demiştir.kimisi kendini klasik müzikte bulur,kimisi gencebay'da. veya zamanına göre her ikisinde de.ama ikisinin de ortak paydası kaliteli müziktir,ki önemli olan da budur.ama dinledikleri müziği birbirlerine karşı "övünme,böbürlenme ve birbirlerini küçük görme" vesilesi olarak kullanıllarsa yanlışa girmiş olurlar.çünkü ikisi de kaliteli müzik dinlemektedir.ben hep demişimdir;bir kimse gencebay müziğini sevmeyebilir,tınısı hoşuna gitmeyebilir.bu son derece doğaldır.nitekim biz sevdik diye herkes sevmek zorunda değildir.ama bilgi sahibi olmadan bilgiçlik taslamaya,küçük görmeye,aşağılamaya,"arabeskçi işte" demeye devam ederse bizim itirazımız bu noktadadır.


Aslına bakarsan bu hususta yalnış anlaşıldım. Elbette her insanın beğeni mekanizması kendisine hazdır, birinin beğendiğini biri beğenmeyebilir, diğeri beğenedebilir.

Ben yukarıdaki pragrafımda farklı noktalara dikkat çekmek istedim. Ben o ortamda hor görüldüm, benim feryadım bu yönde. Lise bire giden, küçüçük bir çocuktum. Yaşım 15'idi. Yaşı en küçük olan 24-25 yaşlarındaydı, 30 yaşına kadar insan vardı. Farklı şehirlerden, hatta farklı ülkelerden. Meselâ 28 yaşında nijeryalı, 25 yaşında rusyalı vs. vardı.

Ben o ortamda çok ezildim ve beni "arabeskçi" olarak gördüler kendileri. Benim sistemim şu yönde;

"Kafalarınızı kitaba gömmüşsünüz, yaşlarınız 25-30. Saçlarınız dökülmüş, tek amacınız bir yerlere gelebilmek. Ama Gencebay'ı arabesk diye nitelendirerek düşünce fikir sisteminizin ne kadar basit olduğunu gözler önüne seriyorsunuz. Artı olarak henüz 15 yaşında lise bire giden bir çoçuğu arabeskçi diye nitelendirip, zekasını düşük görüp, dalga geçip alay edip hor görüyorsunuz... Belki doktor, mühendis olacaksınız ama adam olamayacaksınız...."


Şeklindedir...


anladım,haklısın.ama şimdi yazdığın ve bu hislerini sana has kılan özel durumları önceki yazında belirtmeyince yazıda bir genelleme havası oluşmuş.ben de burada senin anlatmak istediğinle bağdaşmayan yanlış anlamlar çıkabilir diye yazdım.seni tanıdığım için..

berhüdar ol...


Teşekkür ederim, yalnış anlışmak istemem.. Son olarak şunu demek istiyorum

Bu düşüncemde herhangi bir genelleme yok. O ortamda bulunan bir avuc elemandan söz ediyorum. Benim fikrime, düşünceme saygı duygukdan sonra sen ne olursan ol, ama önce insanların dinlediklerine ve inandıklarına saygılı ol. Herşey okumakla olmuyor, ( söz meclisten dışarı ).

Yaşları benden büyük oldukları için çoğu kez "burada bu müziği dinleme" diye kasetlerimi kırmışları, yakmışlardı. Yönetime şikayet ettiğimde ise pek umursanmamıştım.

Şimdi hepsi belki doktor, avukat olmuştur ama ADAM OLAMAMIŞTIR.

Demek istediğim noktalar buydu. Bu arada o günlere tekrar gittim, sinirim bozuldu....


Benim de cevremde buna benzer olaylar oldu ama anlatiyorum cogu kez anlamasalarda kendileri bilir biz babamizi cok seviyoruz ama su popstar olayi karistiyo.

Ama nedense her ne olursa olsun icimizdeki gencebaycilik ruhu ilk gunku gibi tazeligini muhafaza ediyor.
ilkgoz agrim son askimsin....
Kullanıcı avatarı
esra18
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
 
İleti: 186
Kayıt: 25 Arl 2007, 17:33

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti nikrizruyası 11 Oca 2008, 10:06

benimde orhan gencebay sevgim leyla ile mecnun filmiyle başladı 9 yaşındaydın sanırım

ömer in başına gelen hor görülme benim de başıma geldi sürekli eleştirildim arkadaşlarım tarafından öyle abartılı oluyordu ki kız arkadaş bile bulamıyorduk :D

ben bursa da okudum çelebi mehmet lisesi nde ata demirel bizim okuldaydı ve ıyı bır gencebay dinleyıcısydı oda hor görülürdü :D

netice itibariyle herkes bu durumları yaşamıştır ama hep şunu gördüm gencebay dinleyen arkadaşların hepsi olgun hayatı tanıyan ve bilinçli insanlardı bizlere "4-5 arakadastık" filozof derlerdi kız tavlamak ısteyen arkadaslar bıze gelır ve şarkı sözlerı ısterlerdı bu sayede kantınden çok meşrubatlarını içmişizdir
gencebay müzik evliyasıdır ne mutlu onu gerçekten anlayanlara
Kullanıcı avatarı
nikrizruyası
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye
 
İleti: 83
Kayıt: 31 Ekm 2007, 14:20
Konum: ist./alibeyköy

Re: Nasil Gencebay Sever Olduk?

İleti idam_mahkumu 11 Oca 2008, 11:05

nikrizruyası yazdı:benimde orhan gencebay sevgim leyla ile mecnun filmiyle başladı 9 yaşındaydın sanırım

ömer in başına gelen hor görülme benim de başıma geldi sürekli eleştirildim arkadaşlarım tarafından öyle abartılı oluyordu ki kız arkadaş bile bulamıyorduk :D

ben bursa da okudum çelebi mehmet lisesi nde ata demirel bizim okuldaydı ve ıyı bır gencebay dinleyıcısydı oda hor görülürdü :D

netice itibariyle herkes bu durumları yaşamıştır ama hep şunu gördüm gencebay dinleyen arkadaşların hepsi olgun hayatı tanıyan ve bilinçli insanlardı bizlere "4-5 arakadastık" filozof derlerdi kız tavlamak ısteyen arkadaslar bıze gelır ve şarkı sözlerı ısterlerdı bu sayede kantınden çok meşrubatlarını içmişizdir


Abi walla Ata Demirel'de o ışığı görmüştüm... Stand-up'larındaki hal ve hareketlerinden, babacan tavırlarından hatta bakışlarından ve müzisyen kişiliğinden bunu anlamıştım. Gösterinlerinde hep, Zeki Müren, Emrah, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Bülent Ersoy gibi önemli sayılan şarkıcıların takliti yapapıyor ve alay ediyor. Gencebay ile ve müziği ile hiç alay etmeyişi, Gencebay'ı taklit etmeyişi ve onun müziği ve yaşantısı ile alakalı hiç espri yapmaz, dalga geçmez. Bu benim zihnimde hep ; "Demek ki Gencebay'ın ne denli büyük ve güçlü bir zat olduğunu biliyor da alay etmiyor, aksine hürmet edip saygı gösteriyor..." Derdim..

Son zamanlardaki tavrı ile de "Sanırım müzisyenliğinden ötürü" Gencebay dinliyor ve seviyor derdim.. Bu yazın ile Kadir Çöpdemir gibi O'nun da ünlü Gencebay severleri arasından olduğunu anlamış olduk ;)
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1591
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Sonraki

Gönül Dostları


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir