
Gönül Mecmuası - Haftalık Gencebay ve Gönül Dostu Dergisi
26 - Mart - 2008 Perşembe // 15 Kuruş // OrhanAbi.NET Kültür Yayınları
Tür: Röportaj || Röportaj no: R-0011
Konuğumuz, Nezihi KADAK
Nezihi bey, yıllarını Gencebay aşkına adamış bir gönül adamı. İstanbul'un boğaz manzarasında sevgisi ile yeşermiş, bir İstanbul beyefendisi. Bilge, saygılı ve babacan. Sevgisini ve şefkatini röportaj esnasında birebir yaşadık ve hissettik. Bizi kırmadı, sorularımıza o engin bilgisi ve babacan tavırları ile lafını esirgemeden cevap verdi...
Gönül Fırtınası: Selâm olsun Gönül Dostu, nasılsınız?
Nezihi KADAK: Sağol canım kardeşim, iyiyim çok... Ya sen?
Gönül Fırtınası: Teşekkür ederim. Öncelikle sizi biraz tanıyalım...
Nezihi KADAK: Tabii tanıtayım canım kardeşim. 1958 İstanbul Beyoğlu doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. Şuanda emekliyim. Bir Spor klübünde klüp müdürlüğü yapıyorum. Klüp müdürlüğümün dışında müzik ile ilgiliyim hobi olarak. Eşim, oğlum ve ben birlikte yaşıyoruz.
Gönül Fırtınası: Ne kadar güzel... Şimdi ilk olarak şöyle derin bir soru ile başlayalım... Her insanın gözünün kesmeyeceği şeyler vardır. Üstat, "Aşkından geçmeye gözüm kesmiyor..." diyor.. Peki size sorsak neleri gözünüz kesmiyor yaşantınızda?
Ailemden ayrı kalmaya Gözüm Kesmiyor...
Nezihi KADAK: Öncelikle ailemden ayrı yaşamayı ve de Gencebay müziğinden mahrum kalmayı "Gözüm kesmiyor..." ( Gönül isterdi ki Cemâl Safi abimizin dizeleri gibi eşsiz kelimelerle cevap vereyim ama ne yazık ki o mertebeye ulaşmak zor...
Gönül Fırtınası: Bir anlatılmak isteneni en mütevazisinden aldık, gönlünüze sağlık... Peki Gönül Dostu, Gönül Abisi!... Diyelim ki Üstadın orkestrasında bir enstrüman çalıyorsunuz... Hayal bu ya, hangi enstrümanı çalmak isterdiniz.
Nezihi KADAK: Öncelikle Bağlama diyeceğim ama "Gencebay Bağlaması" Soundunda... Sonra tabii ki o keman icralarında yer almak isterdim...
Gönül Fırtınası: Yani o eşsiz bütünün en önemli parçalarından biri bir nevî...
Gencebay orkestrasını seyiredebilmek...
Nezihi KADAK: Gencebay'ın o eşsiz keman partisyonlarını kağıt üzerinde görmek isterdim... Bir şey daha ilave etmek istiyorum... Seyirci olarak dahi o stütyodaki havayı teneffüs etmek büyük bir haz verirdi...
Gönül Fırtınası: Peki, felsefeye atlayalım Gönül dostu, en incesinden... Gencebay felsefesinde aşk acıyı getiriyorsa hasret neyi simgeler?
Nezihi KADAK: Hasret, belli bir çaba sonucu kavuşmayı simgeler benim nezlimde.
Gönül Fırtınası: Şuan kendi bilgisayarımda olmadığım için klavye biraz yavaş oluyor, marur görün abi...
Nezihi KADAK: Olsun sorun değil, gönül dostuyuz hepimiz...
Gönül Fırtınası: Berhüdar Ol'un...
Gönül Fırtınası: Sizi en iyi anlatan üç kelime nedir?
Nezihi KADAK: Sevgi, Paylaşım ve tabii ki Değer yargıları...
Gönül Fırtınası: Çok hoş. Peki vazgeçilmezleriniz var mı, varsa neler, neye dair?
