Forumdan bir dostum bana kasetler yollamıştı. (İzni yoktur diye ismini yazmıyorum). Bu kasetllerden özel dolum olanında "Aşkımızın Duası" adlı şarkının çeşitli enstrumantal kayıtları bulunuyor. Galiba sütüdyodaki prova esnasında kayıt edilmişler. Çünkü Orhan Gencebay'ın sesi de duyuluyor. Şimdiye kadar hiç duymamıştım. Duymamış olanlar vardır diye sizinle paylaşma gereği duydum. Kayıtlar mono fakat sesi tatminkar. Hem kulak ilk kez duyunca sesin kalitesinin pek bir önemi kalmıyor. amaaaa bir kayıt var ki hüzünlü bir şekilde başlıyor, sanki bir efsanenin ilk paragrafı gibi...sonra orjinal sütüdyo kaydı başlıyor ki sanki yaz yağmurunun ardından güneşin belirivermesi gibi.(İlk Göz Ağrım'ın introsundan sonra şarkının başlaması gibi) Ama o yakıcı bunaltan güneş değil. Aksine kuşları cezbe getirip cıvıl cıvıl yapan bir güneş misali. Kayıt biraz düşük devirde yapılmış ama bu haliyle dinleyene ayrı bir keyif veriyor. Çok sakin ve kulağı yormayan bir tarz ile çalıyor.
Gencebay müziğini hep bu anlayışla dinlemişimdir. Bu yavaş tempoda çalınca o ziyan olup giden melodiler ön safta yerini alıyorlar.
Ben tariften acizim.Becerebilirsem idam_mahkumunun sözlerinden alıntı yaparak duygularımı açmak istiyorum. Beceremezsem üstad benim yanlışımı düzeltiverir.
Öncelikle belirtmeliyim ki şarkıda ezgide hiç sevmediğim kısım nakarat bölümleridir. Gencebay nakaratta bile değişik enstrumana yer veriyor ve işi monotonluktan kurtarıyor.
İkincisi: Gencebay bazen tek notayla bile efsane yazabiliyor...Uğrunda Bir Ölmek Kaldı buna şahane bir örnek (Gitme eseri de var ve daha bir sürü) Sitar ile sadece dinnnnn dinnnn yapıyor (tek nota) ama öyle bir frekans yakalıyor ki o dinnn dinn oradan çıksa eserin ruhu da çıkıp gidiyor.Üstad Ömer'in dediği gibi saz ile vurkaç yapıyor, adeta enstrumanlar birer ağız olup konuşuyorlar.Kimi enstruman "bir alimin veciz bir söz söylemesi gibi" kısa cümlelerle uzun hakikatleri anlatıyor. Kimi enstrumanlar ise konuyu açtıkça açıyor....Adeta sohbetin tadı çıksın der gibi. Bazen tek bazen iki bazen üç nota... Öyle bir şekilde serpiştiriyor ki ancak bu sitedeki üstadlar bunu anlatabilirler. (Amacım Gencebay'ı övmek, ilahlaştırmak değil sadece müzikten beklentimi dile getiriyorum)
Eğer Gencebay bu kasetteki gibi bir ağır çekim enstrumantal albüm yapsaydı (Tabii ki idam_mahkumu gibi bir danışmanı olmalı) Dünya Müzik Gündemine şak diye otururdu ve Enstrumantal albüm yapmak isteyen ondan icazet alırdı.
Bence Gencebay'ı hakettiği yerde göremeyişimizin nedeni (En önemlisi) şu sound dedikleri olay... Müziği 3-5 kişi tarafından dinlenen müzisyenlerin yaptıkları albümlere bakıyorum, sound'ı muhteşem ama müzik demeye şahit lazım.
Gencebay hiç tartışmasız müziğin sultanı. Ama bu iş tek başına altından kalkılabilecek bir durum değil. Herşeyi bir adamın düşünüp yapması beklentiyi karşılayamaz.
Burası yeri değil ama değinmeden geçemeyeceğim."Diriliş" adlı enstrumantalı daha ilk dinleyişte beğendim. Tam beklentilerime uygun dedim fakat dinlemeye devam ederken yine hüsrana uğradım (Beni affedin sadece kendi fikrimi yazıyorum) Eser sakin başlayıp devam ederken ne oluyor da paldır küldür oluyor bir türlü anlamadım. Niye bu tempoya gerek duyulmuş.
Gencebay müziği kendine özgüdür, taklitçi değildir, sıradan ve basit de değildir, amenna. Ama müziği de müzik yapan belli başlı kalıplar var. Gencebay bence kendi müziğini ortaya koyarken kalıp dışına çıkacağım diye böyle köklü değişiklikler yapmamalı. Hem bu film müziği değil ki...
Yaşım kırkı geçtiği için sözler beni artık etkilemiyor. Söz odaklı değil enstruman odaklı müzik dinliyorum. Gencebay şu yastık altındaki notaları çıkarsa da bir enstrumantal albüm yapsa
İşte dilimin altındaki bakla "Senfonik müzik istiyorum" "Ses kalitesi istiyorum" "Ahenk istiyorum" Koşar gibi müziklerden sıkıldım.
Bu enstrumantal eserleri dinleyenler ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaktır. Ama ben bunları dinlerken hep hayal gücümü katıyorum. Kendimi büyük bir salonda orketranın önünde hayal ederek dinliyorum. Bilgisayarda yapay efektler ile ses hacminin artırılmasından sıkıldım. Kayıt hilesi ile iki-üç kişilik yaylıların sanki 40 kişilik orkestra imiş gibi sunulmasını istemiyorum.
Sayın Gencebay , 20 metrekare bir alanda 3-5 enstruman ile müzik beni tatmin etmiyor.
İlk kez bu eserleri sizinle paylaşmayacağım. Çünkü bunlar antika sanat kategorisine giriyor. Sadece sahibinin izni olursa yine onun belirleyeceği üyelerimize özel mesaj ile iletilecektir.
Biraz uzun oldu kusura bakmayın. Nedeni dinlediğim bu özel dolum kasettir.
butonuna tıklamanız YETERLİDİR.

(0%)


News