"Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

Yunus Emre'ye ve Mevlanaya Kadar Uzanan Engin Felsefe...

"Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti idam_mahkumu 31 Ekm 2007, 00:25

“Hep Böyle Kal” Ne kadar duygulu, ne kadar derin, ne kadar alçakgönüllü bir şaheserdir değil mi ?

Dinleyen, anlayan; bilen bilir… En sıkıntılı anımızda dahi çıksa, tebessüm etmemize sebeptir bu şaheser… Çok yakışıklı, çok sempatik, çok dürüst ve doğal bir Gencebay eseridir kendileri….

Konuyu biraz açalım bakalım… Yazının sonunu bende kestiremiyorum, bakalım bu yazımın ucu nerelere varacak.. İnanın bende bilmiyorum… Hep beraber yaşayalım bu şarkıyı;

Buyurunuz ey Gencebay cemaati…

Camdan baka baka, nihayet hatır gönül güneş doğmuştur o karanlık geceye. Ömrünüzde belki ilk kez güneşin doğmasını bu kadar fazla istiyordunuz. İşte doğdu..

Evin içinde tıkırtılar belirdi… Bu genç ve heyecanlı toy aşık salona çıkmıştı. Babası sabah namazına kalkmıştı. Onu görünce;

- Oğlum, hayırdır ?
- Hiç Baba.. Uykum katçıda…



Babasının sabah namazına kalktığın görünce sevinmişti. Çünkü babasının sabah namazına kalkması demek, sabahın geldiğinin habercisiydi… Ne geceydi onun için. Her saniyesinde bir ah, bir of, bir vah..

Zaman sanki biraz hızlanır gibi olmuştu. Babası işe gitmek için hazırlanıyordu. Ve birazdan kapıyı usulca kapatarak;

- Yâ Fettâk ! Yâ Rezzâk!… Dedi ve o günkü rızkını aramak için yola koyuldu…

Pencereden babasının gidişini seyrediyor. Bir yandan da “of..” çekiyordu…

İçinden; “Baba seni çok seviyorum… Sabahın beşinde o tatlı uykunu böldün, bizler için ekmek kazanmaya gidiyorsun.. Allah seni başımızdan eksik etmesin, Allah yokluğunu göstermesin.. İnşallah bizde bir gün senin gibi ailemizin patronu olacağız. Çoluğumuzun çocuğumuzun rızkı için sabah kalkıp yola koyulacağız…” şeklinde manevî feryatlar geçti..

O kadar neşeliydi ki; tarifi mümkün değildi. Çünkü o kasvet dolu, sonsuz bekleyiş dolu geceye güneş doğmuştu…

İlk işi teybe yine “ Ya evde yoksan” albümünü koymak olmuştu… Kaseti gece dinlerken, yarıda bırakmıştı. Teyp “Hep böyle kal” şarkısından çalmaya başlamıştı…

Müzik girer girmez, bir ürperdi sardı içini.. Geceden beri bekleyişle özlemle dolan içi ısınmaya, onarılmaya başlamıştı bu şarkı ile.. Şunun şurasında bir günlük aşıktı ama, sanki kendini yıllardır aşık gibi hissediyordu.. Çünkü içinde Yaradan’ın vermiş olduğu aşk ile doğan bir sevgili vardı.. Aşk onun içinde yıllardır yaşıyordu.. Ama sahipsiz, isimsiz ve kimliksiz bir aşktı… Bu mecnun Gencebay’cı, yıllardır gönlündeki aşkın hedefini aramıştı..

Saat altıyı az biraz geçmişti… Gencebay söze başladı;

”Bugün çok güzelsin, bugün bir başkasın…”

Bizim aşığın içi içine sığmıyordu.. Allah’ım, ben yıllardır Özlem’i seviyormuşum…

Yüzünü bile unutmuştu sevdiğinin. Ama sanki onu her saniye görüyormuşçasına “ Bugün çok güzelsin, bugün bir başkasın…” diyebiliyordu.. Bu inanılmaz bir olaydı..

“Dilerim tanrımdan hep böyle kal…”


Sanki sevdiğini bir gündür değil, yıllardır seviyordu. Ve onun Yaradan’a gönlü el açmış dua ediyordu… Diliyorum sevdiğim, bugünkü güzelliğin, tazeliğin ve bir başkalığın bir ömür boyu devam eder…

“Bugün sevmenin de, bugün gülmenin de bam başka bir anlamı var…”

Bugün gönlümdeki aşka isim verişimin ilk günü diyordu Ömer. Gerçektende o gün çocuk gibi sevinmenin, gülmenin bam başka bir anlamı vardı onun için. Çok özel bir sabahtı. Bir o kadarda güzel bir sabah.. Daha dün sabah nasıl uyanmış, mutfağa gidip çayın altını yakmıştı Ömer. Ama bu sabah her şeyi değişmişti onun.. Dün “Ne güzel şaheser” dediği şarkıyı bugün yaşıyordu. “Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli..” sözü yaşıyordu.. Dün sevmek ne demektir bilmezken, bugün kırk yıldır aşıkmış gibi sevmenin de, gülmenin de bam başka anlamı olduğunu çok iyi biliyordu..

Bu bir gönül mucizesiydi onun için..

Gönlü adeta kürsüye çıkmış, eline mikrofon almış hiçbir engeli sorun etmeden doğrudan sevdiğinin gönlüne sesleniyordu;

”Dünya ellerinde, dünya gözlerinde.. Bizde yaşanmamış arzular var….”

Ey sevdiğim, benim dünyam şu vakitten sonra sensin.. Dilediğin gibi değiştirme hakkına sahipsin.. Dünyam senin ellerinde.. Dünyanın her mutluluğu, her ümidi, her umudu ellerindedir benim için.. O eller ile ister beni mutlu edersin, istersen kahredersin. İsterim ki yaşat beni, sevip sevindir.. Varlığıma karar vermek senin emrindir.. Hele o gözlerin… Gözlerinde benim için hazırlanmış öyle bir dünya var ki… Görüyorum gözlerinde, bana kurmuş dünyayı.. Herkese kısmet olmaz yaşamak, bu sevdayı…


Henüz yolun başındayız sevdiğim.. Seninle beraber paylaşmamız gereken, yudumlamamız gereken o kadar çok fazla şey var ki.. Ne güç yeter ne dil anlatmaya.. Ömrüm yetmez belki bir sen daha bulmaya… Gel, benim ol. Hep böyle kalalım… Benim dünyamı senin ellerinde ve gözlerinde yaşayalım… Yaşanmamız arzuları, bulutların üzerinde yaşayalım…


“Bırak zevk alalım.. Bırak yaşalım… Nasılsa oldu olanlar…”

Mani olma ne olur sevdiğim… Zamana bırak, kendini aşka ve bana bırak.. Yaşayalım, paylaşalım.. Nasıl olsa oldu olanlar… Gördü gözlerim.. bir gerçeği gözlerinde gördü gözlerim… Sevgilin budur senin. “Sev dedi” gözlerim.. Nasılsa olanlar olmuş artık. Olmuşla ölmüşe çare bulunmaz sevdiğim. Aşkın önünde duramazsın. Bırak ne olur şu üç günlük dünyada bizde mesut olalım.


“Yaşamak, hem de seninle.. Gör de bak; her şey bizimle.. Gelecek günlerimin, ortağı ol benimle..”

Zaten o kadar mutluydum ki ben.. Sağlıklı, zeki, bilinçliydim. Yaşıyordum. Şimdi senin ile çok daha farklı bir anlam kazandı yaşantım ve hayatım.. Yaşamak ne kadar güzel değil mi ? Nefes alıp vermek. Kalp atışlarını hissetmek. Etrafa bakmak… Bir de bu güzelliklerin üzerine sen kendini ekle ? Ortaya nasıl muazzam bir anlam çıktı değil mi ? Ömer’in hayatında sen varsın artık. Yaşamak, o kadar güzel ki.. Hem de seninle yaşamak…

Görmüyor musun ? her şey bizimle değil mi? Nasıl oldu da tanıştık. Nasıl oldu da sana deliler gibi sevdalandım… Olan bitenin farkında değil misin? Bunlar bir rastlantı olabilir mi ? Gör de bak sevdiğim. Her şey bizimle, kader bizden taraf, hayat bizden taraf. En güzel duygular gönlümde görücüye çıkacağı anı kaplumbağa yavrusunun yumurtasından çıkıp okyanusa doğru iştahla yürüyeceği anı beklediği gibi bekliyor…

Sadece sevdiğim olarak kalma, gelecek günlerime ortak ol. Benim ol sevdiğim. Bu aşk bana fazla. İkimize de yeter içimdeki duygular… Yeter ki iste sevdiğim. Gelecek günlerim; al senin olsun. Al senin olsun bende ne varsa, istemem sevdiğim mutlulu senden çok… çok uzaksa..


“Diller seni söyler, düşler senle dolu… İsterim ki yalnız benimle kal… “

Öyle bir geceydi ki, dilim durmadan seni andı… Düşlerim, hayallerim seninle doluydu… Bir göründün bir kayboldun gözüme. İstedim ki yalnız benimle kal, benimle ol…

“Sende dayanılmaz, sözle anlatılmaz tarifsiz bir duygu hali var…”

Sende öyle inanılmaz ve anlaşılmaz şeyler var ki, benim edebiyatım bunları açıklamama izin vermiyor… Ezberlerimi bozdun sevdiğim. Tarif edemiyorum güzelliğini, duygunu, sevgini… Seninle altı üstü 5-10 dakika konuşabildim ama, inan asırlara bedeldi benim için. İzâhı mümkün olmayan bir duygudur bu…

”Rabbin bildiğini senden saklayamam, dilediğin ne varsa bende var…”

Allah’ım biliyor benim gönlümdeki aşk okyanusunu. Bunu senden gizlemiyorum. Al senindir diyorum sevdiğim. Saklamıyorum senden, içim de dışım da birdir benim. Allah bu güzel gönlü bana mezara kadar taşı diye mi vermiş ? Senin kadar güzel bir insanı nasıl olurda sevmem, nasıl olurda aşık olmam ? Allah’ın gücüne gitmez mi bu ? Yarın öbür gün mahşerde, “Sana bu kalbi kötülükle mi doldur dedim…” derse, ben ne cevap vereceğim… Gel, paylaşalım. İkimizindir bu gönlümde ki hazine… Sen ne arıyorsun, benden istediğin nedir ? temiz bir kalp, doğruluk, dürüstlük ve senle dolu bir gönül değil midir? Eğer dilediğin bunlarsa, bende fazlası var sevdiğim…


“Senin mi, O kadar gibi yanan dudaklar,
Senin mi, O pespembe mahcup yanaklar,
Senin mi, Aşka davet eden çılgın bakışlar;
Sevgilim yoksa benim mi ?...”


Sence bu güzelliklerin bende olması mümkün mü ? O gün, okulun bahçesinde gözlerimin içine yeşil yeşil bakarken, dudakların kor gibi değil miydi ? yanakların mahcup; bir o kadar da pespembe değil miydi ?, bakışların aşka davet edercesine çılgın değil miydi ?


İnanmıyor musun ? Söyle sevdiğim, bunların hepsi benim mi ?


Eğer bunların hepsi seninse – ki senin – Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

Berhüdar Ol'un, Hep Böyle Kalın ! ;) İdam Mahkumu
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1607
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti yaşamak_bu_değil 31 Ekm 2007, 01:02

eyvallah Ömer abi... Gencebay felsefesini kendi gerçeklerinle bize yansıtman çok hoşuma gidiyo gerçekten.. heyecanla bekliyorum olacakları :) .....bu güzellikler sende varken ben seni nasıl olurda sevemem? Hep böyle kal.....
Derdim Dünya dan BÜYÜK.....

http://www.orhanabi.net/chat " Radikal Gencebay cıların buluşma noktası! "
Kullanıcı avatarı
yaşamak_bu_değil
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 650
Kayıt: 25 Eyl 2007, 23:42

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti SerdarYılmaz 31 Ekm 2007, 14:35

Insanin o malum duyguya eristigi anlarda kapildigi düsünceleri ve yasadigi duygu karmasasini Gencebay´in da aslinda bunlari bizlere ne güzel sundugunu da anlatarak kusursuz yansitiyorsun Ömer. Gencebay herseye deginmis, "Gitme" de demis, "Hadi git" de demis, insanin malum duyguya eristikten sonra karsilasabilecegi her türlü sonucu bizlere izah etmeye çalismis..
Kullanıcı avatarı
SerdarYılmaz
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 689
Kayıt: 01 Ekm 2007, 20:41

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti idam_mahkumu 31 Ekm 2007, 14:49

SerdarYilmaz yazdı:Insanin o malum duyguya eristigi anlarda kapildigi düsünceleri ve yasadigi duygu karmasasini Gencebay´in da aslinda bunlari bizlere ne güzel sundugunu da anlatarak kusursuz yansitiyorsun Ömer. Gencebay herseye deginmis, "Gitme" de demis, "Hadi git" de demis, insanin malum duyguya eristikten sonra karsilasabilecegi her türlü sonucu bizlere izah etmeye çalismis..


Berhüdar ol Serdar. Gencebay'ın şarkıları hayatın en güzel kesitlerini bizlere yaşatmıştır... Gencebay'ın şarkılarını anlatırken, bazı noktalarda tıkanmalar yaşıyor ve mecburen gerçek hayattan kesitler sunarak izah etme gayretinde bulunuyoruz. Bu doğal bir sonuç. Gencebay'ın eserlerini anlatabilmek için bazı zaman gerçek yaşanmış hikâyelerden söz etmek gerekiyor... O zaman şarkıyı anlamaya çalışan insanların zihninde daha net bir tablo oluşacağı kanaatini taşıyorum.
İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...
Yeni Üyeler Burayı Tıklayarak Forum Kurallarını ve Burayı Tıklayarak Radikal Gencebaycılık Konularını Okusunlar!

Resim

Burası fikir sitesidir, fikre ve üretime dayalıdır.Fikriniz varsa yazın, fikriniz yoksa susun yada fikirlere geliştirici yorumlar yapın.

Resim

Orhan GENCEBAY ile İlgili En Önemli Makalelerim

>> Orhan Gencebay'ın Müziği Arabesk Değildir

>> Müzisyenliğin Böylesi ( Çaldığı Enstrümanlar

>> Türler Üstü Müzik Adamı

>> Orhan Gencebay'ın Ses Tonu

>> Orhan Gencebay'ın Yasaklı Şarkısı yada Albümü Yok.

>> Radikal ve Özgün Gencebay'cılık Nedir?

>> Gencebay Müziği Orkestrası

Gencebay Felsefesi İle İlgili Olanlar

>> "Gözüm Sende" ve Karşılıksız Bir Aşk....

>> "Aşk Değil" Beslenen duyguların sevgili ile yeniden doğuşu..

>> "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

>> "Tanrıya Feryat" a gizlenen derin felsefe...
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 1607
Kayıt: 25 Eyl 2007, 04:41
Konum: Gaziantep

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti nikrizruyası 31 Ekm 2007, 14:51

ömer zaten maşşallah filozof gibi

orhan abinin her şarkısı bır hayatı temsıl edıyor ben dınledıgım gunden berı her duygumun tercümesını ve tesellısını onun şarkılarında buldum bu sebeple hayatım boyunca hiç karamsarlık yaşamadım ve kımseyede yaşatmadım onun şarkılarında keder olduğu gibi umutlar da var
gencebay müzik evliyasıdır ne mutlu onu gerçekten anlayanlara
Kullanıcı avatarı
nikrizruyası
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye
 
İleti: 84
Kayıt: 31 Ekm 2007, 14:20
Konum: ist./alibeyköy

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti Sabır Taşı 31 Ekm 2007, 16:47

yaşanmış hikayelerle şarkı çözümlemeleri...

güzel... ;)
irtibat : sabirtasi(x)orhanabi.net (x yerinde mailin bilinen işareti olacak mailde kullanırken)

yetenekli bir bağlamacı-izle: http://www.youtube.com/watch?v=LKAKzutoI3E
Kullanıcı avatarı
Sabır Taşı
Site Administrator
Site Administrator
 
İleti: 123
Kayıt: 26 Eyl 2007, 10:43

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti topraktanbircan 03 Kas 2007, 21:34

nikrizruyası yazdı:ömer zaten maşşallah filozof gibi

orhan abinin her şarkısı bır hayatı temsıl edıyor ben dınledıgım gunden berı her duygumun tercümesını ve tesellısını onun şarkılarında buldum bu sebeple hayatım boyunca hiç karamsarlık yaşamadım ve kımseyede yaşatmadım onun şarkılarında keder olduğu gibi umutlar da var


suat arkadaşımız çok doğru bir noktaya parmak basmış.gencebay felsefesini tam olarak anlayan birisinin her insan gibi sıkıntılı anları olabilir ama asla mutsuz ve karamsar bir insan olmaz ve çevresindekileri de mutsuz etmez.gerçek gencebaycılar böyledir.ben bugün kendimle ve hayatla barışık,pozitif bir insansam ve en kötü anlarımda dahi bir an olsun yıkılma duygusunu yaşamadıysam bunu gencebay müziği ve felsefesi denen o güzelim çiçekten aldığım bala borçluyum.

ayrıca yazı için ömer'e teşekkür ederiz.her zamanki gibi yine harika olmuş.
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1167
Kayıt: 02 Ekm 2007, 14:47
Konum: İstanbul

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti kuzeykentli 06 Arl 2007, 22:26

yüregine saglik kardes gencebay sözlerini anlamak icin sadece severek isteyerek begenerek dinlemek yeterli bence fakat senin bu anlatim tarzinla gencebay eserlerini anlamayanlarda anlayip sevebilirler cok güzel olmus cok begendim
kuzeykentli
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 12
Kayıt: 28 Kas 2007, 22:59

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti GÖNÜL_FIRTINASI 15 Arl 2007, 21:58

anlatımın yüreğini yansıtıyor yüreğine sağlık...
gencebay'ın her şarkısında bir anlam ...her anlamında bir yaşam mevcut zaten!
Resim


Ne Bir Başkası Girdi Şu Gönülden İçeri...Ne Bir Yabancı Çıktı Gönül Kapısından....!
Kullanıcı avatarı
GÖNÜL_FIRTINASI
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 562
Kayıt: 09 Arl 2007, 11:39

Re: "Hep Böyle Kal" Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

İleti Akma_Gözlerimden 29 Oca 2008, 23:29

idam_mahkumu yazdı:“Hep Böyle Kal” Ne kadar duygulu, ne kadar derin, ne kadar alçakgönüllü bir şaheserdir değil mi ?

Dinleyen, anlayan; bilen bilir… En sıkıntılı anımızda dahi çıksa, tebessüm etmemize sebeptir bu şaheser… Çok yakışıklı, çok sempatik, çok dürüst ve doğal bir Gencebay eseridir kendileri….

Konuyu biraz açalım bakalım… Yazının sonunu bende kestiremiyorum, bakalım bu yazımın ucu nerelere varacak.. İnanın bende bilmiyorum… Hep beraber yaşayalım bu şarkıyı;

Buyurunuz ey Gencebay cemaati…

Camdan baka baka, nihayet hatır gönül güneş doğmuştur o karanlık geceye. Ömrünüzde belki ilk kez güneşin doğmasını bu kadar fazla istiyordunuz. İşte doğdu..

Evin içinde tıkırtılar belirdi… Bu genç ve heyecanlı toy aşık salona çıkmıştı. Babası sabah namazına kalkmıştı. Onu görünce;



- Oğlum, hayırdır ?
- Hiç Baba.. Uykum katçıda…



Babasının sabah namazına kalktığın görünce sevinmişti. Çünkü babasının sabah namazına kalkması demek, sabahın geldiğinin habercisiydi… Ne geceydi onun için. Her saniyesinde bir ah, bir of, bir vah..

Zaman sanki biraz hızlanır gibi olmuştu. Babası işe gitmek için hazırlanıyordu. Ve birazdan kapıyı usulca kapatarak;

- Yâ Fettâk ! Yâ Rezzâk!… Dedi ve o günkü rızkını aramak için yola koyuldu…

Pencereden babasının gidişini seyrediyor. Bir yandan da “of..” çekiyordu…

İçinden; “Baba seni çok seviyorum… Sabahın beşinde o tatlı uykunu böldün, bizler için ekmek kazanmaya gidiyorsun.. Allah seni başımızdan eksik etmesin, Allah yokluğunu göstermesin.. İnşallah bizde bir gün senin gibi ailemizin patronu olacağız. Çoluğumuzun çocuğumuzun rızkı için sabah kalkıp yola koyulacağız…” şeklinde manevî feryatlar geçti..

O kadar neşeliydi ki; tarifi mümkün değildi. Çünkü o kasvet dolu, sonsuz bekleyiş dolu geceye güneş doğmuştu…

İlk işi teybe yine “ Ya evde yoksan” albümünü koymak olmuştu… Kaseti gece dinlerken, yarıda bırakmıştı. Teyp “Hep böyle kal” şarkısından çalmaya başlamıştı…

Müzik girer girmez, bir ürperdi sardı içini.. Geceden beri bekleyişle özlemle dolan içi ısınmaya, onarılmaya başlamıştı bu şarkı ile.. Şunun şurasında bir günlük aşıktı ama, sanki kendini yıllardır aşık gibi hissediyordu.. Çünkü içinde Yaradan’ın vermiş olduğu aşk ile doğan bir sevgili vardı.. Aşk onun içinde yıllardır yaşıyordu.. Ama sahipsiz, isimsiz ve kimliksiz bir aşktı… Bu mecnun Gencebay’cı, yıllardır gönlündeki aşkın hedefini aramıştı..