Nezihi KADAK: Var tabii... Kişi anlamında "Ailem.." Müzik anlamında "Gencebay müziği" ve de başka müzik değerleri... Örneğin Erkin Koray, Barış Manço, Cem Karaca ve Edip Akbayram...
Gönül Fırtınası: Çok güzel.. Bu vesile ile Gencebay müziği dışında başka hangi müzikler ile ilgilendiğinizi de öğrenmiş olduk..
Gençken Beatles dinlerdim...
Nezihi KADAK: Edip Akbayram için bir parantez açmalıyım; Sevgili Ömer kardeşimiz hemşeridir Akbayram ile, bundan dolayı Gazi ilimiz Antep'ede özel bir ilgim var... Ayrıca gençlik yıllarımda "Beatles" da dinlerdim çok... Ne yazık ki hazin dolu bir sonları oldu...
Gönül Fırtınası: Ömer'e de burdan bilhassa bildirmiş olduk...
Nezihi KADAK: Evet, sevgiler...
Gönül Fırtınası: Peki hiç üstadın eserlerinde anlamsız bir cümle buldunuz mu?
Gencebay bir entellektüel...
Nezihi KADAK: Sizce olabilir mi? Gencebay derken unutmamak gerekiyor. Müzik adamlığının dışında bir ilim ve bilim adamından bahsediyoruz. İçinde "Sufiz mi" , "Jeofiziği" , "Hümanizmi" barındıran bir Entellektüel'den bahsediyoruz. Böyle bir Beyin'den nasıl anlamsız cümle çıkabilir ki? her cümlede ayrı bir teşekkül, ayrı bir mânâ mecvut. Hayata ve insanlığa dair...
Gönül Fırtınası: Bu cevâbı alacağımdan hiç şüphem yoktu. Adımı nasıl ezberebiliyorsam bu yanıttan da emindim. Gönlünüze sağlık.
Nezihi KADAK: Ne demek canım kardeşim, senin gönlüne sağlık.
Gönül Fırtınası: Gönül dostu, herhangi bir şarkıcı yada sanatkârı sürekli dinlediğimizde malûm sıkılıyoruz. Neden Gencebay eserlerini dinlerken "bıkmak" denilen o duyguyu hissetmiyoruz? Ne dersiniz diğer dostlara bu konu hakkında...
O'nun müziği Halk müziğinden, Sanat müziğine kadar uzanan derin bir çeşitlilik...
Nezihi KADAK: Şundandır ki, Gencebay müziğinde aynı zamanda Halk müziği formlarını, Türk sanat müziği makamlarını, Dünya müziklerinden ezgilerini hepsinin ayrı ayrı ve aynı anda dinleyebiliyoruz. Ama müthiş bir duygu ile bize bunu aktarıyor. İşte o duygudur beni cezbeden. Çeşitlilik ve özgünlük var müziğinde. Halbuki diğer kişilerde bu böyle değil. Tekdüzelik var... Ve Gencebay'ın her eserinde bir yenilik var... Kendini tekrar etmek yok... Yıllardır bildiğimiz, dinlediğimiz eserlerinde yeni sesler yakalayabiliyoruz...
Gönül Fırtınası: Aynen buda biz gönül dostlarınını aynı noktaya bağlıyor. İlericilik, yenilicilik vs...
Nezihi KADAK: O DNA'a inmek çok...
Gönül Fırtınası: Ayrı bir anlam ve his bulabiliyoruz.
Nezihi KADAK: Kesinlikle.
Gönül Fırtınası: Gencebay felsefesinden ufkumuz geniş bilindiği üzre. Buna karşılık olarak sorsak, hiç sebebsiz yere kendinizi yargıladığınız oldu mu?
Ancak kendini dinler insan...
Nezihi KADAK: Tabii ki yargıladım. Yargılamazsam kendi doğrumu nasıl bulacağım? Doğru ve gerçek olanı bulmak için insan kendi kendini yargılamalı. Ancak kendi kendini dinler insan... En azından dinlemeli.
Gönül Fırtınası: Evet ama Yargısız İnfaz olmadan da diyelim. Çaktırmadan reklam yapalım abi...
Nezihi KADAK:
Gönül Fırtınası: Şaka bir yana, güzel söylediniz. Doğruyu bulmanın en güzel yolu kendini her defasında yargılamaktan geçer.
