Enstrüman çalma iştiyakınıza hayranım dostlar. Ne güzel. Gençler tanburla ilgileniyorlar. Musıkide halen az da olsa görebildiğimiz mükemmel bir enstrümandır. Bir de yaylı olanı vardır. Rahmetli Ercüment BATANAY çok güzel icra ederdi. Yaylı tanbur daha da hüzünlü bir sesi olan enstrümandır. Tanbura hevesli olan kardeşlerimin yaylı tanbura da heves vermeleri yerinde olacaktır.
Perdeleri için, bağırsak veya olta misinası kullanılır. Cemil Bey'in zamanında tanbur 42 perdeliydi. Sonra Arel sistemi gereğince 48 perde oldu. Günümüzde ise transpozede kolaylık sağladığı iddiasıyla 65, hatta daha fazla perdeli olabilmektedir.
Tanbur, ortalama olarak 84 cm'ye kadar uzunluğa erişebilen uzunca bir sapı mevcuttur.Mızrabı kaplumbağa kabuğundandır. Oldukça sert bir maddeden yapılan mızrabın uzunluğu icracının isteği üzerine 9.5-13.5 cm. arasında değişir. Esnemez bir çubuk olan mızrabın iki ucu da kullanılır. Ama iki uç, farklı tınılar elde edebilmek için birbirinden biraz farklı yapılır. Sağ elin baş, işaret ve orta parmakları ile tutulan mızrap, tellere geniş yüzüyle değil, diklemesine dar yüzüyle vurulur. Bu vuruş, çalgının tok ses vermesini sağlar. Mızrabı böyle tutulan başka çalgı yoktur.Tanburda dördü sarı ve üçü de çelik olmak üzere yedi tel vardır. Bazen sekiz telli de olabilir. Genellikle bugünün tanburileri sekiz telli yapıyorlardır.
Yaylı tamburda ise icra yay ile yapılmaktadır. Merhum Ercüment BATANAY, 1950'lerde gazinolarda çalışmaya başladığında yaylı tanburun sesinin diğer sazlar arasında çok cılız kaldığını görünce sazını geliştirmek için çareler aradı. Cümbüş gövdesine tanbur sapı taktı. Gövdenin içini kadife ile kapladı. Telleri kalınlaştırıp akordu tizleştirdi. Eşik altına klasik kemençedeki gibi lastikler koydu. Gövdenin içine can direği yerleştirmek ise Fahrettin Çimenli’nin buluşudur. Böylece yaylı tanbur gelişmiş bir enstrüman hâlini aldı. Bugün gövde yapımında maun, karaağaç, çınar, akçaağaç, ardıç gibi çeşitli ağaçlar kullanılmaktadır. Ses tablası oğlak, keçi,manda veya deve derisinden, bazen de tahtadan, burguları metalden, can direği ise ayarlı olarak yapılmaktadır. Madeni cümbüş gövdeli tanburlar ise daha ucuz olup yüksek sesleri dolayısıyla piyasa müziğinde kullanılmaktadır.
Yaylı tanbur, gövdesi iki dizin üstüne sapı yere dik olarak konularak, viyolonsel yayına benzer bir yayla çalınır. Ses alanı iki oktavdır ama bazen orta tel kullanılarak iki buçuk oktava çıkabilir. Türk müziğinde insan sesine en yakın saz olduğu söylenir. Mızraplı tanburun bütün tellerinin eşit yükseklikte olmasına karşın, yaylı tanburun en soldaki iki teli yaklaşık 2 mm yüksektedir. Tek veya çift tel takılabilir. Çift tel takıldığında alt iki tel gövde üzerinde birleştirilip tek tel olarak çalınır. Çoğu tanburda dört çift olmak üzere toplam sekiz tel vardır. Alt tele 0,32-0,36 mm arası teller tercih edilir. Mızraplı tanbura yapılan Bolahenk akorttan daha dik olan Mansur akortla çalınır. En alttaki Yegâh teli diyapazonun Re sesine akortlanır. Transpozedeki orta tel kullanımı hariç, icrada sadece Yegâh teli kullanılır. Diğerleri ahenk telleridir.
Mızraplı tanburda mümkün olmayan uzun ve bitişik nağmeler yaylı tanbur ile icra edilebilmektedir. Ancak yaylı tanbur, icra bakımından zaten zor bir enstrüman olan mızraplı tanburdan daha da zordur. Çünkü tanbur yapı itibarıyla aslen mızraplı bir sazdır ve biraz ajiliteli eserlerde yaylı tanbura hâkimiyet iyice güçleşmekte ve detone olma riski artmaktadır.
Herşeye rağmen ikisi de musıkimizde derin bir yere sahip enstrümanlardır. Ne mutlu icra edip bizi bundan mahrum etmeyenlere ve ne mutlu sizin gibi öğrenme iştiyakında bulunan genç nesillere.
Sevgiyle kalın dostlarım.