afücan 23 Kas 2008, 17:05
bu konu biraz karışık ve yoruma açık bir konudur. elbette orhan babanın müziği arabesk müzik değildir.adam bunu zaten 40 yıldır söylüyor.dilinde tüy bitti yani.arabesk müzik diye bir tanım yoktur.bu kavram türk müziğini iyi bilmeyen bazı aydıncıkların uydurduğu bir kavramdır.ve de orhan babanın müziğini aşağılamak, küçümsemek için kullanılmıştır.bununla beraber yine dolmuş müziği, varoşların kültürü, gecekondu müziği, alt kültür vb. adlar da verilmiştir.
orhan babanın müziği temeli türk müziği, türk kültürü ve duygusunu temel alan ve bununla birlikte evrensel müzikler ve değerlerden de yararlanan özgün ve serbest çalışmalardır.bu yönüyle de bütün arabeskçilerden ayrılır ve hepsinden de kat kat üstündür.orhan baba müziğinde oryantal ve arap ezgilerini kullanmıştır.ama bunları tamamen türk milletine has duygu, zevk ve düşünceler içinde yorumlamıştır.yani bir arap müziği ve icrası yapmamıştır.
kaldı ki biz milet olarak yıllardır arap kardeşlerimizle komşuluk yapmış, din kardeşliği ve akrabalık ilişkileri içinde olmuşuzdur.karşılıklı etkilenmelerin olması doğaldır.bunu olumsuz görmemek lazımdır.bu diğer komşularımız için de geçerlidir elbette.orhan babanın müziğinde bu etkiler ve müzikal ilişkiler bol miktarda bulunur.
arabesk müzik diye bir müzik türü yoktur.arabesk müzik dediğimiz müzikler pop müziğin; toplumun eğitimsiz, köyden yeni göçmüş, ekonomik olarak zayıf kesimine uyarlanmış bir türüdür, çeşididir.bunu aşağılamak için söylemiyorum.bu toplumsal bir olgudur.
arabesk kavramı mimari bir terimdir.yine sosyolojik olarak da alt kültür dediğimiz kişilerin müzik ve yaşam kültürüdür.bakınız:
Arabesk (Fr.arabesque, Alm.arabeske) : Arap üslubu. Bilhassa Endülüs yoluyla Avrupa'ya geçmiş ve mimarlıkta, süslemede, musikide, ballet'te kullanılan serbest, grifit, süslü üslup. (Öztuna,1969 ansiklopedisinden)
Arabesk: Çevreye uyumsuzluğun, yabancılaşmanın müziği. Sadece bir müzik olayı olmayan arabesk, kente göçen, kent ortamıyla uyum kuramamış, kentsel yaşantıya katılamamış olan kır kökenli nüfusun kültürüdür. Kırdaki gelenksel ortamı kente taşıyan bu nüfusun, kırsal değerleri bırakmamasının nedeni bu uyumsuzluktur. Doğu motifli, kuralsız ve söz ağırlıklı olan arabesk müzik, kentli kültürüne sırt çevirmeye, düşmanlık beslemeye başlayan nüfusun, kentte çekilen bu sıkıntıları, bu bunalımı, bu uyum kuramama olgusunu dile getirmek, haykırmak, boşalmak gereksinimini sağlayan bir yığın kültürüdür. (Şenyapili, 1985 Müzik Ansiklopedisi'nden)
orhan baba bir röportajında soruları şöyle cevaplandırıyor:
'-Orhan Gencebay arabeskçi' söylemlerine niçin karşı çıkıyorsunuz?
Bu kadar çirkin bir değerlendiriş olamaz. Bunu yapanlar beni çekemeyenler, kendileri yeterince başarılı olamayanlardır diye düşünüyorum. Benim yaptığım çalışmaların müzikalite düzeyi meydandadır. Demiyorum ki her yapıtım aynı düzeyde; ama büyük çoğunluğu iyi düzeydedir. Şarkı sözlerime gelince, onlar zaten ortadır. Birçoğu antolojik değeri olan ifadelerdir. Bunun haricinde de hiç birşey söyleyemezler. Söylerlerse kıskançlıklarındandır. Ben de onlara 'Siz ne yaptınız? ' diye sorarım. Çalışmalarıma en iyi cevabı halkımız veriyor.
-Karşı çıkmakla kalmayıp, bunu aşağılayıcı olarak nitelendiriyorsunuz. Neden?
Aşağılayıcı bir gözle bakıldığını söylüyorum. Arabesk terimi ayrı bir şey. Arabesk Arap etkinliği demektir. Benim yaptığım çalışmalar Arap etkinliği değil. Ama Araplarla tarihsel bağlarımızdan dolayı kullandığımız bazı özler vardır. Emeviler, Abbasiler, Kölemenler, Selçuklular ve Osmanlılardan itibaren gelen kültür birlikteliği var. Aynen birleşik Avrupa devletleri gibi. Fransız'ı, İngiliz'i, Alman'ı da Hıristiyan kültürle birleşmiş insanlardır. Ayrı ayrı lisanlar ayrı ayrı devletler olmalarına rağmen. Ama birbirlerinin gözünü de oymuşlardır. Netice olarak ben de etki altında kalmış olabilirim ama benim yaptığım bize ait. Bu arada arabesk deyimine uygun olarak çalışan insanlar var Türkiye'de. Güneydoğu'daki insanlarımızın birçoğunun Arap akrabası vardır. Bir zamanlar sınırlar yoktu. Şimdi sınırlar ayrıldığı için, ayrı topraklarda olduğumuz için insanlar akrabalarını ret mi etsinler. Bunların Arapvari şeyler yapması doğaldır.
-Altı yaşından beri müziğin içerisinde yer alıyorsunuz. Sadece müzik yapmakla kalmayıp, aktör, aranjör, besteci yazar ve en son olarak televizyonda şov programı gibi çeşitli işler de yaptınız? Kendinizi tüketmekten korkmuyor musunuz?
Kendimi tüketmek gibi bir kaygım hiç yok. Daha önce de söyledim; yapacaklarımın çok az bir kısmını gerçekleştirdim. Müzik benim hayatım. Yaptıklarımın çeşitliliğine gelince o alanların hepsinde yeteneğim olduğunu düşünüyorum. Dikkat ederseniz tüm bunları müzik ekseninde gerçekleştirdim. Şova gelince o bir denemeydi. Dizi yapacaktık olmadı, şov yaptık. Ama şov benim istediğim gibi yönlendi. Şovu da ben bıraktım. Şu anda bir dizi projem var.
-Son söz olarak....
Orhan Gencebay serbest çalışmalar yapıyor. Hem halk, hem sanat, hem de oryantal diye adlandırılan Ortadoğu kültürlerinden yapmış olduğu sentezlerle ortada. Ama ne yaparsam yapayım ülkeme aittir ve özgündür. Ne yaparsak yapalım ama kesinlikle kalitesizi yapmayalım.
AYDOĞAN KILIÇ-AKSİYON (29.06.2008 03:09)
bilmem başka söze gerek var mı? o arkadaşın banlanması iyi olmuş.zaten yazısında kullandığı kelimelerle de seviyesini göstermiş.
eğer bu forum orhan babayı arabeskçi olarak değerlendirseydi zaten üye olmazdım.öylesinden bol bol var.
aslında bu arkadaşların da bilinçlendirilmesi ve kazanılması lazım. işte o zaman gerçek orhancı olur ve orhan babayı doğru anlarlar.
arabeskçilerin nefret etmesine gerek yok.orhan babayı arabeskçi olarak lanse etmesinler yeter bize...