Gönül Fırtınası: Peki gönül dostu, yıllar sonrada Gencebay dinleyeceğim, kesin. Diyebilir misiniz? Daima bıkmadan...
Her albüm bekleyişinde, aynı heyacan...
Nezihi KADAK: Tabii ki, hem de fazlasıyla... Zaten 40 yıldır bunu yapıyorum. Gencebay müziği her dönemde tazeliğini, gençliğini muhafaza ediyor. Hâlâ 30-40 yıl önce yadaşığım heyacanları yeni çıkacak albümün bekleyeşinde de yaşıyorum. Gencebay müziği içime işlemiş. Hayatımın her karesinde yer bulan bir tutku.
Gönül Fırtınası: Benim içinde geçerli. Sizin kadar yaşayamasam da tecrübem olmasa da bu yolda ilerliyorum...
Nezihi KADAK: Bu yıllar geçtikçe katlanacak canım kardeşim. Yaşayacaksın bunu bak ...
Gönül Fırtınası: İnşallah.. Sevdiğiniz renkleri alabilir miyiz? Hangi renkleri seversiniz yani?
Nezihi KADAK: Mavi ve yeşil. Maviyi denizden dolayı, yeşili ise tabiattan dolayı...
Gönül Fırtınası: Bunlara uyumlu musunuz diyecektim, gerek kalmadı... Gönül dostları çok zeki oluyorlar
Nezihi KADAK: Eee.. Gencebay akıl işi
Gönül Fırtınası: Kesinlikle.
Gönül Fırtınası: "Gördü gözlerim, bir gerçeği gözlerinde gördü gözlerim..." Hiç bir çift gözde gerçekleri gördünüz mü?
Sev Dedi Gözlerim...
Nezihi KADAK: Bazı insanlarda olan özellikler bende de mevcut. Bazen bir çift gözde her türlü kötülüğü yada tüm güzellikleri görüp anlayabiliyoruz. Ama aşk anlamında eşimde yıllar önce görmüştü sanki... "Sev dedi gözlerim..." der gibiydi.
Gönül Fırtınası: O kadar güzel bir açıklama ki... Buram buram duygu kokuyor.
Nezihi KADAK: Teşekkür ederim...
Gönül Fırtınası: Eşinize sonsuz saygı ve sevgiler...
Nezihi KADAK: Sağol canım kardeşim.
Gönül Fırtınası:
Nezihi KADAK: Sebeb bazı leyla, bazı şirindi... Hatrım için yüce dağlar delindi... Cemâl Safi abimizi de analım istedim.
Gönül Fırtınası: Abi bende de heyacan var. Her hafta değişik dostlara özel sorular... Bir kusur olursa affola
Nezihi KADAK: Ne demek, rica ederim. Büyük bir keyif alıyorum bende.
Gönül Fırtınası: Sağolun. Ölümle yaşamak arası bir çizgidir ya hani. Hayat desekki sonsuzluktur terimini açıklayın bize, bu iki tezattan yola çıkarak...
Sonsuzluk Yaradana Mahsustur...
Nezihi KADAK: İki hayat gerçeğinden bahsediyoruz. Tezat olmakla birlikte "iki ortak kavram" Bir nevî ikisinin karışımını yaparak sonsuzluğu, sonsuzluk, insanoğlu yaşadığı süreç içerisine, yaşamındaki yapmış olduğu değerlere ve bıraktığı değerlere hem de yaşadığı devirde ve sonraki dönemlerde ve tabii ki öldüğünde bu "değerler" doğrultusunda anılır. Ama beşeri anlamda insanoğlu sonsuzluğu yaşamaz... Bu Yaradana mahsustur.
Gönül Fırtınası: Sözün özü ortada.... Şimdi Asical dostumuz bir soru sormamızı istemiş. Müsade buyurursanız sorayım.
Nezihi KADAK: Memnuniyetle... Saygılarımı sunuyorum O'nada.
Gönül Fırtınası: Demiş ki gönül dostumuz, Gencebay eserlerini dinlerken sizde çağrışım yapan başka sanatçılara ait eserler veya anonim eserler nelerdir?
