Ferhan 22 Haz 2008, 17:23
Kusura bakma Vedat' çığım ama, ben bu sözlerine katılmıyorum.
Üstad 45 yıl önce "Gencebay Müziği"'nin ilk notalarını çalarken, aklında ne maddiyat nede şöhret yatıyordu. Kaldıki, öyle olsaydı bile, o yıllarda isim yapmak için zaten sanat yapmak şarttı. Maddi amaçla uygulanan sanat (hangi dalda olursa olsun), sanat değildir! Olmadığı da yapının ömrü kısa olmasından anlaşılır. Bu istinasızdır. Dolaysıyla bazı üstadlar var, sanatı öylesine benimsemişlerki, halka aktarabildiklerinde bir nevi mükafaat veya ödül alırlar. Buda eserlerin satışlarıyla gerçekleşir. Biraz ironik gelsede, bu böyledir. Mükafaatın miktarı da sanatçının hünerine ve bulunan topluma göre değişir. Örneğin müziğin jazz dalında şaheserler yaratanlar, bizim toplumda aldıkları ödüllerle geçinemezler. Bunun sebebi bizim toplumun sadece küçük bir kitlesi jazz müziğini benimsemesidir. Ama o jazz bestesi sanat olmaktan çıkmaz. Birde terside olabilir. Sanat yönü olmayıp, sırf kulağa ve göze hoş geldiği için tiraj yakalayan yapılarda var. Onlar da az önce yazdığım gibi ömürleri kısadır. Yani Orhan Gencebay 40 yıl boyunca güncel kalarak bu günlere tesadüfen gelmedi.
Asıl konuya gelince : Ha sanat ha halk. Sanat halk için değilmidir?
Saygı ve sevgilerimi sunarım.