Radikal ve Özgün Gencebay’cılık Nedir
Merhaba sayın arkadaşlarım…
Şimdi sizlere çok derin ve çok karmaşık bir konudan söz edeceğim. Lütfen dört kulağınızla dinleyip, dört gözünüzle okumanızı rica etmek durumundayım. Bir satırındaki konuyu anlamazsanız, sonraki satırı hiç anlamazsınız.
Lütfen beni can-ı gönülden. Bütün kalbiniz ile, bütün saygınız ile, bütün sevginiz ile ve bütün hoş görünüz ile dinleyiniz… Şimdiden peşinen dinlediğiniz için sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım;
Beni tanıyan birçok arkadaşım var. Tanımayanda var… Beni tanımayanlar aşağıdaki linkteki konuyu okuyarak, beni daha iyi tanımış olurlar.
gonul-dostlari-f35/tanisalim-bir-birimizi-taniyalim-t62.html
Şuan çatısı altında bulunduğumuz siteyi yani “www.orhanabi.net” in nereden ve nasıl geldiğini bilmeyen kardeşlerimiz varsa, sitemizin kökenini daha iyi anlamak için aşağıdaki başlığı okumalarını öneriyorum;
site-duyurulari-f4/orhanabi-net-efsanesi-dunden-bu-gune-orhanabi-net-t76.html
Beni ( İdam Mahkumu ) ve sitemizi ( OrhanAbi.NET’i) anlamış olduğunuzu varsayıyorum ve buradan sonra anlatacaklarımı ona göre ayarlıyorum.
Şimdi gelelim asıl konuya…
Değerli arkadaşlarım,
Gencebay Net âlemi 90’lı yılların sonunda başlamıştır. 90’lı yılların sonunda ilk Orhan Gencebay forumları ve siteleri açılmıştır. İlk Gencebay forumunu açan dostumuz, orhangencebay.org sitesinin sahibi olan Yılgör Yalçınkaya’dır. Henüz Türkiye de internet, network ve bilgisayar sistemleri yeni yeni gelişiyordu o sıralarda. Sözde değil, özde gönül dostu olan kardeşimiz Yılgör, henüz Türkiye de yeni yeni internet teknolojilerinin geliştiği, 96.97 ve 98 yıllarında ilk Gencebay web sitelerinin tohumlarını internet aleminin o muazzam tarlalarına atmıştı.
OrhanAbi.net’te başta olmak üzere diğer bir çok Gencebay sitesi aslı esasında o Yılgör ağabeyimizin attığı tohumlardan yeşeren fidanlardır, filizlerdir.
Yılgör Yalçınkaya benim ustamdır, ağabeyimdir. Kendisine buradan sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. Berhudar Olsun.
Gencebay internet âleminin ilk tohumlarını atma gayretini gösteren Yılgör’ün sizce amacı ne olabilirdi?
Şöyle zihninizi biraz kurcalayın. Biz kimin hayranıyız, neyin peşindeyiz, hangi felsefenin müdavimiyiz, hangi gönlün dostuyuz?
Tabii ki Orhan GENCEBAY’ın.
Şimdi Yılgör abi gelse buraya ve bu sorunun cevabını verecek olsaydı diyecekti ki;
“Gencebay sitesini açma amacım, şüphesiz gönlümdeki Gencebay sevgisini net ortamına taşımaktı. Peki, neden Gencebay’ı net ortamına taşıdım? Çünkü O’nu kendi zihnimde çözemiyordum. Net ortamına taşıyıp Gencebay’ın müziğini, felsefesini, ideolojisini, aşkını, filmlerini, çözemediğim derin mazisini, projelerini ve filmlerini benimle aynı durumda olan diğer gönül dostları ile saygılı, dürüst, nezih ve sağlıklı bir ortamda tartışabilmekti, amacım hep bu oldu. Bu uğurda maddi manevi yıprandım, gecemi gündüzümü bu uğurda harcadım….”
Evet, dostlar, aynen böyle diyecek. Hiç şaşmaz.
Farkında mısınız bilmem? Gencebay web sitelerinin babası olan bu ağabeyimiz, şimdi Gencebay Net âlemine kırgın ve dargın. Aşağı yukarı üç yıldır ayda yılda bir uğrar, bir selâm verip çıkar gider…
Hanginizin haberi var? Hanginiz bu olaydan haberdar?
Peki neden kırgın?
Arabeskçiler yüzünden, yarım yamalak, iki günlük Orhancılar yüzünden. Ve bu dandik adamlara prim veren koyun sürü olan “Orhancı” bozuntuları yüzünden.
Neyse bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum.
Şimdi gelelim daha derin mevzulara..
Net âlemine neden girdik, ne amaçla girdik ve şimdi nelerle uğraşıyoruz?
Bıktık artık her gün Orhan Babamızın “Arabeskçi” olmadığını anlatmaktan. Biz bıktık, onlar bıkmadı. Biz arabeskçi değil dedikçe, onlar daha da kudurdular, inadına arabesk, inadına “Batsın bu dünya” dediler. Nefesimizi tükettik durduk.
Ne geçti elimize?
Bende aynen Yılgör abi gibi 2000’li yılların başında aynı amaç ve idealler ile Gencebay sitesi olayına girişmiştim. Ne bilirdim ki bu kadar olduğunu? Yaptığımız işi kolay mı sanıyorsunuz?
Teknik sorunları bir yana bırakın. Hatta maddi sorunları da bir yana bırakın. En önemli sorun insanlara laf anlamak oldu. Hırlısı hırsızı, iti kopuğu, tinercisi, balicisi, kap kaççısı, düzenbazı, haini, şerefsizi, namussuzu, arabeskçisi, ferdicisi, müslümcüsü… Uğraştık durduk.
Öyle günler yaşadık ki, nefesimizin son soluğunu bile “arabesk değil” diyerek harcadık. Koşuşturduk, tek döktük. Asıl amaç ve uğraşlarımızı unuttuk, işimizi gücümüzü cahillere “Arabesk”i anlatmaya bağladık.
Bizde insanız kardeşim! Yorulduk, tükendik, bittik. Ne yani, biz de mi Yılgör abi gibi yorulup, tükenip ayrılalım. Biz de mi veda edelim, bunu mu istiyorsunuz?
Bizim gibiler kolay yetişmez beyler ve bayanlar. Bizi hor görmeyin, bizi küçümsemeyin. Bize değer verin. Bizi de yorup, küstürüp kaçırırsanız, net âlemi dibe çöker. Evet çöker.
Google’de “Orhan Gencebay” diye bir aratın bakalım, karşısına çıkan ilk iki site Gencebay’ı ne kadar derin, ne kadar anlamlı ve ne kadar gerçekçi anlatıyor?
Karşınıza çıkacak olan ilk site zaten Orhan abimizin sözde resmi sitesi ve durumu içler acısı. Çıkan ikinci siteyi biliyorsunuz, hatta bazılarınız oradan hiç çıkmazlar. O ikinci sitenin “dost sitelerimiz” kısmına bir bakın bakalım, Dünyaya Orhan abimizi tanıtma görevini üstlenen o sitenin dost siteler kısmında hangi arabeskçilerin siteleri yer alıyor?
Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, Cengiz Kurtoğlu ve Hakkı Bulut. İçiniz “cız” etti mi etmedi mi?
Ben bu isimlere saygı duyarım, belirli bir yere gelmiş kendi alanlarının iyileri. Fakat Orhan Gencebay’ın müzikal anlamda dostları Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses ve diğerleri midir? Kimdir Orhan abinin müzikal anlamdaki dostları? Erkin Koray, Merhum Cem Karaca ve Barış Manço değil midir?
Gencebay’ın ürettiği müziğe “Tu kaka” müzik diyen bir Ferdi Tayfur nasıl olurda Orhan abimizin dostu olur?
Gencebay’a sempati duymaya yeni yeni başlamış, onu sevmiş ve merak etmiş bir insan düşünün kafanızda. Hayalinizde 18-19 yaşlarında bir bayan lise öğrencisi arkadaş yaratın. Farzedin ki bu şahıs Orhan abimizi meselâ pop star da gördü ve sevdi. “Yahu bu adam çok mükemmel birisi, en iyisi internette bir araştırayım, nedir ne değildir.”
Oturdu bilgisayarın başına, çayını aldı yanına. Açtı “Google” yi, yazdı “Orhan Gencebay” .. karşısına hangi siteler çıkacak ?
1- Resmi Sitesi
2- Orhan abimizi tanıttığını sanan bir aptalın sitesi
Resmi siteye girdi ve baktı ki bir şey yok Kafasında düşündü… “Nasıl olurda bu büyük şahsın resmi siteyi virane olur. Bu Orhan Gencebay gibi bir şahsa yakışır mı…” dedi ve geçti.
Sizce haksız mı? Sonuna kadar haklı hem de.
Sonra kapattı resmi siteyi, ikinci siteye girdi. Şöyle bir göz gezdirdi. Neler gördü bu sizce?
Bayan arkadaşımız haber başlıklarını okuyor
“Orhan Gencebay Sevim Emre ile şuraya gitti”
“Orhan Gencebay bu gece çok yakın bir arkadaşına 50 milyarlık dansöz kiraladı”
“Orhan Gencebay ve Sevim Emre bugün tatildeler”
“Orhan Gencebay Estetik ameliyatı oldu mu?”
“Orhan Gencebay Pop star da X adlı yarışmacıya iyi not verdi”
“Bülent Ersoy Pop star’da Orhan Gencebay’a “Orhancım” dedi”
“Bülent Ersoy ve Orhan Gencebay Pop starda tartıştılar”
Haberler bu bayan arkadaşımızı pek açmadı, “En iyisi ben şu dost siteler bir göz atayım, belki daha iyi bir mekân bulurum…” diye düşündü
Aman Allah’ım, bir de ne görsün ?
Dost sitelerde Cengiz Kurtoğlu, Hakkı Bulut, Müslüm Gürses.. gibi isimlerin web site adresleri var.
Bayan arkadaşımız peşin hükmünü yaptı;
“Hmm.. Demek ki Gencebay Arabesk müzikçi. Demek ki Gencebay Arabesk müzik ile uğraşıyor. Demek ki denildiği gibi Orhan Gencebay arabesk müziğini yaratan adam. Demek ki Orhan Gencebay Hakkı Bulut, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses gibi isimlerle aynı kategorinin elemanı. TRT Gencebay’ı yıllarca yasaklamakta haklıymış. Çünkü bu adam Türk müziğini bozmuş, arabesk eserler üreterek Türk müziğinin kalbine hançer saplamış. Bu adamın öyle abartılacak pekte fazla bir tarafı yok. Bir teselli ver demiş, Batsın bu dünya demiş, Hatasız kul olmaz demiş. Arabesk cümleler bunlar işte. Yahu zaten bu adamın filmleri de arabeskti. Ne o öyle, aşk acısı çekiyor, üzülüyor felan. Hatta bir filminde sakı sakalına karışmıştı. Hele bir filmi var ki aynı Müslüm Gürses filmi gibi. Zaten arabesk ne desen, herkes Orhan Gencebay diyor. Haklıymış herkes, bu adam arabeskçi, yoz müzikçi, sıradan, öyle alelade bir adam. Zaten bıyıklarına da bir gıcık oluyorum ki sorma ya. Bir de Berhudar Ol’un demez mi ? Türk edebiyatı ile dalga geçiyor ya! Kapatayım ben en iyisi şu sayfayı, Pop müzik dinlemeye devam…”
Eline sağlık ikinci site! Çok güzel anlattın Orhan abimizi. Bayan arkadaşımıza Gencebay’ın engin müzik bilgisi ve felsefesi anlatarak mest ettin.
Yarın o bayan arkadaşımıza, gerçek bir Gencebay’cı aşık olacak.. Ve o bayan arkadaşımıza açılmaya çalışacak. Ama bayan arkadaşımız bu gönül dostumuza “sen arabeskçisin, seninle işim olmaz” diyecek ve geri çevirecek.
Ah.. ah… ah ki ne ah! Benim bu olan bitene yüreğim yanıyor, kaldıramıyorum. Sizde benim gibi misiniz bilmem? Bir Gencebay sitesinin amacı nedir?
Arabeskçileri bağırlarına basmak mı?
Oysaki bu bayan arkadaşımız Orhanabi.net’ bir girse… Şöyle bir göz gezdirse ve “hım” dese..
“Gencebay Arabeskçi” değildir makalemi okusa, Gönül dostluluğu nedir adlı makalemi okusa, Gencebay’ın aranje tekniklerini okusa, Gencebay’ın nota yazma yeteneğini okusa, Gencebay’ın bağlama virtüözlüğünü okusa, Gencebay’ın film müziklerini dinlese, Gencebay’ın felsefeni ve ideolojisini okusa demin sarf ettiği cümleleri sarf edebilir miydi?
Bir Gencebay sitesinin kuruluş amacı bu değil midir?
Elbette budur.
Net âleminde siz deyin beş, ben diyeyim on tane Gencebay sitesi var. Hangisi Gencebay’ın müziğini ve ideolojisini kesin ve net bir dille insanlara anlatma gayret içerisinde? Hangisi sizi Gencebay’ın müzik ve felsefe tünelinde seyahate çıkarabilir? Hangi Gencebay sitesi Televole, arabesk kültüründen uzak bir anlayışta?
Bilen bilir, daha bundan iki ay evveline kadar şu gördüğünüz mütevazi forum devasa bir müzik ve müzisyen sitesiydi. Yerli ve yabancı alanlarında başarılı tüm müzisyenler, bilinen bilinmeyen tüm müzik enstrümanları, dünyada ki müzik türleri ve bu türlerin ustaları, bağlama üstatlarımız, Gencebay ve Gencebay’ın müziğini en derin noktasına kadar inceleme telaşı içersinde olan, aynı anda 10-15 moderatörün görev yaptığı, ben dahil dört site admininin görev yaptığı, günlük en az 50 farklı ses, mp3, video ve notanın eklendiği, günlük en az 100 yeni kişinin üye olduğu ve toplam 15-16 bin internet kullanıcısının üyeliği bulunan devasa muazzam bir Gencebay sitesi vardı…
Okurken göğsünüz kabardı değil mi? Bu bir Mozart ya da Vivaldi sitesi değil… Gencebay, Orhan GENCEBAY sitesiydi. Hiçbir Gencebay sitesi bu yoğunluğa ulaşamamıştır.
Deminki bayan arkadaşımızın bu siteye girdiğini bir hayal edin bakalım. Ki biz kim bilir kaç arabeskçiye, kaç Orhancıya Gencebaycılık dersi vermişizdir, sayısını akılda tutmak mümkün değil.
Sizce de Orhan abimize yakışır bir ortam değil miydi? Yerli yabancı, büyük küçük, kadın erkek, genç yaşlı, zengin fakir, bilgili cahil bütün müzisyenlerin, Orhan GENCEBAY gibi bir Türk müzik dâhisinin sitesinin çatısı altında toplanmış olması muhteşem değil miydi?
Elbette ki muhteşem di.
Ama ne oldu yolumuza taş koydular, şu oldu bu oldu. Bunun davasını çalacak değilim şimdi. Anlatmak istediğim başka şey.
İşimizi gücümüzü Arabesk davasına adadık. Yahu biz kimin hayranız “Orhan Gencebay’ın” kimin gönül dostuyuz “ Eee?
Peki, Gencebay arabeskçi mi, değil mi?
DEĞİL…
Olay bitmiştir. Anlayan anlar. Anlamayanın zorla kafasına nasıl sokalım? Mümkünatı var mı? Zaten araştırmacı, anlamasını ve dinlemesini bilen birisi olsaydı Gencebay müziği için Arabesk der miydi? Gencebay’ı arabeskçiler ile aynı kulvarda koşturur muydu?
Hayır…
Eee! Neden boş yere nefesimizi tüketiyoruz ki? Hiç başka işimiz gücümüz yok mu?
Var…
Hem de o kadar çok ki…
Müptelâsı olduğumuz adam bir derya bir deniz... Ardında sırlarla ve gizemler ile bıraktığı koca ve desava bir okyanus var. Bu okyanusun ne derinliğinden, ne boyutundan, ne içindeki sudan bihaberiz.
Bilmiyoruz.
Araştırdık mı?
Arabeskçilerle laf anlatmaktan sıra geldi mi ki araştıralım?
Gencebay’ dan beklentilerimiz var bizim. Solo bağlama albümü, film müzikleri, senfonik eserler, senfonik şiir, enstrümantal albüm, eserleri ve müziği hakkında bir kitap, Gencebay notaları, Gencebay müzik akademisi, Gencebay belgeseli, Yunus emre ve Mevlâna filmi, kendi tasavvuf bestelerinden bir albüm, kendi halk müziği eserlerinden bir albüm ve belki kendi sanat müziği eserlerinden özel bir albüm…
Bunların hangisi gerçekleşti ?
Gencebay abimiz şimdi pop star’da.” Zamanım yok” diye bu projelerin hiç biri yapmadı. Yâda yapamadı. Ama şimdi bizler için altından değerli olan o güzelim saniyelerini pop star’da harcıyor…
Şimdi soruyorum sizlere, bu olaylara ciddi anlamda kafa yorduk mu? Gerçek Gencebay’cılar ile masaya oturup, çaylarımızı yudumlarken, sigaralarımızı içerken, saygı, sevgi ve hoşgörü çerçevesinde projelerin akıbetini konuştuk mu? Bir karara vardık mı?
Hayır…
Ne yaptık? Söyleyin?
Hani derler ya; “Bugün Allah için ne yaptın…”
Bu benim çok sevdiğim bir sözdür. Adını aldığım Hz. Ömer efendimizin çok ünlü bir sözüdür, “Bugün Allah için ne yaptın…”
Bende soruyorum sizlere;
“Bugün Gönül dostları için ne yaptın?”
Benim adım da Ömer. Hem de Ömer Faruk.
Ömer Faruk “Hak ile batılı bir birinden ayıran “ demektir. Evet, hak ile batılı bir birinden ayırmak istiyorum…
Arabesk ile Gencebay müziğini bir birinden ayırmak istiyorum. Arabeskçiler ile Gencebay’cıları bir birinden ayırmak istiyorum. “Arabesk Orhan” siteleri ile “Radikal ve Özgün” Gencebay sitelerini bir birinden ayırmak istiyorum.
Gerçek Gencebay’cılara; “Ben yanılmam arkadaş, sende bizdensin…” demek Arabeskçilere ise “Güle güle sevdiğim, bahtın açık olsun…” demek istiyorum…
İletişim sorunumuz var. Gönül dostları olarak kopuk yaşam sürüyoruz. Ve en ufak bir olayda bilye gibi dağılıyoruz. Bir daha da toparlanamıyoruz. Yahu bu mu Gencebay’dan öğrendiğimiz?
Hani nerede birlik beraberlik? Hani nerede Gerçek Gencebay’cıların bir araya gelmesi, ortak amaç ve idealler üzerine yoğunlaşması…
İstiyorum ki, şu canım sitede sadece ve sadece şuuru açık, bilinci yerine, haklıya haklı, haksıza haksız diye bilen, doğruya doğru, yanlışa yanlış diye bilen, Gencebay’ın müziğini ve felsefesini bir gömlek gibi giymiş, gerçek ve samimi dava adamları ile bir araya gelmek…
Hep beraber oturup, nota defterini ve nota kalemini ele alıp, “Projeleri İstiyoruz Orhan Abi” adlı bir Türkü bestelemek…
Bu “Projeleri istiyoruz Orhan Abi” adlı özgün formdaki Türkümüzü yine aynı güzellikte, akustik davullar, yaylılar, İspanyol gitarlar, kanun, ud ve bağlama gibi enstrümanlar ile aranje etmek ve kayıt etmek…
Sitemizin sesi gür, nefesi kuvvetli ve detone olmayacak elemanlarından güzel bir koro oluşturmak… Bu koro elemanları ile “Projeleri istiyoruz Orhan Abi” adlı Türkümüzü çalışmak, anlamak ve idrak etmek…
Bu “Radikal ve Özgün” koromuz ile Gencebay’ın kapısına gitmek;
Aynı Türküyü, aynı ses ile, aynı metronom ve ritim ile, aynı perdeden, aynı tonda gür ve gerçekçi bir ses ile okumak…
Böylesi muazzam bir korodan, ben bozuk ses çıkacağını sanmam. Çıkmaz, çıkamaz. Çıkan ses kulağa hoş gelecektir. Akortu yerinde Gencebay’cıların Türküsünü dinlemek Gencebay’a ayrı bir mutluluk verecektir.
Bırakın şu arabeskçileri ve arabeski. Bırakın şu “Zamanım yok, nete giremiyorum” ,” Konulara bakıyorum ama yazmıyorum” ,” Siteye girmeye zamanım yok”, “Ben bu internet işlerinden anlamıyorum” ,” Ben Gencebay’cıyım ama radikal değilim” Ayaklarını. Bırakın bunları bir tarafa…
Şimdi birlik ve beraberlik zamandır. Şimdi tek site, tek forum, tek yürek ve tek bilek zamanıdır. Şimdi “Projeleri İstiyoruz Orhan Abi” adlı özgün formdaki türkümüzü besteleme ve ircaa etme zamanımızdır…
Davamız ortadadır. Sonuna kadar da gitmeye hazırız. Bu yüzden buradayız. Hepiniz seçme insanlarsınız. Hepiniz gün gelecek adınızı Gencebaycılık kitabına altın harflerle yazdıracak insanlarsınız. Farkında değilsiniz ama bir birimize çok ama çok ihtiyacımız var…
Orhan Gencebay Net âlemi fetret devrine girmiş durumda. Gencebay net âlemi çatır çatır çatırdıyor.
Gencebay müziğine arabesk demeyen ve Gencebay müziğinin ne denli derin bir okyanus olduğunu anlayan, Gencebay müziğinin getirdiği üst düzey yenikliklerden haberdar, Gencebay felsefesinin ucu görünmeyen bir deniz olduğunu bilen, Gencebay projelerini çıkacak sıcak ekmeği beklediği gibi bekleyen, Gencebay aşkına kara sevda ile tutulmuş, seviyeli, dürüst, saygılı, açık sözlü, kararlı, net duruşlu, samimi, sevgili ve hoş görülü bir Gencebay seveni
Radikal ve Özgün Bir Gencebay’cıdır.
Burada ki “Radikal”in anlamı;
Belirlediğimiz net kurallar için kullanılan bir ifadedir. Gencebay’ın arabeskçi olduğuna kesinlikle ikna olmayacak bir kimse Radikal, Gencebay’ın gösterdiği iyi yoldan ve güzel yoldan “Radikal” adımlar ile yüreyen kimse Özgün Gencebay’cıdır.
Yok ben böyle değilim diyen varsa söylesin. Radikal ve Özgün olayı iki günlük bir kavram değil. Yılgör Yalçınkaya ile başladı bu kavram. Ama, belli bir yere gelemedi o duruş. Yıprandı ve çarpıtıldı.
Orhanabi.net Kesinlikle Arabeski kabul etmeyen, Arabeskçileri siteye almayan, Doğuştan, özgür, saygılı, dürüst ve hoş görülü
RADİKAL VE ÖZGÜN GENCEBAY’CI SİTESİDİR.
Ve bu sitenin üyeleri, Radikal ve Özgün Gencebay’cılardır.
Radikal oluşumuz, “Gencebay’a arabesk diyen bu siteye girmesin” diye bilecek kadar net ve kesin kararlı olduğumuzdandır.
Özgün oluşumuz ; “Gencebay’ın müziğini ve felsefesini mutfak robotunda sıkıp, suyunu bardağa doldurup yudum yudum içtiğimizdendir…”
Bu yazıdan sonra kimse bana gelip
“Biz neden Radikaliz yâda biz neden özgünüz? Normal Gencebay’cı olsak olur mu?” demesin. Vallahi oturur ağlarım
Siteyi de kapatırım, çeker giderim. Ondan sonra Arabesk Orhancı sitelerinde gezer durursunuz. Orhan abiniz de Projeleri yapar, size verir. Arabeskçilerle beraber büyük bir zevkle dinlersiniz.
Beni de çok ararsınız, Bir İdam Mahkûmu vardı. Dersiniz
“Yargısız İnfaz” ettik, “İdam Mahkûmu” ettik dersiniz.
Belki biraz üzülüp “Kim?” dersiniz
Ama Gencebay’ın ve sizin cefanızdan öldüğümü bilemezsiniz.
Gencebay’a arabeskçi diyorlarmış, çokta umurumda olmaz. Gencebay Pop star’a yeniden girmiş, aman bana ne?
Gönül Dostları arkamda olup, benim önderliğimde belli bir amaca doğru ayrı hızlı adım atmadıktan sonra ben manyak mıyım çıkıp tek başıma çalıp okuyayım? Neden kendim çalıp kendim söyleyeyim?
Açmışım tokmuşum ben, kime ne?
Sadece Yılgör değil, bir sürü gerçek gönül dostu “ONLARIN” yüzünden sahaya havlu attı ve çekti gitti. İçiniz cız etmedi mi? Yazık değil mi o insanlara?
Gönül dostlarının geleceği için didinip durdular, uğraştılar. Ama şimdi hepsi köşesine ve kabuğuna çekildi. Onlar tek başlarına belki 10–15 Gencebaycının yapabileceğini yapıyorlardı. Şimdi onların yerine 10–15 kişi mi koyalım? Zaten kaç kişiyiz ki? Boşalan yerleri nasıl dolduralım?
Bir gün beni de Nasrettin hoca fıkrasında olduğu gibi Timur’un karşısında yalnız bırakırsanız ve bende çekip gidersem. Yerimi kaç kişiyle dolduracaksınız?
Kraldan fazla kralcı olacak durumumuz yok. Eğer bu davada gerçekten varsan, varsındır. Yoksan yoksundur. Ortası yok bu işin. Artık radikal olup, masaya yumruğu vurmak zamanıdır, zaman hoş görü, sorumluluk, güven ve inanç zamanıdır.
Kaçınız Orhanabi.net için “ bu site benim sitem..” diyebiliyor? İşi gücü bırakıp geceli gündüzlü gönül dostlarının haklarını savunuyorum ben, kaçınız İdam Mahkûmu için “kardeşimiz” diyorsunuz?
Kaç kişi “OrhanAbi.net” e girince kendi emin ellerde hissediyor?
Ben dedim diyeceğimi… Daha da bir şey demeyeceğim. Her şeyi açık açık net bir dille anlatma gayretinde bulundum. Beni anlayan buyursun gelsin, anlamayan için bir dolu arabesk Orhan Gencebay sitesi var.
Okuduğunuz İçin Berhudar Ol’un
İdam Mahkumu / Ömer Faruk EROL / 09.10.2007









