Birazda ben yazayım Hakkı Bulut'la ilgili anılarımı..80'li yılların ortaları.Yaşadığım kentte fuar kuruluyor ve Hakkı Bulut 20-30 gün gelip fuar bünyesinde kurulan gazinoya çıkıyor.Sınıf arkadaşlarımın bazıları onu dinlemeye gidiyor.Bir akşam bende onlarla birlikte gittim.Geçirdiğim en kötü akşamlardan biriydi.Bu muydu Hakkı Bulut.Sıradan bir pavyon sanatçısından farkı yoktu...Detone bir ses ,akustiği olmayan bir sahne ve sarhoşlara meze olan bir mekan...
90'lı yılların başları.Üniversitede okuyorum ayrıca özel bir kanalda program yapımcısı olarak çalışıyorum.O dönem yaşadığım kentte Müslüm Gürses-Hakkı Bulut konseri var.Afişte Müslüm Gürses ismi daha büyük ve önde yazılmış.Hakkı Bulut çalıştığım televizyona geliyor ve sohbet odasına alınıyor.Benide çağırıyorlar.Hakkı Bulut ,Müslüm Gürses'i eleştirmekle başlıyor konuşmasına.Sonra kendinin ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlatıyor.Bu işi en iyi bilen iki kişinin Gencebay ve kendisinin olduğunu söylüyor ama Gencebay'ı eleştirmeden de duramıyor.Artık onun hit şarkı yapamadığını hit şarkıyı sadece kendisinin yaptığını belirtiyor.Her zaman olduğu gibi ,Son mektup ve ikimiz bir fidanız parçalarının büyüklüğünden bahsediyor.Gencebay'ın Gönül unutuldu ama ikimiz bir fidanız unutulmadı diyor.Bende burada ipler kopuyor.Kaç tane Hatasız kul olmaz yaptın ,kaç tane bir teselli ver yaptın,kaç tane........ diyerek yaklaşık 30 eser ismi sayıyorum.Siz bence Gencebay'ın ismini ağzınıza alırken biraz düşünün diyorum .Bir Hatasız Kul OLmaz'ı 100 yıl uğraşsanız yapamazsınız diyorum.Ortam geriliyor,araya başkaları giriyor,bende oradan ayrılıyorum.Sonra duydum ki bulunduğum kentin sokaklarında onu fazla tanıyamadıkları için yakınıyormuş.Sonuç olarak benim aklıma;"Atma Hakkı atma din kardeşiyiz" türküsü geliyor...