Geçenlerde atv de "selena" adlı diziyi gördüm kanalları gezerken.Evin şöförü rolündeki adam birini dövmek üzereydi ve bak ben sinirliyim vb... dedi sonunda biliyosun Orhan Gencebay dinlerim dedi. Adamın odasını gösterdiler,duvarlar Genceba'ın resimleriyle dolu.
Bugün fox tv de "arka sıradakiler" dizisine tesadüf ettim.Çocuğun biri evden kaçmış ayrı ee çıkıyor,Mafya tarzı işler yapıp iyi paralar kazanıyor.Kardeşi de evden kaçıp bunun yanına gidiyor ve evinde bir köşe dikkat çekiyor.Duvarda şöför filminin kocaman bir afişi.
Biraz daha eskiye gidersek, bizimkilerde katil lakaplı oyuncu sabah kahvaltı yapıyor,dostu kendisine çay getiriyor ve o an teypten yükselmekte olan sese sitem ediyor. Çalan bir teselli ver'in klasikler 1(1998) versiyonudur.
Peki mazide bu iş nasıldı?
Sezerciğin bir filmi; üvey babasından dayak yiyor ve şeker satmaya lunaparka gidiyor.Lunaparktan yükselen ses "çilesiz günüm yok,dert ararsan çok,öyle detliyim ki..."
Bir Yılmaz GÜney filmi; Yılmaz Güney hapse düşüyor ve hapiste bir teselli ver 45 liği çalıyor,mahkumlar elde sigaralar,derin derin düşünüyolar...
Kemal Sunal'ın bir fillimde, rahmetli aşık olduğu assolistin afişlerini duvara asmaya çekinip espirili bir dille birinin o afişin üstüne Gencebay'ın afişini asarsa kadının hamile kalabileceğini söylüyor.
Başka bir film de liseli kızlar okuldayken bir tanesi dil yarası kaset kapağına bakarak "ne yakışıklı adam vs.." tarzı ifadeler kullanıyor.
Örnekler çoğaltılabilir.
Sizce halka lans edilen Gencebay imajındaki bu değişikliğin nedeni ne olabilir ya da sizce bu değişim olağan mıdır?
Ben bu konuda çok düşündüm bir de sizlerin görüşlerini almak istedim...





