Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

Gencebay Müziğinin Derinliklerine Yolculuk...

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti asical 17 Şub 2008, 14:24

idam_mahkumu yazdı:Gencebay’ın sesi bulunduğu ortama, bulunduğu makama, bulunduğu enstrümana göre renk değiştirir.. Bir albüm içerisindeki 12 şarkının, 12 ayrı ses karakteri varır.

Her albüm için farklıdır, hatta her eser içi farklıdır.

Berhüdar Ol’un, İdam Mahkumu – Ömer Faruk EROL – 20 Oca. 08


BENİMDE ORHAN BABANIN SESİ KONUSUNDA DÜŞÜNDÜĞÜMÜ İFADE EDEN EN DOĞRU CÜMLE BUDUR.TESPİTE KATILIYORUM.İNDİRDİĞİM GENCEBAY TÜRKÜLERİNDEN ''MAVİ YILDIZ''I DİNLEDİĞİMDE RESMEN ŞOK GEÇİRMİŞTİM.BU KADAR TOK VE KUVVETLİ BİR HANÇERE GIRTLAK NAMESİ!!!BOŞUNA GENCEBAY SEVMİYORUZ!!!
En son asical tarafından, 15 Mar 2008, 21:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
HOR GÖRME GARİBİ KİMBİLİR NEDERDİ VARDIR.
O GARİP HALİNDE NESIRLAR GİZLİ ONU BU HALLERE BİR KOYAN VARDIR.
asical
Atılmış Üye
Atılmış Üye
 
İleti: 565
Kayıt: 03 Kas 2007, 12:28

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti gencebayram 17 Şub 2008, 19:05

asical yazdı:Gencebay’ın sesi bulunduğu ortama, bulunduğu makama, bulunduğu enstrümana göre renk değiştirir.. Bir albüm içerisindeki 12 şarkının, 12 ayrı ses karakteri varır.

Her albüm için farklıdır, hatta her eser içi farklıdır.
BENİMDE ORHAN BABANIN SESİ KONUSUNDA DÜŞÜNDÜĞÜMÜ İFADE EDEN EN DOĞRU CÜMLE BUDUR.TESPİTE KATILIYORUM.İNDİRDİĞİM GENCEBAY TÜRKÜLERİNDEN ''MAVİ YILDIZ''I DİNLEDİĞİMDE RESMEN ŞOK GEÇİRMİŞTİM.BU KADAR TOK VE KUVVETLİ BİR HANÇERE GIRTLAK NAMESİ!!!BOŞUNA GENCEBAY SEVMİYORUZ!!!


katılıyorum asical dostum zaten dünya sesleri araştırmasında türkiyeden, orhan gencebay, barış manço, bülent ersoy, ibrahim tatılses ve ismini unuttuğum bir sanatçımız daha vardı. Yani orhanabimizin sesi türkiye ile sınırlı değil dünya patentli bir ses bu araştırmayı biz gazetede okumuştum inş. bulursam yayınlarım
BEKLENEN KARŞINA ÇIKAR BİR SABAH,
BELKİ YEŞİL GÖZLÜ,
BELKİ SİMSİYAH,
DAHA İLK GÖRÜŞTE YÜREKTEN BİR AH!!!!
ÇEKERKEN KIYILIR,
GÖNÜL NİKAHI!!!!


BİZ SEN OLDUK, SENDE BİZ.
BUNU BÖYLE SAY,
SEN GÖNÜL DOSTU PİRİMİZ,
ORHAN GENCEBAY.
M.KEMAL.KARABACAK HOCAYA SAYGILARIMLA


MEDENİYET EĞER SOYUNMAYI GEREKTİRİYORSA, DESENE HAYVANLAR BİZDEN DAHA MEDENİ
M.AKİF ERSOY.....
Kullanıcı avatarı
gencebayram
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
 
İleti: 186
Kayıt: 25 Eyl 2007, 23:46
Konum: gaziantep

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti bjk-carsi 02 Mar 2008, 00:32

yalnız dikkatimi ceken bisey var ses her tınıya uyur bide zaman icinde degsiklik gostermis mesela ilk plak kayıtlarında cok farklı
bjk-carsi
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 50
Kayıt: 10 Şub 2008, 21:53

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti muamma0941 15 Mar 2008, 18:44

10 ciltlik Türk müzik tarihi yazılırsa 9 cildini orhan babaya ayırmak gerekir
muamma0941
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 40
Kayıt: 12 Mar 2008, 10:24

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti SerdarYılmaz 15 Mar 2008, 22:54

muamma0941 yazdı:10 ciltlik Türk müzik tarihi yazılırsa 9 cildini orhan babaya ayırmak gerekir


Düsüncelere saygim var, ama bu denli abartmayalim derim.
Kullanıcı avatarı
SerdarYılmaz
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 690
Kayıt: 01 Ekm 2007, 21:41

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti topraktanbircan 16 Mar 2008, 19:20

SerdarYılmaz yazdı:
muamma0941 yazdı:10 ciltlik Türk müzik tarihi yazılırsa 9 cildini orhan babaya ayırmak gerekir


Düsüncelere saygim var, ama bu denli abartmayalim derim.


Evet abartmaya gerek yok.Objektiviteden uzaklaşıp fanatizme sapmak bu sitede istediğimiz en son şey.
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1168
Kayıt: 02 Ekm 2007, 15:47
Konum: İstanbul

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti SerdarYılmaz 17 Mar 2008, 22:33

Gencebay´in yorum tarzinda hosuma giden bir baska durum; çok "neutral" olmasidir.. Hiç bir eserini yorumlarken gereksizce egdirip bükmez, agzi Türk agzidir, bir Türk yorumcusunun nasil okumasi gerekiyorsa öyle okur eserlerini.. TSM ve THM yapisina uygun eserlerini o agizlarla okur.. Örnegin Vaktinde Gel Sevgilim ve Gurbet.. Özgün ve kendine has eserlerini de yine kendine has, ama bozmadan ve Türk kulagina ters gelmeyecek biçimde "düzgün" okur.. Ben simdi "düzgün" derken diger agizlari hor görüyorum, begenmiyorum, burun kiviriyorum diye anlasilmasin.. Ama her saf renk geldigi yerde yakislikli duruyor bence... Yorumuna biraz arap tarzi, biraz bati tarzi katmak baska, tamamen o tarzlari kopyalayip o agizlarla bir Türk eseri yorumlamak baska..

Ben bir Ebru Gündes´i televizyonda duyarken direkt zapliyorum.. Bu Ebru Gündes´in kötü bir sese sahip oldugundan mi? Hayir, ama yorum tarzi benim kulagima hitap etmediginden dolayi.. Baskalarina eder, saygi duyarim, ama benim kulagima hitap etmiyor.. Ebru Gündes´in çok güçlü bir yorumu vardir, sesiyle bir çok renk yansitma özelligine sahiptir, ama bir insan Türk müzigini salt Arap agziyla okuyorsa bana birseyler ters gelir.. Türk müzigi Türk agziyla, Arap müzigi de Arap agziyla okunulmali.. Ben Arap müzigini çok severim, Ebru Gündes´ten dinlemeye nefret ettigim o "girtlak tarzini" bir Arap sanatçisi güzel bir Arap eserini yorumladiginda kullaninca mest olurum... Hersey dengi dengine, degil mi..?? Güneydogu´dan bir çok türkücü biliriz (burada kaliteli olanlarindan bahsediyorum, azicik ince sese sahip olup "yeni Imparator benim" naralari atanlardan degil), hepsi o yörenin agzina uygun biçimde okur türküleri, cografik konum itibariyle yorumlarda, eserlerde Ortadogu etkisi hissedilir, ama asla kimse saf bir Arap okuma tarzi sunmaz, sunamaz.. Çünkü neticesinde Arap degilsin, hadi Arap olsan dahi bir türkü okuyorsun..

Bu örnegi çevirip zamane rockçu ve popçulari da ele alarak gösterebiliriz..; Nasil bir Ebru Gündes girtlagini Türk müzigi baglaminda - bence - zevksiz kullaniyorsa pop/rock çevrelerinde de bunun birçok örnegi vardir.. Bunlar da tabii Arap degil bir Ingiliz/Amerikan tarzi agizi kopyalamislardir... Bkz. Teoman ve benzerleri.. Ne demek istedigimi anlamissinzidir umarim.. Ebru Gündes ne kadar gereksiz girtlak veyahut uzatmalar yapiyorsa, bir Teoman da bazi harfleri bir Ingiliz diline uygun biçimde dilinde eritiyordur ve ortaya - bana bir dinleyici olarak - tuhaf sesler geliyordur..

Ben böyle seyleri sevmem.. Dedigim gibi.. Biraz surdan biraz burdan etkilenip onlari da yoruma katmak güzeldir, tabii kendine ait yorum tarzini muhafaza ettigin sürece.. Ama ne zamanki tamamen bir kopya söz konusu, bu bence hiç bir sekile zevk veren bir olay degildir..

Yani bu baglamda Gencebay bana göre çok güzel bir örnektir; evrensel bir müzisyen oldugu her yönüyle oldugu gibi yorumuyla da ortadadir.. Her türlü müzigi kendi bünyesine katmak istemistir, ama yorumundaki temeli daima Türk agzi olmustur, tipki müziginde oldugu gibi..
Kullanıcı avatarı
SerdarYılmaz
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 690
Kayıt: 01 Ekm 2007, 21:41

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti topraktanbircan 17 Mar 2008, 23:09

Bu sanki biraz da moda gibi oldu Serdar.Hani sen şimdi mesela bir "Ebru Gündeş" örneği verdin.Ben düşündüm sebebi ne olabilir diye.Şöyle düşündüm;Ebru Gündeş köklü bir müzik eğitimi alıp bugünlere gelen bir yorumcu değil.Sanat müziğinin usül ve makamlarını bilmez,halk müziğinin kendine has tavırlarını bilmez.Bu bilgiler olmadan,kulaktan dolma,sadece başka ses sanatçılarını dinleyip onlardan etkilenerek yorumunu oluşturmaya çalışan bir şarkıcının öyle her eseri usülüne göre okuyamamasını anlayabilirim.Bundan yorumculuk hakkında katı bir görüşe sahip olduğum gibi bir sonuç asla çıkartılmasın.Tabiki her yorumcunun kendine has özellikleri olacak.Ama bir altyapın olacak,onun üzerine ne yapacaksan yapacaksın.Hiçbir makam,nota,usül bilmeden direk kulaktan dolma(şimdi ona rota diyorlar) birikimlerle yorumculuğa soyunursan o zaman değişiklik,özgünlük kılıfının içinde aslında tekdüzelik sergilemiş olursun.Bugün ben Ebru gündeş'ten hangi tarzda eser dinlersem dinleyeyim aynı tarzı dinliyormuş hissine kapılıyorsam o zaman kimse kusura bakmasın ben buna yorumculuk,özgünlük,değişiklik demem;diyemem.

Burada olay aslında sadece Ebru gündeş olayı değil.Gündeş'le derdimiz yok;"x" ya da "y" yorumcudan da misal verebilirim.Gündeş burada sadece temsil görevi gören bir isim.Onun üzerinden müzik piyasasında gerçekten son derece hakim olan ve bize özgünlük,özgürlük,serbestlik,çokseslilik kılıflarına büründürülüp yutturulmaya çalışılan bir tekdüzelikten bahsediyorum.Bugün 50'li yıllardan beri müziğimizde gittikçe hakim olan ve en büyük atılımlarının da Gencebay tarafından yapıldığı bu serbest piyasa müziği kavramı aslında hem yorumculuk hem de müzisyenlik faktörleri açısından yeterli bilgi donanımına sahip olmayan eller tarafından işlendiğinde,müziğimizi gerçekten kalitesizliğe ve içinden çıkmak istenildiği halde her geçen gün biraz daha kısırlığa sürüklüyor.Hem de bu anlayışlar aslında müziğimizi zenginleştirmek adına oluşturulduğu halde.Çünkü Türk müziği gerçekten bir derya,onu serbest ve özgürce işleyebilmek için temel bilgileri,nüveleri alıp onları aşacaksınız,onların bir adım ötesine geçip birşeyler ilave etmeye çalışacaksınız.Müzisyen olarak ya da yorumcu olarak.

Ama siz bu deryanın daha temellerine hakim olmadan,bu aşamalardan çok daha sonraları gelinmesi gereken bazı noktalara geldiğinizi iddia ederseniz,hiçbir birikiminiz olmadan direk "ben özgünüm,özgürüm,serbestim" iddialarıyla işe koyulursanız,işte o zaman kaçınılmaz olarak yaptığınızın adı arabesk olur,tekdüzelik olur,yozluk olur.
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1168
Kayıt: 02 Ekm 2007, 15:47
Konum: İstanbul

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti SerdarYılmaz 17 Mar 2008, 23:25

topraktanbircan yazdı:Bu sanki biraz da moda gibi oldu Serdar.Hani sen şimdi mesela bir "Ebru Gündeş" örneği verdin.Ben düşündüm sebebi ne olabilir diye.Şöyle düşündüm;Ebru Gündeş köklü bir müzik eğitimi alıp bugünlere gelen bir yorumcu değil.Sanat müziğinin usül ve makamlarını bilmez,halk müziğinin kendine has tavırlarını bilmez.Bu bilgiler olmadan,kulaktan dolma,sadece başka ses sanatçılarını dinleyip onlardan etkilenerek yorumunu oluşturmaya çalışan bir şarkıcının öyle her eseri usülüne göre okuyamamasını anlayabilirim.Bundan yorumculuk hakkında katı bir görüşe sahip olduğum gibi bir sonuç asla çıkartılmasın.Tabiki her yorumcunun kendine has özellikleri olacak.Ama bir altyapın olacak,onun üzerine ne yapacaksan yapacaksın.Hiçbir makam,nota,usül bilmeden direk kulaktan dolma(şimdi ona rota diyorlar) birikimlerle yorumculuğa soyunursan o zaman değişiklik,özgünlük kılıfının içinde aslında tekdüzelik sergilemiş olursun.Bugün ben Ebru gündeş'ten hangi tarzda eser dinlersem dinleyeyim aynı tarzı dinliyormuş hissine kapılıyorsam o zaman kimse kusura bakmasın ben buna yorumculuk,özgünlük,değişiklik demem;diyemem.

Burada olay aslında sadece Ebru gündeş olayı değil.Gündeş'le derdimiz yok;"x" ya da "y" yorumcudan da misal verebilirim.Gündeş burada sadece temsil görevi gören bir isim.Onun üzerinden müzik piyasasında gerçekten son derece hakim olan ve bize özgünlük,özgürlük,serbestlik,çokseslilik kılıflarına büründürülüp yutturulmaya çalışılan bir tekdüzelikten bahsediyorum.Bugün 50'li yıllardan beri müziğimizde gittikçe hakim olan ve en büyük atılımlarının da Gencebay tarafından yapıldığı bu serbest piyasa müziği kavramı aslında hem yorumculuk hem de müzisyenlik faktörleri açısından yeterli bilgi donanımına sahip olmayan eller tarafından işlendiğinde,müziğimizi gerçekten kalitesizliğe ve içinden çıkmak istenildiği halde her geçen gün biraz daha kısırlığa sürüklüyor.Hem de bu anlayışlar aslında müziğimizi zenginleştirmek adına oluşturulduğu halde.Çünkü Türk müziği gerçekten bir derya,onu serbest ve özgürce işleyebilmek için temel bilgileri,nüveleri alıp onları aşacaksınız,onların bir adım ötesine geçip birşeyler ilave etmeye çalışacaksınız.Müzisyen olarak ya da yorumcu olarak.

Ama siz bu deryanın daha temellerine hakim olmadan,bu aşamalardan çok daha sonraları gelinmesi gereken bazı noktalara geldiğinizi iddia ederseniz,hiçbir birikiminiz olmadan direk "ben özgünüm,özgürüm,serbestim" iddialarıyla işe koyulursanız,işte o zaman kaçınılmaz olarak yaptığınızın adı arabesk olur,tekdüzelik olur,yozluk olur.


Çok güzel anlatmissin Basar, aynen katiliyorum.

Neticesinde taklitçilik ve dar ufuklu olmanin dinleyiciye veyahut müzige bir getirisi olacagini söyleyemeyiz.. Su tespitin de ayri bir önem tasiyor; "Bugün ben Ebru gündeş'ten hangi tarzda eser dinlersem dinleyeyim aynı tarzı dinliyormuş hissine kapılıyorsam o zaman kimse kusura bakmasın ben buna yorumculuk,özgünlük,değişiklik demem;diyemem." ...

Bazen düsünüyorum, "yahu bu insanlar bu eserleri böyle okuyunca "ne güzel okuyorum" mu diyorlar acaba ciddi ciddi" .. :) Demek ki öyle düsünüyorlar, yoksa niye öyle okuyasin.. Sonra senin (sarkicinin) düsünmesiyle de biryere kadar; belli bir kitle bu tarzi benimsemis, x adli sarkicinin - bana ters gelen - o tarzini dinlerken mest oluyor.. Yani düsünmeli.. Sorun bende mi..? Ben mi yanlis düsünüyorum, ya da insanlar mi anlamiyor ve zevksiz..??

Bu olay aslinda sadece yorum hususuyla kalmiyor..; örnegin Ibrathim tatlises´in orkestrasi her çaldigi bir esere gereksiz keman teknikleriyle gerektiginden- ve çogu zaman sarkida oldugundan daha fazla Ortadogu havasi verir... Sonuç olarak eserin - tabiri caizse - özü bozulur, sarkida potansiyel olarak varolan duygu yansimaz... Yani bir örnek sadece.. Hastalik resmen.
Kullanıcı avatarı
SerdarYılmaz
Uzman Üye
Uzman Üye
 
İleti: 690
Kayıt: 01 Ekm 2007, 21:41

Re: Gencebay'ın 7 Harikasından Biri: Gencebay'ın SESİ [MAKALE]

İleti topraktanbircan 18 Mar 2008, 00:25

SerdarYılmaz yazdı:
Bu olay aslinda sadece yorum hususuyla kalmiyor..; örnegin Ibrathim tatlises´in orkestrasi her çaldigi bir esere gereksiz keman teknikleriyle gerektiginden- ve çogu zaman sarkida oldugundan daha fazla Ortadogu havasi verir... Sonuç olarak eserin - tabiri caizse - özü bozulur, sarkida potansiyel olarak varolan duygu yansimaz... Yani bir örnek sadece.. Hastalik resmen.



Zaten aynı şeyi ben de yazımda demiştim.Bu anlayışın sırf yorumculuk bazında değil;müziğin gerek yorumculuk,gerek orkestrasyon ve düzenleme olsun her alanında görülen bir kısırlıktan,tekdüzelikten bahsetmiştim.Anlatımın kısırlaşması,duyguların tek kalıba sığdırılması bu.Bugün Tatlıses'ten "Akdeniz akşamları" nı da,"Leylim Ley" i de,"Hor görme garibi" ni de dinlerken aynı eseri dinliyor hissine kapılıyorsak bu yorumculuk değil,bu tarz değildir,bu sığlıktır.Kimse kusura bakmasın,kimse bana "İbo büyük yorumcu" masallarını okumasın.

Dediğim gibi sırf yorumculuk alanında değil müziğin her alanında hakim bu günümüzde.O 70'lerin zenginliğinden sonra bugünlere gelirsek müzik sanki formülize edilip tek bir dar kalıba sıkıştırılmış durumda.Sanki bütün besteleri aynı besteciler yapıyor,bütün aranjeleri aynı aranjörler düzenliyor,bütün şarkıları aynı yorumcular yorumluyor ve hatta bütün sözleri de sanki aynı söz yazarları yazıyor gibi bir hava var.Gerçekten müziğimizi zenginleştirmek adına 68'lerde Gencebay'ların açtığı yollardan(Gencebay'dan öncesi de var tabiki ama belirgin anlamda diyorum) bugünlere gelirsek önümüzdeki manzara bu.Gencebay'ların açtığı yol tıkandı,değerlendirilemedi.Sebep bilgisizlik,metodsuzluk,altyapısızlık.Çünkü sonuçta sadece Gencebay ile ve onun gibi birkaç müzisyenle nereye kadar gidebilirsiniz?Bunun topyekün bir kalkınma ve bilinçlenme olması lazımdı.Ve bunda aslında senin de yazında ucundan değinmiş olduğun gibi sadece müzik dünyasının çalışanlarının hataları ve eksikleri değil, diğer bazı faktörler de yatıyor.Özellikle halkla,eğitimle ilgili ve sosyal bazı nedenler..
Maddenin her zerresini bedenimde taşıyorsam;ben ne bir taş ne bir ağaç,insanlığımla insanım.
Kullanıcı avatarı
topraktanbircan
Kadim Üye
Kadim Üye
 
İleti: 1168
Kayıt: 02 Ekm 2007, 15:47
Konum: İstanbul

ÖncekiSonraki

Gencebay Müziği


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir