UZUN HAVA TÜRLERİ ÜZERİNE...

Arap müziğinden yapıldığını tespit ettiğimiz çalıntılar, Arap müziği-Türk müziği ilişkisi ile ilgili teknik konular, besteciler, orkestrasyon yapısı ve bu ilişkilerin tarihsel gelişimine bir bakış...
Forum kuralları
Bu kategori, Linkleri sadece Üyeler görebilir. madde-2 kapsamı dışındadır.

UZUN HAVA TÜRLERİ ÜZERİNE...

Yeni mesajgönderen mericoz tarih 26 Tem 2011, 10:08


Merhaba dostlar,

Daha evvel sitemizde yazılmamış ama bilinmesi gereken bazı önemli THM kavramlarını burada paylaşmak istiyorum.

UZUN HAVA:

Geleneksel Türk halk müziğinde genel olarak serbest ritmli (usulsüz) olarak söylenen ezgi türü. Başlıca formları, bozlak, gurbet havası, hoyrat, divan, yol havası, Arguvan ağzı, Çamşıhı Ağzı, Maya, Barak ağzı ve müstezattır.Bu uzun havalar usul ile çalınmaz her sanatkarların arzusuna göre serbestçe çalınabilir.

BOZLAK:

Türk Halk Edebiyat'ında bir uzun hava türüdür. Konusunu aşiret kavgalarından, kan davalarından, aşk maceralarından alır. Çoklukla Güney ve Orta Anadolu bölgelerinde söylenir. Afşar bozlağı, Urum bozlağı gibi türleri vardır. Kırıkkale ve Kırşehir yöresine özgüdür.
Usulsüz bir sözel türdür. Bu türü belirleyen ögelerden ilki, kürdi dizisi içerisinde seslendirme yapılmış olmasıdır. Bunun yanında muhayyer dizisinde bozlaklar görülmesine karşın, bu diziyle yapılan seslendirmelerde durak ve tiz durakta kalınacağı zaman, üst yeden olacak şekilde Si sesleri ters glisandoyla pestleştirilir. Dolayısıyle yine kürdi makamlarının etkisi oluşur.
Ses genliginde en geniş türdür. Küme ve motif sekilemeleri sıkca yapılmıştır. Seslendirme, genel olarak durak sesinin bir küçük üçlü üzerindeki sesten, veya bu sesin bir oktav tizinden, yani tiz duraktan başlar. Sözel bölmeye başlamadan önce, tek çalgı tarafından yol gösterme adı verilen bir usulsüz acış yapılır. Sözel bölümün seslendirilmesi sırasında ise çalgılardan biri dem tutabilir.

Önde gelen müzikadamları: Muharrem ve Neşet Ertaş, Çekiç Ali, Ali Rıza Yurtoğlu, Hacı Taşan, Aşık Haşimi, Mustafa Tatlıtürk.

YOL HAVASI:

Karadeniz Bölgesi'nde, özellikle Rize ve Trabzon yöresinde yaygın olarak yaşatılan bir uzun hava türüdür. Sözel seslendirmede konuşurcasına (Recitatif) söyleme belirgin özelliktir. Yöre ağzı da belirgin olarak kendini gösterir. Bu türde hüseyni makamı sıkça kullanılmıştır. Az olmakla birlikte hicaz yol havalarına da rastlanmaktadır. Ezgilerin ses genişliği en çok bir sekizlidir. Sekizliyi aşan ses genliğinde yol havasına rastlanmamıştır. Yol havasının eşlik çalgıları kemençe ve tulumdur. Konuları aşk, sevda ve doğadır. Halk şiirinin 7 ve 11 'li hece ölçüleri kullanılmıştır. Sözler anonimdir. Özellikle gurbete gidişlerde "yola vurmalar" nadiren düğünlerde "gelin çıkarmada" erkekler tarafından seslendirilir. Gelenekte doğaçtan yol havası söyleme ve ardından karşılıklı atışma niteliğinde "atma türkü" özelliğini görmekteyiz. Ancak bu atışma aşıkların yaptığı gibi bir konu üstünde, belli bir ayağa göre yapılmayıp, genellikle mani dörtlüklerinden kurulu daha sade değişmelerdir. Karadeniz Bölgesi'nden 1923 mübadelesi ile Yunanistan'a giden Karadeniz Rumları tarafından makri adıyla bilinmekte ve yaşatılmaktadır.