Nezihi KADAK: Yani Gencebay müziğine benzer eserler mi, Gencebay'dan esinlenilen mi, Yoksa Gencebay'ın esinlediği mi?
Gönül Fırtınası: Sanırım şöyle demek istemiş. Bir Gencebay eseri dinliyoruz, O anda aklımıza Gencebay'ın esinlendiği başka bir eser...
Nezihi KADAK: Esinlendiği hmm... Evet, anladım şimdi.
Nezihi KADAK: Epey var bana göre.
Gönül Fırtınası: Gencebay dinlerken, meselâ Benim Dünyam'ı dinlerken başka sanatçıdan ne gelebilir ki? Akla çok özel ve geniş bir soru olmuş... Meselâ ben Üç günlük dünya'mı dinlerken, giriş bana bir Aydın zeybeğini çağrıştırıyor.
Gencebay kişilerden esinlenmez, genel formlarını müziğinde kullanır...
Nezihi KADAK: Şimdi şöyle açıklayayım sana...
1 - Gencebay kişilerden esinlenmez hiç bir zaman...
2 - Unutmayalım ki, Gencebay Türk müziği denemeleri yapan birisi. Bunu yaparkende Türk müziğinin mevcut makamlarını, halk müziği formlarını kullanıyor fazlasıyla. Gencebay kendi türkülerini yapıyor. Örneğin Gurbet halk müziği formlarından bozlak... Başka bir örnek "Demedim mi" adlı eserde de ap ayrı bir halk müziği formuna ait bir sound. Yani Gencebay Bu formları kullanacak... Bu bir esinlenme değil, müzik formlarıdır. Bunları dinlerken benzerlerine başka eserlerde karşılalşmış değilim. Ona bakarsak yüzlerce zeybek formunda eser var. Yani bu sadece kullanılan bir formdur. Gencebay'ın hiç bir parçası bana başka bir parçayı anımsatmıyor...
Müzik terminolojisi açısından bakmak gerek o konuya. Kardeşimizin yanılgıya düştüğü konu budur.
Gönül Fırtınası: Kısa, keskin bir cevap.
Nezihi KADAK: Asical dostumuza da saygılarımı sunuyorum. Tam bir iletişim kuramadık...Yüz yüze görüşsek sorusunu daha iyi anlardım...
Gönül Fırtınası: O'da size sayvı ve sevgilerini sunuyor, ellerinizden öpüyor...
Nezihi KADAK: Bende yanaklarından öptüm.
Gönül Fırtınası: Şimdi bir hayal kuralım mı?
Nezihi KADAK: Olur ne gibi?
Gönül Fırtınası: 1 saatliğinize çocukluğunuza döndünüz. İlk yapacağınız şey ne olurdu? Şuanda aklınıza ilk gelen şey mümkünse...
Nezihi KADAK: Lünaparka gider, çocukluğumun İstanbul'u ve beyoğlunu yaşamak isterdim. Tommiks ve Teksaslarımı yeniden okumak isterdim.
Gönül Fırtınası: Afacan mı afacan olmalısınız
Nezihi KADAK: Kesinlikle...
Gönül Fırtınası: Peki en sevdiğiniz Gencebay imajı nedir? Saç, sakal, bıyık giyim vs...
O Türkiyeye "Gencebay Bağlaması İmajı" getirdi...
Nezihi KADAK: Gencebay'ın fiziği. Fiziksel özelliklerine gerçekten hayranım. O bir fenomendir. Aynı zamanda giyiniş, saçıyla, bıyığıyla, ama bütün bunların dışında beni bağlayan başka birşey var. "Bağlama" imajıdır. İmaj diyebilir misiniz bilmiyorum ama, imaj "yenilik" ve "şahsına ait özellikler" değil midir. İşte Gencebay' Bağlaması denen birşey var. Gencebay Türkiyeye bir Bağlama İmajı getirmiştir.
Gönül Fırtınası: Katılıyorum. Size katılmamak mümkün müdür? Hayır... Diyelim ki yolda gidiyorsunuz. Karşıdan gelen sayın Gencebay. İlk haliniz tavrınız ne olurdu?
