m.özer yazdı:Aslında sorun para kazanmak ya da kazanmamak değil.Tabi ki yıllarca üretmiş,emek harcamış,önder olmuş bir sanatçı emeğinin karşılığını alacak.Tabi ki her şeyde ki güzellikler ona yakışacak.Tabi ki haksızlığın olduğu yerde hak aranacak;müzik emekçilerine göğüs gerilecek,onların neferi olunacak ya da çığlıksız bağırılacak.
Sorun bu değil ki..Gencebay'ın son yıllarda verdiği fotoğraflar ve halkın Gencebay'ı algılaması bu yönde mi ?Yıllarını güzellik,sevda,sessiz başkaldırı ve sokakta seslerini duyuramayan insanların sesi noktasında ki çerçevede kuran insanın,son yıllarda bize sunduğu atmosfer ve duyarlılık tarif ettiğimiz bu noktada mı ? Beğenmiyorsan dinleme,onu eleştirebilmek çizgisindemisin,o her şeyin en doğrusunu bilir,bırakın istediğini yapsın,bugüne kadar yaptıkları yeter vb. söylemlerin "Özgün Gencebaycılık" çizgisine hiç bir katkısı yoktur.Olsa olsa bu söylemler Orhancıların söylemleridir.Sokağın sesini evrensel ve akademik çizgilerle buluşturarak kült olmayı başarabilmiş bir insan,onu var eden içsel ,düşünsel ve duygusal seslere sırtını dönerse gideceği nokta başka bir platformun neon ışıklarının aydınlattığı dünyadır."Batsın Bu Dünya" denilen dünyadır.Altmışlı yılların sonundan itibaren bu topraklarda oluşan yeni söylem ve bu toprakların popüler ama estetik ama içsel dili, neoliberalizmin dişlilerinde mi yok olacaktı.Magazin programları,diziler,gerçek olmayan yaşam,sanal aşklar,sanal dostluklar,sevgisizlik dört bir yanımızı çevirmişken;ey usta sende mi bu dünyaya kendini kaptıracaktın !Popstar,magazin,borsa vb. şeyler hiç uyuyormuydu senin "Sende mi bozuldun dünya hali gibi" ya da "Olsada elinde en büyük kudret ,verirken titreyen elden istemem" diyen diline ?
Sorun Gencebay'ın hakkını alması,korsana karşı mücadele etmesi,zenginliğin tanımını yapması değil dostlar.Konu telif hakkı olduğu zaman sesini masaya vurarak duyuran Gencebay'ın ,onu bu noktaya taşıyan halkı için yeni söylem anlamında,onların düşünsel dünyalarını bir noktaya taşıması anlamında,bu toprakların evrensel dünyaya açılan yeni sanatı anlamında neler yapacağıdır.
Soruyorum sizlere;elinde sazı olup bu toprakların türküsünü söyleyen Gencebay mı,yoksa bilmem kaç yıldızlı otellerin masalarında yeni dünyanın boğan sesiyle kucaklaşan Gencebay mı bizim yaşamımıza anlamını koymuştur ? Ben hala "Dökülen her yaprak bir ömür gibi gidipte dönmeyen güne benziyor" şarkısını dinliyorum.Siz ne dinliyorsunuz dostlar ?
Sayın Özer'in yazısı mükemmel.
İdeolojik yönden müessir bir yazı. "O da ne demek" diyebilirsiniz. Anlayan anlasın işte.
Bu toplumdan gelen içsel benliği ve bu ifade ile özetlenen sayın Özer'e göre müspet birçok değeri "neoliberalizm" in dişlilerine kaptırması sebebi ile hayıflanma, hatta ağır olarak hedef alma durumu ile karşı karşıyayız bu yazıda.
Eleştiri edebi mahiyet kazandırılarak yapılmış, ya da yapılmaya çalışılmış.
Bunu da takdir ederim.
Yalnız görüşlere iştirak noktasında bodoslama gidemiyorum.
Ne bekliyorlardı ki?
Bekledikleri hatasız kul olur şarkısına güfte yazdırmaktan daha mütevazı bir durum tasviri değil ise nedir?
Subjektiftir.
Kendisinin (sayın Özer'in) çok hoşuna gideceği bir kimliktir.
Hem protest, hem devrimci, hem avam, hem halktan, hem seçkin, hem illiberal, belki hem sosyalist, hem kollekjtif, hem evrensel, hem de...
Anglosakson jargonunda virtual diyorlar.
Playstation oyunlarında karakterleri çizilen futbolcular gibi.
Hakikiye yakındır ama asla hakiki olamaz.
SANALDIR.
İkinci bakış açısı şudur: Telif haklarını hakkı ile alamamaktan dem vuran sanatçıyı, bundan yola çıkarak ve esinlenerek kabaca bozulma ile itham ederken gözden kaçırdığınız ne midir? Bu insan 1970'lerden itibaren korsan kasetlerden yakınıyordu. Bence hiç öyle çelişik bir durum yok. Şimdi de teliften bahsediyor.
Bu insan İstanbul'da kendini kabullendirdiğinden beri sosyetik bir hayat sürüyor.
Yani mesela "ben doğarken ölmüşüm" bestesi lanse edildiğinde gecekonduda yaşamıyordu.
Daha eskiye gidin. "Kabahat seni sevende" eserini LP'ye koyduğu yıllarda da İstanbul'un namütenahi semt ve ortamlarındaydı.
Ben Gencebay'ı "....aaaaa, halktan biri" diye sevmedim.
Star TV'de şunu dedi, bunu dedi.
Bence bu site isterseniz "özgür" Gencebaycılık namına olsun; ister radikalcilik; salvo atış konumuna geçirildi.
Ben de hala şunu dinliyorum:
"Belki sana göre eski kafayım
Bir aşkla yetinen anlayıştayım
Belki isteyip te yapamadığım zorluklardayım
Aklım takıldı...."
Sanırım 1970'lerden önce de "yorgun gözler" de ne sözler protestti. Ne de müzik. Müzik için country bile demiştik haddimizi aşarak. Eeee, hani o zamanlar çok bizden ve içsel olunmayacak mıydı size göre? Yoksa country müzik bizim içsel ve geleneksel müziğimiz de bizim mi haberimiz yok?
En son albümde çok sanat musikisi eserlere yer verildi. Hüzzam makamındaki yalnızlık mesela. Şimdi gelenekçiliğe mi döndü hazret gene? 60'lar sonunda country olurken içsel ve bu topluma özgüydü de, 2010'larda hüzzam makamı ile konvensiyonelleşti mi bu sanatçı?
Velhasıl kapitalizmin çarkında eridi gitti argümanlarına anlam veremiyorum, kusura bakmayın.

(0%)
News