MAYA:

Usulsüz bir sözel tür olup, türü belirleyen temel öge mutlaka Hüseyni makamında ezgilendirilmiş olmasıdır. Genlik bir oktavı aşmaz. Çoğu zaman, seslendirme sırasında asıl sözlere "yavri yavri, of, ah" gibi katma sözler eklenir. Genellikle sözel bölmeden önce, usullü ve çalgısal bir bölme, gerek girişte, gerek sözlerin arasında seslendirilir. Söz konusu bu çalgısal bölmede hemen hemen yalnızca curcuna usulü kullanılmıştır. Küme ve motif sekilemesinin sıkça yapıldığı mayalarda, resitatif seslendirmeler yoğun olarak yapılmıştır.
Hüzünlü bir konuyu işleyen başka bir uzun havanın arkasından ölçüsüz ancak ritmik olarak söylenen bir uzun hava çeşididir. Kendisinden önce söylenen uzun havanın hüzünlü etkisini azaltır. Yurdumuzda daha çok Güney ve Doğu Anadolu bölgelerinde söylenir.

BARAK:

Ses genliği bir oktavı geçmeyen, çok sık resitatiflerin, trillerin ve zaman zaman ters glisandoların yapıldığı usulsüz bir sözel türdür. Motif ve küme sekilemesi türü belirleyen diğer bir özelliktir.
ARGUVAN AĞZI:

Malatya, özellikle Arguvan ilçesi ve Maraş'ın bazı kesimlerinde yaygın, Alevî Türkmen'lerine özgü bir uzun hava türüdür. Sözlerinde doğa, aşk, sevda, öğüt ve gurbet konulan işlenmiştir. hece ölçüsünün 7 ve 11 'li kalıpları kullanılmıştır.

bu uzun hava türünde ezgilerin ses genlikleri bir sekizlik içindedir. genellikle bir beşliyi aşmaz. makam hüseyni 'dir. söyleyişte en belirgin özellik sözlerin konuşurcasına (recitatif) müzikle uyumudur. eşlik çalgısı bağlamadır ve bağlama düzeni ile çalınır. uzun havaya başlamadan önce söyleyeni uzun havaya hazırlayıcı, uzun havanın ezgisini hatırlatıcı bir açılış yapılır. yörede geleneğe bağlı olarak bağlama tezene kullanmaksızın parmaklar ile çalınır. bu çalım biçimine "şelpe" denir. şelpe ile çalışta, telleri iterek, çekerek vurarak (tokatlayarak) eli kullanmak ustalık gerektirir. yörede çalınan bağlamanın boyutları küçüktür. cura boyundan biraz büyükçe olan bağlamaların perde sayısı genellikle 12 olduğunu görmekteyiz.

Arguvan havası, Sivas'ın "çamşıhı ağzı" uzun havalarına benzerlik gösterir. Geçmişte cem ayinlerini yönetmek için Arguvan'a giden "dede"lerin çamşıhı'dan olması ve ezgi yapılarını ve seslendirme tavırlannı etkileşimle taşımaları bu benzerliğe neden olduğu sanılır. bu uzun havaların ardından genellikle türküler, nefesler ve deyişler söylenir. yörede birkaç kişinin birlikte uzunhava söylemeleri de gelenektir. özellikle karar seslerinde yapılan topluca uzatmalar ilginçtir. sözlerin başında, aralarında ya da sonunda "loy", "diloy", "vay", "anam", "ah", "vah" gibi katma sözler kullanılır. kimi zaman da uzun havanın hüzünlü etkisini ortadan kaldıran hareketli türkülere bağlantı yapılır. arguvan havaları "arguvan ağzı" denilen yöresel ağız tavır ve üslûpla seslendirilir.

Asrı gurbet harab etmiş köyümü
Bülbül gidip baykuş konmuş gel hele
Ben ağayım ben paşayım diyenler
Kapıları kitlemişler gel hele
Gel hele de kömür gözlüm gel hele
Gel hele de dudu dilim gel hele

Bir ev burda bir ev karşıda kalmış
Sorun hele bizim komşular n'olmuş
Kırk senelik ağaç kurumuş kalmış
Bizim köye benzemeyi gel hele
Gel hele de kömür gözlüm gel hele
Gel hele de dudu dilim gel hele

GURBET HAVASI:

Gurbet havaları Avşar oymaklarına özgü uzun havalardır. Yurdumuzda yaygın olarak seslendirildiği ve yaşatıldığı yöre "Teke Yöresi" dir.

Teke yöresine özgü bir uzun hava türü olan Gurbet Havaları'nı Acıpayam'da "Guval" yani kaval havası, Milas'da "Kerip-Garip" yeni garip havası olarak da adlandırılmaktadır.

Gurbet havalarının sözlerinde; ayrılık, sıla ve sevgi özlemi, gurbette kalanın derdi ve gurbet yolu gözleyenin hasreti, özlemi dile getirilir. Özlem, ölüm ve yiğitlik konuları da gurbet duygusu ile işlenmiş, ezgilendirilmiştir. Gurbet havalarının sözleri anonimdir. Dizeler genellikle 11 'li hece ölçüsündedir. Dizilerin başında ortasında ya da sonlarında, "of, "hey", "de" "beyler of, "aman", "aman of gibi gurbet ve özlem nedeniyle oluşan katma sözler de kullanılır, (bunlar türü belirleyen özel öğelerdir)

Teke yöresinde askere gidecek delikanlılar toplanarak birlikte eğlenirler. İşte bu toplantılarda asker adayları henüz gurbete gitmeden gurbet havaları söylerlerdi. Bu geleneği günümüzde de görmekteyiz.

Kimi gurbet havaları zamanla usûllü hale dönüşerek daha da yaygınlaşmıştır. Buna "Çaya düştü tutamadım kolunu" ya da "Ümmü" adlı ezgi örnek olarak verilebilir.

Bu türün ezgi yapısındaki en önemli özellik söyleyicinin sesleri tizden peşe doğru (ters glissando) kimi zaman da pesten tize doğru kaydırarak (glissando) birbirine bağlayarak seslendirme yapmasıdır. Karar sesine gelinirken bu uygulama muhakkak yapılır. Gurbet havaları tiz seslerden başlayarak pes seslere doğru inici bir yapı gösterirler. Ezgiler genellikle Hüseynî ve Karcığar makamındadır. "Avşar beyleri", "Haydülen (Tekeoğlu)" ve "Atıverin urganımı dereye" bir sekizliyi (oktav) aşan ses genliğinde olmasına karşın; "Ali Bey", "Ali Bey çeşitlemi", "Güllük Dağı", "Çıktım gurbet ele geri gelinmez", "Dolan gel sevdiğim", "Damlasın sarı çamdan garıran", "Aklı basma giymiş", "Ya da denizin kenarında sümbülden dağlar", "Eylen durnam eylen haber sorayım", "Akşamlar oldu", "Çingir çingir öter yaylanın taşı", "Geceler kalkar kalkar ağlarım", "Ben garibim" bir sekizli içinde seyreden ses genliğindedir. Muğla'dan Hale Gür'ün derlediği Ben garibim gurbet havası Hicaz makamında ve ses kaydırmaları açısından değişik bir yapı gösterir.

Gurbet havalarına genellikle kaval, sipsi, kabak kemane, üç telli, cura ya da bağlama ile eşlik edilir. Bu türün örnekleri seslendirilirken çalgıyla ya ezgiyi aynen çalarak ya dem tutarak ya da bir çeşit ritmik motifle eşlik edilir. Söz bölümü başlamadan önce açılışta ya da sözel kesimin seslendirilişinde çalgının seslendiridiği ritmik motifler 5/8, 7/8, 8/8'lik tanımdadır. Avşar beyleri gurbet havası gibi kimi gurbetler seslendirilirken eşlik çalgısı olan bağlamanın düzeni Avşar Düzeni (ya da Bağlama düzeni) olarak düzenlenir. Çırpma ve tarama tezene tavrı uygulanır.

Teke yöresinde gurbet havalarının sonuna oyun havası niteliğinde çalgısal bir kesim olan "Kesinti'ler eklenir. Bunun yanısıra geleneğe göre gurbet havalarından sonra oldukça hareketli yöreye özgü başka oyun ezgileri ya da yine hareketli sözlü bir oyun havası veya türkü eklenebilir. Bu yolla gurbet havasının hüzünlü etkisi neşeli bir ezgiyle dağıtılmış olur. Teke zortlatması, kıvrak zeybekler, kaba ardıç oyun havaları örnek olarak verilebilir.