Nezihi KADAK: Daha önce bunları çok yaşadım. İlk gördüğümde 70'li yıllardı. İstanbul'da Kumburgaz'da yazlık evimiz vardı. Halam ve eniştemle Azize hanım ile evliyken yakındılar. O zaman yazlığa gelmişlerdi. İlk tavrım müthiş bir saygı olmuştu. Şimdi de aynı duygu yaşarım... Ama içinde sevgi olan bir saygı.
Gönül Fırtınası: Ne kadar güzel. Samsunlu olmama rağmen ben o şansa nail olamadım henüz.
Nezihi KADAK: Umarım birgün nail olursunuz. Ama zaten o bizim gönüllerimizde...
Gönül Fırtınası: Saygı, saygılı insandan gelen bir erdemdir. Berhüdar Ol'un...
Nezihi KADAK: Sizde.
Gönül Fırtınası: Üstadın en özel parçası nedir sizce... Bana yazılmış, benim için bestelenmiş dediğiniz...
Nezihi KADAK: Hemen her şarkısında ben kendimi bulmuşumdur. Ama sounduna hayran kaldığım bir eseri var ki, meselâ "Bakır köyden mektup" Ülkedeki müzisyenlere örnek gösterilecek bir şaheserdir. Amerikan folk müziği denemeleri mevcuttur. Yaylıların kullanılışı, Bağlama, mandolin ve gitar geçişleri, şaşırtıcı. Ama duygu anlamında tüm eserleri beni etkilemiştir. Bir kaç örnek vermek gerekirse, Kader çıkmazı, Sevda Borcun Var, Gözüm Sende, Yakılacak Yara(içtim), Müsaden olursa ben gidiyorum...
Gönül Fırtınası: Saymakla bitmez... En beğendiğiniz filmi nedir?
Filmin fragmanları için başka başka filmleri tekrar tekrar seyir ettim..
Nezihi KADAK: Bir Araya Gelemeyiz'in bende ayrı bir yeri vardır. Çünkü bu filmde epey yeni şarkı okumuştu ve ben bu yeni şarkıları kısa kısada olsa daha film vizyona girmeden fragmanlarda başka filmlere en az 3-5 sefer giderek dinlemiştim. Sırf o fragmanları seyredebilmek için sinemaya gitmiştim.
Gönül Fırtınası: Eheh..
Nezihi KADAK: Berhüdar Ol.
Gönül Fırtınası: Sitemizde aktif bir üyesiniz. Sitemiz hakkında ne yorum yapmak istersiniz?
Nezihi KADAK: Benzeri olmayan, bu formatta tek site. Aktif olmama gelince sizler gibi gönül dostları var. Gencebay'ı kavrayabilmiş, müziğini ve felsefesini idrak edebilmiş aynı dili konuştuğumuz, aynı zamanda paylaşımcı, beyin fırtınası yaptığım kişiler ile dolu. Bu yüzdendir sitedeki aktifliğim.
Gönül Fırtınası: Berhüdar Olalım
Nezihi KADAK: Valla o kadar çok can kişiler var ki. Başta Ömer ve sizler. Ayrıca Serdar, Başar, Asical, Murat Yaşar, ve gıyaplarında tüm gönül dostu üyelere sevgiler ve saygılarımı sunuyorum. Gönlümde olan ama şuan için aklıma isimleri gelmeyen gönül dostları beni bağışlasın. Bu arada "yaşamak bu değil" adlı kardeşimi de unutmadım. O müthiş röportajlarınızdan dolayı size de ayrı bir paragraf açıyorum. Saygılar.
Gönül Fırtınası: Teşekkür ederim, sizinle sohbet güzeldi, gönül dostu, gönül abisi. O değerli vaktinizi bizlere ayırdığınız için sonsuz sevgi ve saygılarımı yolluyorum size. Berhüdar Ol'un.
Nezihi KADAK: Ben teşekkür ediyorum. Son bir dipnot: Mübağlasız, ulaşamadığım tek eser olan "Ağla Sazım Ağla"yı bize müthiş bir gönül zenginliği ile ulaştıran "İdam Mahkumu" sevgili Ömer kardeşime sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Hepinizi yürekten kucaklıyorum.
-SON-


(0%)



News