Saat altıyı az biraz geçmişti… Gencebay söze başladı;

”Bugün çok güzelsin, bugün bir başkasın…”

Bizim aşığın içi içine sığmıyordu.. Allah’ım, ben yıllardır Özlem’i seviyormuşum…

Yüzünü bile unutmuştu sevdiğinin. Ama sanki onu her saniye görüyormuşçasına “ Bugün çok güzelsin, bugün bir başkasın…” diyebiliyordu.. Bu inanılmaz bir olaydı..

“Dilerim tanrımdan hep böyle kal…”


Sanki sevdiğini bir gündür değil, yıllardır seviyordu. Ve onun Yaradan’a gönlü el açmış dua ediyordu… Diliyorum sevdiğim, bugünkü güzelliğin, tazeliğin ve bir başkalığın bir ömür boyu devam eder…

“Bugün sevmenin de, bugün gülmenin de bam başka bir anlamı var…”

Bugün gönlümdeki aşka isim verişimin ilk günü diyordu Ömer. Gerçektende o gün çocuk gibi sevinmenin, gülmenin bam başka bir anlamı vardı onun için. Çok özel bir sabahtı. Bir o kadarda güzel bir sabah.. Daha dün sabah nasıl uyanmış, mutfağa gidip çayın altını yakmıştı Ömer. Ama bu sabah her şeyi değişmişti onun.. Dün “Ne güzel şaheser” dediği şarkıyı bugün yaşıyordu. “Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli..” sözü yaşıyordu.. Dün sevmek ne demektir bilmezken, bugün kırk yıldır aşıkmış gibi sevmenin de, gülmenin de bam başka anlamı olduğunu çok iyi biliyordu..

Bu bir gönül mucizesiydi onun için..

Gönlü adeta kürsüye çıkmış, eline mikrofon almış hiçbir engeli sorun etmeden doğrudan sevdiğinin gönlüne sesleniyordu;

”Dünya ellerinde, dünya gözlerinde.. Bizde yaşanmamış arzular var….”

Ey sevdiğim, benim dünyam şu vakitten sonra sensin.. Dilediğin gibi değiştirme hakkına sahipsin.. Dünyam senin ellerinde.. Dünyanın her mutluluğu, her ümidi, her umudu ellerindedir benim için.. O eller ile ister beni mutlu edersin, istersen kahredersin. İsterim ki yaşat beni, sevip sevindir.. Varlığıma karar vermek senin emrindir.. Hele o gözlerin… Gözlerinde benim için hazırlanmış öyle bir dünya var ki… Görüyorum gözlerinde, bana kurmuş dünyayı.. Herkese kısmet olmaz yaşamak, bu sevdayı…


Henüz yolun başındayız sevdiğim.. Seninle beraber paylaşmamız gereken, yudumlamamız gereken o kadar çok fazla şey var ki.. Ne güç yeter ne dil anlatmaya.. Ömrüm yetmez belki bir sen daha bulmaya… Gel, benim ol. Hep böyle kalalım… Benim dünyamı senin ellerinde ve gözlerinde yaşayalım… Yaşanmamız arzuları, bulutların üzerinde yaşayalım…


“Bırak zevk alalım.. Bırak yaşalım… Nasılsa oldu olanlar…”

Mani olma ne olur sevdiğim… Zamana bırak, kendini aşka ve bana bırak.. Yaşayalım, paylaşalım.. Nasıl olsa oldu olanlar… Gördü gözlerim.. bir gerçeği gözlerinde gördü gözlerim… Sevgilin budur senin. “Sev dedi” gözlerim.. Nasılsa olanlar olmuş artık. Olmuşla ölmüşe çare bulunmaz sevdiğim. Aşkın önünde duramazsın. Bırak ne olur şu üç günlük dünyada bizde mesut olalım.


“Yaşamak, hem de seninle.. Gör de bak; her şey bizimle.. Gelecek günlerimin, ortağı ol benimle..”

Zaten o kadar mutluydum ki ben.. Sağlıklı, zeki, bilinçliydim. Yaşıyordum. Şimdi senin ile çok daha farklı bir anlam kazandı yaşantım ve hayatım.. Yaşamak ne kadar güzel değil mi ? Nefes alıp vermek. Kalp atışlarını hissetmek. Etrafa bakmak… Bir de bu güzelliklerin üzerine sen kendini ekle ? Ortaya nasıl muazzam bir anlam çıktı değil mi ? Ömer’in hayatında sen varsın artık. Yaşamak, o kadar güzel ki.. Hem de seninle yaşamak…

Görmüyor musun ? her şey bizimle değil mi? Nasıl oldu da tanıştık. Nasıl oldu da sana deliler gibi sevdalandım… Olan bitenin farkında değil misin? Bunlar bir rastlantı olabilir mi ? Gör de bak sevdiğim. Her şey bizimle, kader bizden taraf, hayat bizden taraf. En güzel duygular gönlümde görücüye çıkacağı anı kaplumbağa yavrusunun yumurtasından çıkıp okyanusa doğru iştahla yürüyeceği anı beklediği gibi bekliyor…

Sadece sevdiğim olarak kalma, gelecek günlerime ortak ol. Benim ol sevdiğim. Bu aşk bana fazla. İkimize de yeter içimdeki duygular… Yeter ki iste sevdiğim. Gelecek günlerim; al senin olsun. Al senin olsun bende ne varsa, istemem sevdiğim mutlulu senden çok… çok uzaksa..


“Diller seni söyler, düşler senle dolu… İsterim ki yalnız benimle kal… “

Öyle bir geceydi ki, dilim durmadan seni andı… Düşlerim, hayallerim seninle doluydu… Bir göründün bir kayboldun gözüme. İstedim ki yalnız benimle kal, benimle ol…

“Sende dayanılmaz, sözle anlatılmaz tarifsiz bir duygu hali var…”

Sende öyle inanılmaz ve anlaşılmaz şeyler var ki, benim edebiyatım bunları açıklamama izin vermiyor… Ezberlerimi bozdun sevdiğim. Tarif edemiyorum güzelliğini, duygunu, sevgini… Seninle altı üstü 5-10 dakika konuşabildim ama, inan asırlara bedeldi benim için. İzâhı mümkün olmayan bir duygudur bu…

”Rabbin bildiğini senden saklayamam, dilediğin ne varsa bende var…”

Allah’ım biliyor benim gönlümdeki aşk okyanusunu. Bunu senden gizlemiyorum. Al senindir diyorum sevdiğim. Saklamıyorum senden, içim de dışım da birdir benim. Allah bu güzel gönlü bana mezara kadar taşı diye mi vermiş ? Senin kadar güzel bir insanı nasıl olurda sevmem, nasıl olurda aşık olmam ? Allah’ın gücüne gitmez mi bu ? Yarın öbür gün mahşerde, “Sana bu kalbi kötülükle mi doldur dedim…” derse, ben ne cevap vereceğim… Gel, paylaşalım. İkimizindir bu gönlümde ki hazine… Sen ne arıyorsun, benden istediğin nedir ? temiz bir kalp, doğruluk, dürüstlük ve senle dolu bir gönül değil midir? Eğer dilediğin bunlarsa, bende fazlası var sevdiğim…


“Senin mi, O kadar gibi yanan dudaklar,
Senin mi, O pespembe mahcup yanaklar,
Senin mi, Aşka davet eden çılgın bakışlar;
Sevgilim yoksa benim mi ?...”


Sence bu güzelliklerin bende olması mümkün mü ? O gün, okulun bahçesinde gözlerimin içine yeşil yeşil bakarken, dudakların kor gibi değil miydi ? yanakların mahcup; bir o kadar da pespembe değil miydi ?, bakışların aşka davet edercesine çılgın değil miydi ?


İnanmıyor musun ? Söyle sevdiğim, bunların hepsi benim mi ?


Eğer bunların hepsi seninse – ki senin – Ben sana nasıl aşık olmayayım sevdiğim ?

Berhüdar Ol'un, Hep Böyle Kalın ! ;) İdam Mahkumu


Çok güzel olmuş abi.
Akma_Gözlerimden
 

Sonraki

Gencebay İdeolojisi ve Felsefesi


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir