Aslında çok basittir,bir şey yeni ve diğerlerinden farklı ise mutlaka ilgiyi çeker..yetmişli yıllara gelinceye kadar halkın pek çoğu tarafından bir türlü benimsenemeyen (ki buna ben de dahilim ) türk sanat müziği,klişeleşmiş kalıplar içinde,genelde aynı olan enstrumentaller ile yorumlanan bu ağır müzik türü toplumun büyük bir çoğunluğu üzerinde uyku hapı etkisi yapıyordu...sonrasında ülke yetmişli yıllar dönemine girdi..başta Orhan gencebay olmak üzere,suat sayın,neşe karaböcek,hakkı bulut,mine koşan,yıldırım gürses gibi sanatçılar daha zenginleştirilmiş enstrumentaller ile ve her nekadar kabul edilmesede etkilenilen,mısır,sudi arabistan,hindistan melodileri ile harmanlanmış yepyeni arayışlar içine girdiler...içlerinde yaşadıkları yetmişli yıllar dönem itibarı ile yokluk yılları idi,dünyanın genelinde isyan vardı(68 olayları)iülkede darbe sonrası bir dönem hakimdi,derin yapılanma ülkeyi sağ sol olarak ikiye bölmüş her yere bir hüzün çökmüştü....içinde yaşadığı toplumun duygalırına umursamaz kalamayan sanatçılarda ister istemez bu hüznü o dönemde yaptıkları eserlere yansıttılar...adı ne olursa olsun,türü ne olursa olsun o dönemde çıkarılan eserlerin çok büyük bir bölümünde,hüznü,isyanı,başkaldırıyı,umudu,mutlaka görürsünüz...işte böylesine yoğun duyguların yaşandığı yetmişler bu gün bile hala emsali yapılamamış olan ürünlerin doğmasını sağladı...gencecik bir orhan gencebay,ülkenin içinde yaşadıklarından üzgün ama yarınlarından umutlu olarak aldı sesi eline ve milyonların hislerini döktü notalara...işte budur onun yetmişlerdeki eserlerini muhteşem kılan,bu gün benzerlerini üretememesinin nedeni olan...bu söylediklerimi yetmişli yılların atmosferini içine çeken üyelerimiz çok daha iyi anlayacaklardır.
Sonuç olarak orhan baba bu ülkenin ezilmiş ,sindirilmiş,bir köşeye itilip sadece belirli dönemlerde hatırlanan insanlarının hislerinin tercümanı olmuştur...öylesine muhteşem eserler üretmiştirki bu gün bile hala aynı lezzette dinleniyor ve benzeri yapılamıyor...ama sonuçta o da bir insandır ve onun da bir kapasitesi vardır.bir gün gelir,kendini tekrarlamaya başlar,ürettikleri bir öncekiler ile benzerlikler taşır yada eskisi gibi sürekli üretemez...bize düşen onun verdiklerine minnet duymak artık veremiyor diye onu palavracılıkla suçlamamaktır.
SENİ SEVİYORUZ ORHAN BABA...BU GÜN MÜZİĞİ BIRAKTIĞINI VE ARTIK ALBÜM YAPMAYACAĞINI DA İLAN ETSEN BU DEĞİŞMEYECEK ...BİZ SENİ SEVİYORUZ..BİZİM İÇİN SEN PALAVRACI DEĞİLSİN...BİZE '' BİR TESELLİ VER,BATSIN BU DÜNYA,HATASIZ KUL OLMAZ,HORGÖRME GARİBİ,SARHOŞUN BİRİ,BİR ARAYA GELEMEYİZ,ÜMİTSİZ AŞK,AŞK PINARI '' GİBİ YÜZLERCE MÜKEMMEL BESTEYİ VEREN ORHAN BABASIN....BERHUDAR OL ORHAN BABA.