topraktanbircan yazdı:Bundan 5-6 yıl kadar önce Orhan Gencebay'la ofisinde görüşen bir arkadaşım,bana "Dertler Benim olsun" şaheserinin hikayesini anlatmıştı.Bunu ona Orhan Gencebay anlatmış ofiste.Ve bu hikayeyi de her zaman her yerde,özellikle televizyonda anlatmak istemiyormuş gözyaşlarını tutamamaktan korktuğu için.Gerçekten de tam filmlik bir hikaye.Yalnız ne kadar doğrudur onu bilemeyeceğim ben arkadaşımın yalancısıyım.Hatırladığım kadarıyla hikaye şöyleydi;
"Eser bir aşk üçgenini anlatıyormuş.Orhan abimizin çok yakın bir arkadaşı varmış.Bu arkadaşı kan kanserine yakalanmış ve doktorlardan kurtulma ümidinin çok az olduğunu öğrenmiş.Sevdiği kız kendine ümit bağlamasın,acı çekmesin,yeni bir hayat kursun diye bilerek ve isteyerek ve içi kan ağlayarak sevdiği kızı kendinden soğutmuş,onu sevmediğini söylemiş ve ayrılmışlar tabii en nihayet.Hastalığının ilerleyen dönemlerinde sevdiği kız başka bir adamla evlenmiş ve kendisinin de bundan haberi yokmuş tabii sürekli Orhan abiye nasıl diye soruyormuş;Orhan abi de bunu söylemiyormuş üzülmesin diye.Zaten arkadaşı hastalığının ızdırabı ve sevdiği insandan ayrı kalmanın acısıyla baş etmeye çalışırken ona bir de böyle birşeyi söyleyememiş.Ve Orhan abi tüm bu olayların etkisiyle bu şaheserini,kendini arkadaşının yerine koyarak;sanki kendisiymişçesine gözleri dola dola bestelemiş bütün bu duyarlılıklarla.Besteledikten kısa bir süre sonra da arkadaşı vefat etmiş."
İnsanın tüyleri diken diken oluyor.





