m.özer yazdı:Sevgili Hasretsevda;çoban sazı ile bunlarda yapılabiliyormuş.Pardon bundan 30-40 sene önce çoban sazı diyorlarmış.Şimdi saz gereğinden fazla bile sokak ve sokak üstünün sesi.
okul yıllarımda ,tez konumda gecerdi bazı konular...bunlardan biride kopuz üzerine referans tı..aslında dünyadaki tüm telli aletlerin atası kopuzdur....ve gitarıdan tutunda dutara sitara banjoya kadar herbirinin dedesinin dedesi yine bizim şaman kültürümüze ait olan kopuzumuz dede sazımız baglamamızdır...Avustralyada baglama Türkiyedekinden daha çok ilgi görüyor...zaman zaman kültürel manada köprü vazifesi görüyorum sadece caldıgım enstrumanla..içimizden bu coğrafyadan baglamamıza çoban sazı diyenler aslında kendileri çoban bana kalırsa..kendi kültürüne ihanet salt batı hayranlıgı olmakta aynı şey sosyete olmak yada görüntü entellektüelizmi ile cobanlık bana göre aynı...gerçek entellektüeller kendi kültürüne sahip çıkanlar bence....kendimizdeki degerlerin ne kadar kutsal ve önemli oldugunun keşke her birimiz farkına varabilse...gönül bunu isterdi..ve ustamız pirimiz bu yolda bizleri birleştiren en büyük çekiç güç .baglamamıza gelirsek :bağlamadaki ses sitemi batı klasik muziği ses siteminden daha geniş..daha önceki yazılarda bahsettiğim türk muziğindeki 12 cevaplanamayan sorudan biride tanburla ilgili..ya tanbura ne demeli???bugüne kadar perdelerini kim bağlamış bilinmez..koskoca muzik tarihi bu konuda en ufak bir bilgiyi bile içermiyor...ben araştırdım bulamadım...24 sesi bulan kimdi o meçhul deha?
sevgili m.özer...yorumlarınız ve degerlendirmeleriniz için çok teşekkür ediyorum...bende ustanın dediği gibi hala arıyorum...mechulden gelip meçhule gidenler zincirinde bir nefes anını yakalamak tek amacım..bazı yonlerde kendi çizgimi belirlemiş olmam yıllar oncesinde başladı.....hayali gerçeğe dönüştürmek...o hayalim ise çoksesli türk muziği başka bişey değil....