ÇAMŞIHI AĞZI:

Sivas ilimize özgü ve arguvan havasıyla benzerliği olan bir uzun hava türü.

MÜSTEZAT:

Bir gazelin her dizesine bir kısa dize ekleyerek oluşturulan şiir biçimidir. Çoğunlukla aruzun "mef’ulü/ mefailü/ mefailü/ feulün" kalıbı kullanılarak yazılırlar. Her dizeden sonra bu kalıbın ilk ve son birimleri olan "mef’ulü/ feûlün" kalıbına uygun bir kısa dize söylenir. Eklenen bu kısa dizeye ziyade denir. Ziyadeler dizeden sayılmadığı için iki uzun iki kısa dizeden oluşan 4 dize bir beyit sayılır. Kısa dizeler okunsa da okunmasa da beytin anlamı bir bütün oluşturur. Ziyadesi bir satırdan fazla olan müstezatlar da vardır. Tez ziyadeli müstezatlara "sade" çift ziyadeli olanlara ise "çift" adı verilir.
Alkım Kitabevi'ne teşekkürler.
Ben Toprağın Sinesinde İnsan Denilen Bir Canım.
Hem Düşünür Hem Severim Budur Taştan Farklı Yanım.
Her Maddenin Zerresini Bedenimde Taşıyorsam,
Ben Ne Bir Taş, Ne Bir Ağaç, İnsanlığımla İnsanım.

Ağaçların Özgürlüğü Ancak Ağaç Gibi Olur.
Benim Özgürlüğüm İse Düşüncemle Hayat Bulur.
Her Sürünün Bir Çobanı Var, Çobanını Koyun Seçmez.
Ben İnsanım Koyun Değil, Ben Bilirim Koyun Bilmez.


Kullanıcı avatarı
mericoz
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1561
Kayıt: 29 Eki 2008, 00:45
Berhûdar Etti: 485
Berhûdar Oldu: 487
Uyarılar: (0%)
Level: 33
HP: 208 / 2982
208 / 2982
MP: 1424 / 1424
1424 / 1424
EXP: 1561 / 1612
1561 / 1612

2 mericoz isimli üyemize 'Berhûdar Ol' diyenler: lev10, Sabır Taşı

Re: UZUN HAVA TÜRLERİ ÜZERİNE...

Yeni mesajgönderen esir-i_derd tarih 26 Tem 2011, 13:27

Paylaşım için sağolun.Orhan Gencebay'ın bozlak türünün öncülerine hayranlığını herkes biliyor zaten.Bir benmiyim,Doymadınmı karatoprak,bitecek dertlerimizin girişi,kara toprak'ın girişi bunlar bildiğim kadarıyla Orhan Baba'nın bozlaklarına örnek.
Benim tek hîç kim zâr ü perişan olmasın yâ Rab,
Esîr-i Derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın ya Rab..
Kullanıcı avatarı
esir-i_derd
Divane
Divane
 
Mesajlar: 312
Kayıt: 28 Nis 2010, 11:25
Berhûdar Etti: 165
Berhûdar Oldu: 122
Uyarılar: (0%)
Level: 16
HP: 11 / 556
11 / 556
MP: 265 / 265
265 / 265
EXP: 312 / 331
312 / 331

Re: UZUN HAVA TÜRLERİ ÜZERİNE...

Yeni mesajgönderen idam_mahkumu tarih 27 Tem 2011, 21:27

Evet, Yaşamak Bu Değil, Yokluk, Felekten Beter Vurdu arası ve Çilekeşte de Gencebay vari serbest uzun havalara rastlamak mümkün.

İnerken aklıma bir kara perde, herşey yeniden başlar bittiği yerde...

Linkleri sadece Üyeler görebilir.

Linkleri sadece Üyeler görebilir.



Linkleri sadece Üyeler görebilir.
Kullanıcı avatarı
idam_mahkumu
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 3711
Kayıt: 25 Eyl 2007, 05:41
Berhûdar Etti: 674
Berhûdar Oldu: 1946
Uyarılar: (0%)
Level: 46
HP: 1121 / 7478
1121 / 7478
MP: 3570 / 3570
3570 / 3570
EXP: 3711 / 3828
3711 / 3828



İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön Arap Müziği - Türk Müziği İlişkisi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir

cron